Fransa'da öğretmen eksikliği ve okullardaki koşullar nedeniyle başlayan protestolar, ekonomik taleplerin de eklenmesiyle kitlesel gösterilere dönüştü. 17 Ekim'de yüz binlerce kişinin sokağa çıktığı eylemlerde polisle çatışmalar yaşanırken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve hükümetin politikaları protestoların odağına yerleşti.

Fransa, 2026 yılının ekim ayında ülke geneline yayılan protestolarla karşı karşıya kaldı. Eylül ayında lise öğrencilerinin başlattığı gösterilere öğretmenler, işçiler, sendikalar ve Sarı Yelekliler hareketinin destekçileri katıldı. Başlangıçta eğitim sistemindeki sorunlara odaklanan eylemler, artan yaşam maliyetleri, düşük ücretler ve kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar üzerinden daha geniş bir toplumsal harekete dönüştü. Paris, Marsilya, Lyon, Lille ve Bordeaux gibi kentlerde düzenlenen yürüyüşler, 17 Ekim'de yaşanan şiddet olaylarının ardından hükümetin öncelikli gündemlerinden biri oldu.

Fransa'daki protestolar eğitim sistemindeki sorunlarla başladı

Fransa'da gösterilerin başlangıcı 17 Eylül 2026'ya dayanıyor. Paris'in kuzeyindeki liselerde öğrenim gören öğrenciler, öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve okul binalarının fiziki koşullarını protesto etmek amacıyla eylemler düzenledi. Bazı okullarda girişler kapatılırken öğrenci gösterileri kısa sürede farklı kentlere yayıldı.

Öğrencilerin talepleri arasında boş öğretmen kadrolarının doldurulması, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılması, okul binalarının iyileştirilmesi ve ders programlarının yeniden düzenlenmesi bulunuyor. Üniversiteye geçiş sisteminin işleyişine yönelik eleştiriler de gösterilerde dile getirildi. Eğitim sendikalarının desteğiyle büyüyen hareket, kamu çalışanlarının ücret ve çalışma koşullarına ilişkin talepleriyle birleşti.

Sarı Yelekliler ve sendikalar ekonomik taleplerle gösterilere katıldı

Fransa'da 2018 yılında akaryakıt fiyatları ve ekonomik eşitsizliklere karşı ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketi, ekim ayındaki protestolarda yeniden öne çıktı. Hareketin destekçileri, hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarına yönelik tepkilerini öğrenci eylemleriyle birleştirdi.

Sendikalar ise kamu çalışanlarının maaşlarının iyileştirilmesini, kamu hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılmasını ve hükümetin tasarruf politikalarının değiştirilmesini talep ediyor. Özellikle 2027 yılı bütçe teklifinde yer alan 54 milyar avroluk tasarruf ve vergi tedbirleri tartışmalara neden oldu. Kamu görevlilerinin temel maaşlarının hesaplanmasında kullanılan ücret göstergesinin dondurulması planı da sendikaların karşı çıktığı düzenlemeler arasında bulunuyor.

Protestocuların talepleri eğitim, ücret ve kamu hizmetlerinde yoğunlaştı

Gösterilerde farklı toplumsal kesimlerin talepleri ortak başlıklarda birleşti. Öğrenciler eğitim koşullarının düzeltilmesini isterken çalışanlar ücretlerinin yaşam maliyetleri karşısında korunmasını savunuyor. Sarı Yelekliler ise akaryakıt fiyatları ve alım gücündeki gerilemeyi protesto ediyor.

Eylemlerde öne çıkan talepler şöyle:

  • Öğretmen açığının kapatılması ve okullara daha fazla kaynak aktarılması.

  • Maaşların iyileştirilmesi ve hayat pahalılığına karşı ekonomik önlemler alınması.

  • Akaryakıt fiyatlarının ve hane halkı üzerindeki mali yüklerin azaltılması.

  • Eğitim, sağlık ve diğer kamu hizmetlerinde tasarruf politikalarının gözden geçirilmesi.

  • Öğrenci gösterilerinde kullanılan polis müdahale yöntemlerinin değiştirilmesi.

Paris ve diğer kentlerdeki gösterilerde binlerce kişi gözaltına alındı

17 Ekim Cumartesi günü düzenlenen ülke çapındaki protestolara Fransa İçişleri Bakanlığının verilerine göre yaklaşık 550 bin kişi katıldı. Sendikal kaynaklar ise katılımın 800 bine ulaştığını bildirdi. Gösterilerin büyük bölümü barışçıl yürüyüşlerle gerçekleşirken bazı kentlerde polis ile protestocu gruplar arasında çatışmalar çıktı.

Limoges kentindeki tarihi belediye binasında yangın meydana geldi. Paris, Lyon ve Marsilya başta olmak üzere çeşitli kentlerde iş yerleri ve kamu binaları zarar gördü. İlk açıklamalarda 1.200 olarak duyurulan gözaltı sayısı, 19 Ekim'de yayımlanan haberlerde yaklaşık 2 bin 400'e yükseldi. Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesi de ülkede ayrı bir tartışma başlattı.

Macron yönetimi protestoların ardından güvenlik önlemlerini artırdı

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestolar sırasında yaşanan yağma ve saldırıları kınayarak kamu düzeninin korunması gerektiğini söyledi. Hükümet, bazı bölgelerde gösteri yasakları ve sokağa çıkma kısıtlamalarını gündemine aldı. Başbakan Sébastien Lecornu da yaşanan olayların ardından güvenlik ve kamu düzenine ilişkin değerlendirmeler için hükümet yetkilileriyle görüşmeler yürüttü.

Eğitim alanında ise öğretmen açığının azaltılması amacıyla 3 bin ek yedek öğretmenin görevlendirilmesi ve gelecek yıl için planlanan bazı üniversite kayıt ücreti artışlarının iptal edilmesi kararlaştırıldı. Buna karşılık ücretler, hayat pahalılığı ve kamu harcamalarına ilişkin talepler protestoların merkezinde kalmaya devam ediyor.

Fransa'daki gösteriler 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi krizi büyüttü

Fransa'da protestolar, Nisan 2027'de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine aylar kala siyasi tartışmaları yoğunlaştırdı. Muhalefet partileri hükümetin ekonomik politikalarını ve gösteriler sırasında uygulanan güvenlik önlemlerini eleştirirken Macron yönetimi kamu düzenini sağlama ve toplumsal taleplere yanıt verme baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Gösterilerin ardından İçişleri Bakanı Laurent Nuñez'in istifasını sunduğu, ancak Macron'un istifayı kabul etmediği bildirildi. Sarı Yelekliler hareketi 24 Ekim için yeni protesto çağrısında bulunurken sendikalar da kasım ayında kitlesel gösteriler düzenlemeye hazırlanıyor.

Muhabir: Haber Servisi