FORMASYON eğitimi, Fen-edebiyat fakülteleri başta olmak

üzere Talim Terbiye Kurulu nun yayımladığı öğretmenliğe kaynaklık eden branşlar

için verilmektedir. Onlarca yıldır, eğitim fakülteleri ve diğer fakülteler

arasında öğretmenlik hakkı için bir çatışma ortamı devam etmektedir. Eğitim

Fakülteleri genelde öğretmenliğin sadece kendi hakları olduğunu ve öğretmenin

sadece eğitim fakültelerinde yetişeceğini savunurlar. Fen-Edebiyat fakülteleri

ve diğerleri de öğretmenlik haklarının kendilerinde de olduğunu ve formasyon

eğitimini hak ettiklerini söylerler. Bu tartışma yıllardır devam eder gider.

Son zamanlarda Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi

Yürütme Kurulu (EFDEK), formasyon eğitiminin diğer birimlere verilmemesi veya

çok az verilmesi yönünde açıklamada bulundu. Bu derneğin açıklamalarından

hareketle bir kısım yazarçizer de YÖK e karşı zehir zemberek yazılar kaleme

aldılar. Ancak yazı yazanlar da işin iç yüzünden çok haberdar değillerdi.

1. Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi Yürütme Kurulu

(EFDEK), Eğitim Fakültesi dekanlarının doğal üye olduğu bir dernek

statüsündedir. Ancak Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi Yürütme Kurulu (EFDEK)

Başkanı, başkan seçilirken birçok eğitim fakültesi dekanının haberi bile

olmamıştır. Beş on tane Eğitim Fakültesi dekanı bir araya gelerek başkan

seçmişler ve bütün eğitim fakülteleri adına açıklamada bulunmuşlar ve tepki

göstermişlerdir. Bu kabul edilemez bir durumdur. EFDEK başkanının seçimi ve

yaptığı açıklamalar kurumsal olarak yok hükmünde olup istişare yapılmamış,

diğer dekanların adına böyle bir başkanın seçimi ve bu şekilde açıklamaları

etik olmaktan uzaktır.

2. Merkezdeki üniversitelerin bir kısım dekanları fildişi

kulelerinden Türkiye nin bütün eğitim fakültelerini yönlendirmeye ve onlar

adına konuşmaya çalışıyorlar.

3. Eğer bahis mevzuu buradan yola çıkıp YÖK ü

yıpratmaksa, tarihindeki en iyi YÖK başkanı ve uygulamalarına bu dönem şahit

oluyoruz. Bu açından YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta SARAÇ a teşekkür ediyorum.

Formasyon eğitimi bir sertifika programıdır ve diğer

sertifika programları gibi üniversitelerin yetki alanı içinde verilmelidir.

Daha düne kadar YÖK ü kaldıralım veya küçültelim, YÖK her şeye karışıyor,

Üniversitelerin özerkliği yok diyen avaneler, bugün üniversitelerin yetkisini

ve özerkliğini artıran bir karara karşı, aman bu işi üniversiteler yapamaz,

YÖK emretsin, üniversiteler yapsın diyorlar. Formasyon eğitimi ve bunun

niteliği gibi konular çok uzun tartışmalara sebep olur ve çok su götürür. Ancak

bir eğitim Fakültesi dekanı olarak öğretmenliğe kaynaklık eden bir bölümden

mezun olan bütün öğrencilerin formasyon eğitimi alması taraftarıyım. Zaten

atamalarda bu öğrencileri eleyecek KPSS sınavı var. Formasyon eğitimi alan bir

öğrenci sadece Milli Eğitim Bakanlığı nda değil, aynı zamanda özel kolejler ve

temel liseler gibi birçok kurumda görev yapabiliyor. Ancak sertifikası olmayan

öğrencinin sosyal hayatta yapabileceği hiçbir iş bulunmuyor. YÖK ise, son

zamanlarda aldığı bu ve benzeri birçok kararla, küçülmeye gitmiş, yetkilerini

sınırlandırmaya ve yetkilerini üniversitelere devretmeye başlamıştır. Bu Yüksek

Öğretim adına çok önemli bir adımdır. YÖK bir anda kaldırılabilecek bir kurum

değildir. Yavaş yavaş kurumsal yetkilerinin büyük bir kısmını üniversitelere

devrederek küçülmeye gitmeli ve görevi koordinasyonla sınırlı kalmalıdır. YÖK

ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta SARAÇ ise, YÖK ü küçültmeye ve yetkilerini

üniversitelere devretmeye gayret eden bir çizgide çalışmalarını sürdürmektedir.

Bu uygulamalarından dolayı başkanı destekliyor ve tebrik ediyorum. Koordinasyon

görevi dışında YÖK ün bütün yetkilerini en kısa sürede üniversitelere

devretmesi Türkiye de akademinin nefes almasını sağlayacak en önemli adımlardan

birisidir.