Gazze… Günlerdir hatta aylardır hatta yıllardır bombalandı.

Atılmadık bomba kalmadı üzerlerine, en gelişmişlerinden.

Zindanlara atılan mücahitler sonsuz bir tevekkül ve duadaydı.

Zulüm, soykırım ve mağduriyet arş-ı âlâyı titretti, 467 gündür.

En yakın bildikleri bile sırtlarını dönmüştü, bu acımasız soykırıma.

***

Ve bebekler… Ve çocuklar tir tir titredi, soğuktan dondular.

Ebeler, hemşireler, doktorlar hastanelerde şehit edildiler.

***

Soykırımın dik.alası Filistin İslam topraklarında yaşandı.

Akif’in bahsettiği akvam-ı beşer fevc.fevc, dalga dalga geldiler. 

Bir bütün, bir yılmaz cihat ruhuyla kenetlendi tüm Gazzeliler.

Irak oldu, uzak tutuldu müstevlilerin tüm vaatleri ve sözleri.

Rüya göremez oldu gençler yaşlılar atılan bomba seslerinden.

***

Virane oldu, yıkılmadık tek bina bırakmadı işgalci Siyonistler.

En nihayetinde zaferin Allah’tan geleceğine adları gibi emindiler.

***

Ziyafet sofraları cennet bahçelerinden bir bahçe gibi bezenmişti.

Adları Müslüman’dı, işgalcilere 467 gündür boyun eğmemişlerdi.

Filistin bağımsız devletinin tohumları atılmıştı, geri dönmemecesine.

Ey Müslümanlar biz buradayız, sonuna kadar buradayız dediler.

Rüya göremeden sonsuz bir rüyaya uyandılar, adları Müslüman’dı!

***

(Ey okur; cümlelerdeki baş harfleri alt alta koyduğunuzda nasıl bir ifade çıkıyor?)

MAHMUT ARIKAN'I DİNLERKEN ŞUNLARI GÖRDÜM!

İstanbul Platformu Başkanı, önceki Adalet Bakanlarından Av. İsmail Müftüoğlu'nun davetiyle, Beylerbeyi Sabancı Polis Evi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa iştirak ettik.

Gazetemiz Genel Müdürü ve İmtiyaz Sahibi, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Ömer Yüksel Özek ve gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ile birlikte.

Programın konuğu ve konuşmacısı Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'dı.

Mahmut Arıkan Bey’i yıllardan bu yana elbette tanıyoruz. Konuşmalarını biliyoruz.

Ama Mahmut Arıkan'ı yakından ve yüz yüze ilk kez dinlerken, izlerken neler gördüm? Notlarımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Buyursunlar;

* Bir defa öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor; Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan bugüne kadar konuşulmamış, dile getirilmemiş, gündemde pek yer almayan yeni şeyler söylüyor!
* Bu yeni sloganlar, benzetmeler, mukayeseler ve söylemler, siyasetle politika ile ilgilenmeyen sıradan insanların bile rahatlıkla anlayabileceği ve benimseyebileceği hususlar.

* Mahmut Arıkan'ı dinlerken, Refah Partisi'nin 1994 seçimleri öncesindeki propaganda çalışmalarını anımsadım. Zira Saadet liderinin söylem ve vurguları, RP'nin efsane seçim çalışmalarının günümüze uzanan versiyonu gibiydi.
* Arıkan, ayırmıyor, birleştiriyor ancak, 'Asmaya gelir ama çekmeye gelmez boynum!' modunda dile getiriyor söylemlerini!
* Konuşması muhataplarını yormuyor aksine merak motivasyonunu artırıyor.
* Ses tonu mikrofonik; ilgi toplayıcı ve dikkat çekici. Belli bir tonda ve ikna edici tarzda kullanıyor cümlelerini...
* Sorulan soruları tek tek not alıp tümünü cevaplıyor.
* Mahmut Arıkan’da Erbakan Hoca’mızın bir özelliğini gördüm; vaatlerini, taahhütlerini, yapmak istediklerini ısrarla her platformda aynıyla dile getiriyor. Hatırlayanınız olacaktır; Erbakan Hoca’mız da bir günde 4 mitingi varsa bu 4 mitingde de aynı vaatlerini aynı argümanlarla dile getirmekten çekinmezdi.

Hayırlara vesile olması temennisiyle…

 ŞUUR FAKÜLTESİ!

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın konuşması esasında dile getirdiği bir tarihi anekdot salonda bulunanların oldukça ilgisini çekti.

Emrullah Hatiboğlu hocadan nakille şunları dile getirdi, Mahmut Bey;

- “Erbakan Hoca ile birlikte bir İslam ülkesinde bir üniversiteyi inceledik. Fakülteleri gezdik, farklı bölümlerde incelemelerde bulunduk. Yetkili ve ilgili isimler üniversite ile ilgili bilgiler sundular. Erbakan Hoca bunların tümünü dikkatle takip etti ve izledi.”

-“Programın sonunda da Erbakan Hoca, üniversite kampüsünde yer alan boş bir alanın ne olduğunu sordu. Herkes tabi şaşırdı. O kadar mekân ve binalar gezdirilmiş ve haklarında çeşitli bilgiler verilmişti. Bir yetkili, “Hocam neden bu boş alana dikkat kesildiniz?” sorusunu sorunca Erbakan Hoca’nın verdiği cevabı unutamıyorum. Dedi ki Erbakan Hoca; “Her şey çok güzel, her şey mükemmel. Ama tüm bunlar Şuur Fakültesi olmadan bir işe yaramaz ki!..” 

 ESKİ BİR HATIRA!

Programda eski bir ANAP milletvekili ile sohbet etme imkânım oldu. İzin almadığım için o eski milletvekilinin adını vermiyorum.

Paylaştığı bir anekdotu anlatmak istiyorum;

Olaylı ANAP Kongresi… Hani Yıldırım Akbulut ile Mesut Yılmaz’ın karşı karşıya geldiği, Başbakan ve ANAP Genel Başkanı olmasına rağmen Yıldırım Akbulut’un kaybettiği, Mesut Yılmaz’ın kazandığı kongre…

Bu kongreyle ilgili eski ANAP milletvekili şu hatırasını anlattı;

- “Yıldırım (Akbulut) Bey, kongreden hemen önce beni makamına çağırdı ve dedi ki, ‘Seni, çok beklettim biliyorum ve farkındayım, önümüzdeki kongreden hemen sonra seni kabineye alacağım!’ Yıldırım Bey o kongrede Genel Başkan seçilseydi Bayındırlık ve İskân Bakanı olacaktım…”
***

Eski bakanları, eski milletvekillerini dinlemek, sohbet etmek lazım! Sümen altı olan, köşelerde kalmış, üzeri küllenmeye başlamış daha ne hatıralar, ne anekdotlar vardır…

TOPLANTIDAN FARKLI NOTLAR

* “Ağabey diyor ki” seslenişi ile Millî Gazete yazılarını kaleme alan önceki Adalet Bakanlarından İsmail Müftüoğlu, İstanbul Platformu'nun 20 yıldır Başkanı.
* Mehmet Başar, programın eksiksiz icrası için yine her dem titiz ve ayaktaydı. Teşekkürler…

* Salonda bulunan farklı siyasi görüşteki önemli şahsiyetlere isimleri ile hitap etti.
* Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan'a soru soracak isimleri teyit ederek bir bir not aldı; "Sonradan söz almak yok ha, ona göre!" notunu da ekleyerek...
* Bizler gibi davetli misafirlerin isimlerini anons ettirdi, platform üyeleriyle tanıştırdı.
* Mahmut Arıkan'ı programa gelişte ve çıkışta kapıya kadar uğurladı. 
* İsmail Müftüoğlu'nda gördüğüm bir başka özellik, şık giyinmesi. Tıpkı, Erbakan Hoca’mızın yakın yol ve dava arkadaşlarından Yasin Hatiboğlu gibi. Yasin Hatiboğlu büyüğümüze bu vesileyle Allah'tan sağlıklı, hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum.
* 80 yaşını devirmesine karşılık 20'lik delikanlı heyecanı ve coşkusunda olması da İsmail Müftüoğlu'nda dikkatimi çeken bir diğer özelliklerden. Rabbim, İsmail Müftüoğlu'na sağlıklı hayırlı ve uzun ömürler versin. Âmin.

---