Suriye yanıyor, insanlar katlediliyor ve bu durum 2 yılı
aşkın bir süreden beri devam ediyor. Gelinen noktada bu katliama bir son vermek
yerine Rusya nın Suriye ye verdiği ya da vereceği S-300 füzeleri gündemi
belirliyor.
Bir yandan Rusya Suriye ile çok önceden yaptığı
anlaşmalar gereği bu ülkeye her türlü silahı vereceğini, bunun uluslararası
hukuka aykırı olmadığını ileri sürerken ABD ve İsrail Rusya ya karşı güya öfke
kusuyor. Hatta İsrail tehdit savuruyor: Verin de ne yapabileceğimizi görün
yollu. Bu noktada ABD nin İsrail i yalnız bırakmadığı ancak, sessiz kalmayı tercih ettiği görülüyor. BM
ise taraflara silah göndermeyin çağrısı yapıyor. İyi de iki yıldır taraflara
kimler silah gönderdi, kimler tarafları silahlandırdı ve kimler 100 binlerle
ifade edilen insanın kanını eline buladı
Peki AB nin Suriye muhaliflerine 2 yılı aşkın süreden
beri uyguladığı silah ambargosunu kaldırma kararı almasının bir müeyyidesi
olacak mı Yani BM buna karşı bir yaptırım uygulayabilecek mi
BM nin böyle bir imkânı olmadığını biliyoruz. BM
kesinlikle Güvenlik Konseyi nin 5 daimi üyesi aleyhine karar alamaz, alma
yetkisi yoktur. BM olsa olsa gelişmekte olan ülkelere karşı ortak karar
alabilir. Çünkü kuruluştaki amaç ve yapı bunu gerektiriyor. Böylesine adaletten
uzak bir yapıya sahip BM den adil karar almasını beklemek hayal olur.
Gelinen noktada bir taraf Rusya nın Esad a S 300 füzeleri
göndermesinin savaş nedeni olacağını belirtirken, öbür yandan Esad yönetimi
füzelerin ulaştığını açıklıyor. Kısacası karşılıklı restleşme sürüyor. Yıllar
önce ABD ile Rusya Küba meselesi sebebiyle karşı karşıya gelmiş, her an bir
savaşın çıkacağı beklentisi oluşmuştu. Sonunda aralarında anlaşarak savaşın
eşiğinden döndüler.
Küba konusunda ABD ve Rusya nın sergilediği tavır gerçek
miydi, yoksa oyunun bir gereği miydi
Bugün gelinen noktada gerçekten İsrail herhangi bir
saldırıya maruz kalmadan S 300 füzeleri sebebiyle Suriye ye vuracak mıdır
Böyle bir durum sadece Suriye ye değil aynı zamanda Rusya ya meydan okumak
hatta saldırmak anlamına gelecektir. Çünkü Rusya Suriye ye gönderdiği ya da
göndereceği füzeleri anlaşmalar gereği sevk ettiğini ileri sürüyor. Kaldı ki,
benzer anlaşmalar gereği başta ABD olmak üzere silah üreten ülkeler silahlarını
dünyanın dört bir yanına sevk etmiyorlar mı
Hemen belirteyim ki, Rusya nın Suriye ye S 300 füzeleri
göndermesini destekliyor değilim. Çünkü Esad a gönderilen her silah daha çok
kan akması anlamına geliyor. Aynı şey muhalifler için de geçerli. Önemli olan
kan akmasını önlemek ise bunun yolu silahlandırmaktan geçmiyor.
Tüm bunlar gösteriyor ki, Suriye olayı her geçen gün
iyice çığırından çıkıyor ve akan kan artıyor. Olay çoktan Suriye nin iç
meselesi olmaktan çıkıp ülkeler arası bir boyuta ulaşmış durumda. Şahsen ABD ve
Rusya nın Suriye konusunda bir çatışmaya gireceklerini düşünmüyorum. Böyle bir
şey olsaydı Küba konusunda olabilirdi. Küba ABD nin burnunun dibinde bulunuyor
ve sosyalizmi ABD ye ihraç etme ihtimali vardı.
Şimdilerde böyle bir durum olmadığına göre, ABD ve Rusya
bu işi üçüncü ülkelere havale edebilirler. Böyle olunca da İsrail ve Türkiye yi
devreye sokmanın hesapları yapılıyor olabilir. Olabilir diyorum; bunun olacak
anlamına gelmediğini belirtmek isterim. Demek istediğim o ki, emperyalistler
dünyayı paylaşma anlaşmalarına sadık kalırlar, bu arada başkaları zarar
görebilir. Bu zararı 2 yıldır görüyoruz bile.