Günümüz görüngüler dünyasında ön, yani cepheden görünenler anlık olarak belirleyici ve etkili oluyor. Süreç ve sonuçlar sezilmeden dahası görülmeden karar vermek insanı yanıltır. Bu, günümüzün en önemli sorunlarından. Olaylar bir merkezden yönetiliyor, sahneye konuluyor, seyirciler anlık durumun etkisinde kalıyorlar. Anında sürükleniyorlar. Bu, alabildiğine etkilidir de. İnsanlar olayların gerilimiyle sonuçlarını hesaba katmadan dalgalanıyorlar. Hem bir kasırga oluşturuyorlar hem de bir büyük kasırganın kurbanı oluyorlar. İntihara sürükleniyorlar farkında olmadan. Kimin ne yaptığı, neler olduğu bilinemiyor.

Müslümanların temel ilkeleri bir olayın gerçekleşmesinde önce hazırlıklı olmalarıdır. Hazırlık anın iyi değerlendirilmesiyle olur. Olaylara neden olanlar hakkında verilen kararlarda tanıkların çelişkisiz ve sağlıklı olması ön koşuldur. Tanıklık önemlidir. Bir olay gerçekleşmeden karar vermek de doğru değildir. Müslümanlar hızlı bir döngüde bulunulan bu dünyada daha emin, daha güvenilir olma durumu var.

Küresel ve açık gibi görünen bu zamanda bu dünyada gözleri ve kalpleri perdeleyen şeyler bulunuyor. Ağır bir sis perdesi var. Görünenlerin görünmezliği ve yanıltıcılığı önemli bir sorun. Bu zamanda gözü açık olmak da yetmiyor. Derin bir bilgi birikimi ve düşünme ediminde kanallarının açıklığı, olayları yorumlayabilme güç ve yeteneği gerekmekte. Günümüz insanı medya üzerinden hayata bakıyor. Medya ise belli egemen merkezlere bağlı. Sunuşlarında belli bir hesap bulunuyor. Her adımda bir hesap var. Bu yüzdendir ki olayların gelişiminde daha dikkatli, daha hesaplı, daha ölçülü biçicilik gerekiyor. Böyle bir durumda sezgi de, öngörü de ortadan kalkıyor.

Müslümanlar için önemli olan sezgi diye tanımlanan feraset, öngörü bu zamanda daha bir önem kazanmakta. Ancak bu da kendiliğinden olabilen bir durum değil. Manevî sorumluluk sahiplerinin kazanımları var. Onlar manevi eğitimlerini alırlarken dünyanın kirlerinden arınıyorlar. Kalpleri bir olana dönüktür. Çıkara ve dünyevî olana dönük bakışları olmadığından daha sağlıklı düşünebiliyorlar.

Sanatçılar ve şairlerin görebilme ve sezebilme yetileri bulunuyor. Onlar da sezdiklerini, öngördüklerini dillerinin ucuna geleni yazıya dönüştürüyorlar. Şair sezgisi kuvvetlidir. Bunun için şairlerin toplamlarda önemli yerleri bulunuyor. Bunun içindir ki genelde şair ve âlimler sultanlar tarafından pek sevilmiyor ve yanlarında tutulmuyorlar.

Emperyalizm oyununu büyük oynuyor. Hem oynuyor hem oynatıyor. İnsanlığı oyununun kurbanı ediyor. Onun için önemli olan çıkarlarıdır. Çıkarlar salt maddî değil manevîdir de. Emperyalizm Haçlı Hıristiyanlık ruhuyla birlikte hareket ediyor. Onlar kimi çevreleri kullanırken figüranlarının görüngülerini de süslüyor. Muhatapları da bundan etkileniyorlar. Bir yer ve konuma sahip olduklarını sanıyorlar. Oysa onlar kullanıldıkları sürece bir değerleri vardır. Süreleri dolunca yerine başkaları gelir. Bunu salt insan teki üzerinde düşünemeyiz. Ülkeler ve milletler düzeyinde de bunu dikkate almak durumundayız.

Müslüman olma sorumluluk ve bilinci bugün her zamankinden çok daha önem kazanıyor. Çünkü Müslümanlar çok yönlü bir kuşatma altındadırlar. Kendi mensupları tarafından bile kabul göremeyebilirler. Kitleler bir anda bir başka yöne dalgalarla sürüklenebiliyorlar. İş işten geçtikten sonra neye uğradıklarını bilemiyorlar.

O duruma varılmadan yapılması gereken soğukkanlılık ve aklıbaşındalıktır. Çünkü bu zamanda Müslümanlar farkında olmadan bir yıkıma ve geri dönülemez bir uçuruma sürüklenebilirler. Müslümanların uçurumdan uçuruma sürüklenişinin nedeni de bu değil midir

Bugün sorumluluğumuz çok daha büyük ve çok daha ağır. Bunun altından hakkıyla kalkabilmemiz için azimle hayat yolculuğumuzu bilinçle sürdürmeliyiz.