Gönül isterdi ki Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlar toplumun her kesiminde hüsn-ü kabul görsün ve eleştiri konusu olmasın! Ama maalesef bu bir türlü sağlanamıyor!

Anayasa Mahkemesi kararları giderek daha çok tartışılır bir hüviyete bürünüyor!

Bırakın verilen kararların tartışılmasını bizatihi Anayasa Mahkemesi nin kendisinin tartışılmaya başlanmasını ülkemizin geleceği açısından endişe verici bir gelişme olarak karşılamamak mümkün mü

Şimdi ülke olarak oturup Anayasa Mahkemesi nin Anayasayı çiğneyip çiğnemediğini tartışır hale gelmemiz hayra alamet bir gelişme olarak kabul edilebilir mi

Anayasa Mahkemesi nin meşruiyet zemininin tartışılmaya başlanması akla hiç şüphesiz "Tuz kokarsa" darbı meselini getiriyor!

Tuz kokarsa noktasına gelindiği anda artık ümitler yerini ümitsizliğe terk etmek mecburiyetindedir!

Ülkemizde yıllardır bu tür kararlar veriliyor ama bu tür kararların veriliyor olması halkın düşünce ve kanaatini değiştirmeye yetmiyor!

Ülkemizde başörtüsüne karşı yıllardır mücadele veriliyor olması başı örtülü öğrenci sayısını azalttıçoğalttı

El cevap: Çoğalttı!

Yani millet bu tür kararları benimsemiyor, kabullenmiyor!

Siz yasak koyuyorsunuz ama millet bu yasağı takmıyor!

Ortadaki realite bu!

Bu realiteye rağmen birtakım çevrelerin dayatma konusunda hala ısrarcı olmaları akıllarımıza "Emir demiri keser" anlayışını getiriyor!

Evet, birtakım çevreler "Emir demiri keser" anlayışından yola çıkarak bir emirle her şeyi kendi istek ve arzularına göre şekillendirmeye çalışıyorlar!

Son yıllarda üzülerek görüyoruz ki bu anlayış hukuk çevrelerinde de taraftar bulmaya başladı!

Sayıları giderek azalan, millet ile maddi-manevi bir bağları kalmayan çevreler "Emir demiri keser" anlayışına sığınıyorlar.

Ondan sonra kendi makam ve mevkilerini ayakta tutabilmek için millete rağmen adım atmakta bir beis görmüyorlar!

Bu nedenle de aldıkları kararlar toplumun büyük kesiminde hüsn-ü kabul görmüyor ve eleştiri konusu oluyor!

İnsanların hukuka ve adalete olan güvenleri giderek azalıyor!

Eskiden insanımızın "Şeriatın kestiği parmak acımaz" gibi müthiş bir güveni vardı!

Yani adalet ne derse o doğruydu!

Ama şimdi öyle mi

Şimdi de insanlar "Şeriatın kestiği parmak acımaz" diyebiliyorlar mı

Dar bir çevrenin dışında son yıllarda Anayasa Mahkemesi kararlarını onaylayan kimseyi görüyor musunuz

Şeriatın kestiği parmakların acımadığı günlerin yerinde yeller esiyor!

Artık verilen kararlar vicdanları çok rahatsız ediyor!