Karamsarlıkla temkinli olmak arasında fark vardır.
Temkinli olmak, kişinin başına gelebilecek felaketleri hesaba katarak önlem
almasıdır. Karamsar olmaksa, olmayan şeyleri olmuş gibi varsayıp, hayatı
zindana çevirmektir. Karamsar insanların her an kötü bir şeyler olacakmış
vehmine kapıldıklarını ve sürekli tetikte beklediklerini görürsünüz. Onlar
olayları değerlendirirken en kötü tarafına bakar ve sürekli senaryolar
üretirler.
Mesela, akşam eşi geciken karamsar bir kadın olabilecek
bütün ihtimalleri atlar ve mutlaka kaza geçirmiş olmalı ya da iş yerinde başına
kötü bir şey gelmiştir, işten çıkarılmış da olabilir diye düşünür. Kadın sadece
olumsuz olaylara odaklanır ve hemen telefona sarılır. Hayatın içinde
istemediğimiz olaylar, beklemediğimiz afetler de vardır. Fakat bu olayların
gerçekleşme oranı diğerlerinden daha azdır.
Ama siz bunu karamsar bir kişiye anlatmakta hayli güçlük
çekersiniz.
Karamsar bir kişiden işitebileceğiniz ifadeler:
Hiçbir işte başarılı olamayacağımı biliyorum.
Hayatta her şey benim başıma gelir.
Diğer insanlara göre çok şanssız bir insanımdır.
İnsanlar tarafından sevilmem, beni hep küçümserler.
Ya, çocuğumun başına bir şey gelirse
Eşim işten ayrılırsa evin geçimini nasıl sağlayabilirim
Ya hasta olursum, ya yakınlarımı kaybedersem
İçimde karamsar duygular var, sanki kötü bir şeyler
olacakmış gibi hissediyorum.
Büyüklerimiz kötü şeyleri aklından geçirme, kötü söz de
söyleme bu şekilde belayı üzerine çağırmış olursun derler. Fakat karamsar
insanların yaptığı tam da budur.
Başlarına sürekli kötü bir şeylerin gelebileceğini
varsayarak, yaşamdan keyif alamazlar.
Ölmemiş kişilerin yasını tutmaktan, olmamış olayların
acısını yaşamaktan bitap düşer ve güzel şeyleri kaçırırlar. Oysa yarınların
nelere gebe olduğunu bilemeyiz. Fakat bugünümüzü daha huzurlu geçirebiliriz.