Borsa İstanbul'da bazı yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı fiyat hareketleri ve usulsüzlük iddialarıyla başlayan fon krizi, ekonomi gündeminin yanı sıra siyasette de tartışılmaya devam ediyor.

Fon işlemlerinde manipülasyon yapıldığı, bazı yatırımcıların önceden bilgi sahibi olarak sistemden çıktığı ve çok sayıda kişinin mağdur olduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturma, siyasi sorumluluk tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Betimar Araştırma'nın 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde 26 ilde 3 bin kişiyle gerçekleştirdiği anket, krizin kamuoyundaki yansımalarına ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu.

FON KRİZİ NEDİR, NASIL BAŞLADI?

Türkiye'de eylül ayında gündeme gelen fon krizi, bazı yatırım fonlarının düşük işlem hacmine sahip hisselerde yoğunlaşması ve bu hisselerde olağan dışı fiyat artışları yaşanmasıyla başladı.

Bazı fonların portföylerinde bulunan hisselerde kısa sürede yüksek değer artışları görülürken, sonrasında yaşanan sert fiyat hareketleri yatırımcıların zarar etmesine neden oldu.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını önlemeye yönelik tedbirler aldı. Ancak krizin ardından ortaya atılan manipülasyon, haksız kazanç ve şüpheli para transferi iddiaları, soruşturmanın kapsamını genişletti.

Fon işlemlerinde bazı kişilerin önceden bilgi sahibi olarak avantaj elde ettiği iddiaları da kamuoyunda tartışma konusu oldu.

BETİMAR ANKETİ: YÜZDE 50,5 İKTİDARA GÜVENİN AZALACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

Gürkan Duman'ın başkanı olduğu Betimar Araştırma, fon soruşturmasının siyasi sonuçlarına ilişkin vatandaşların görüşlerini aldı.

Araştırmada, "Fon soruşturmasının toplumdaki siyasi etkisi ne olur?" sorusuna verilen yanıtlar şöyle oldu:

  • Yüzde 50,5: İktidara güveni azaltır.

  • Yüzde 34: Siyasi etkisi sınırlı kalır.

  • Yüzde 15,5: Muhalefetin söylemlerini güçlendirir.

Anket sonuçlarında, katılımcıların yarısından fazlasının soruşturmanın iktidara duyulan güven üzerinde olumsuz bir etki oluşturacağını düşünmesi öne çıktı.

Bununla birlikte her üç katılımcıdan yaklaşık biri, krizin siyasi sonuçlarının sınırlı kalacağı görüşünü dile getirdi.

VATANDAŞLAR FON KRİZİNİN SORUMLUSU OLARAK KİMİ GÖRÜYOR?

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bölümünde, borsa ve fon piyasalarında yaşanan sorunların sorumluluğu soruldu.

Ankete katılanların yüzde 52,8'i, yaşanan sorunlardan en fazla hükümeti sorumlu tuttuğunu belirtti.

Bu yanıtı verenlerin siyasi tercihlere göre dağılımında da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.

AK Parti seçmenlerinin yüzde 30,5'i, MHP seçmenlerinin ise yüzde 46'sı krizin sorumluluğunun hükümette olduğunu ifade etti.

Araştırmada ayrıca katılımcıların yüzde 70'i, fon krizi nedeniyle hükümete ve siyasi kurumlara duyduğu güvenin azaldığını bildirdi.

YÜZDE 56,1 SORUŞTURMANIN BİRKAÇ İSTİFAYLA KAPATILACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

Betimar'ın araştırmasında, fon krizine ilişkin yürütülen soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı da katılımcılara soruldu.

Ankette yüzde 56,1'lik kesim, sürecin birkaç istifayla sınırlı tutulacağını düşündüğünü belirtti.

Katılımcıların yüzde 43,9'u ise siyasi bağlantılara bakılmaksızın gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı görüşünü paylaştı.

Bu sonuçlar, soruşturmanın kapsamı ve sorumlular hakkında atılacak adımlara ilişkin kamuoyunda farklı beklentiler bulunduğunu gösterdi.

FON KRİZİ MECLİS GÜNDEMİNE DE TAŞINDI

Fon piyasasında yaşanan gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de tartışıldı.

Muhalefet partileri, fon işlemlerindeki usulsüzlük iddialarının, olası siyasi bağlantıların ve yatırımcıların uğradığı zararların araştırılması amacıyla Meclis araştırması yapılmasını istedi.

Ancak 8 Ekim'de TBMM Genel Kurulu'nda gündeme gelen araştırma önergeleri, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.

İktidar kanadı, yürütülen incelemelerin yeterli olduğunu savunurken, muhalefet partileri iddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini dile getirdi.

Hükümet ayrıca fon yatırımcılarının mağduriyetlerini gidermeye yönelik düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı.

FON KRİZİNİN SİYASİ ETKİLERİ TARTIŞILIYOR

Betimar'ın araştırması, fon piyasasında yaşanan krizin yalnızca ekonomik sonuçlarla sınırlı kalmadığını, siyasi kurumlara duyulan güven açısından da kamuoyunda önemli bir tartışma oluşturduğunu gösterdi.

Özellikle katılımcıların yüzde 50,5'inin iktidara güvenin azalacağını düşünmesi, soruşturmanın siyasi etkilerine ilişkin anketin öne çıkan sonucu oldu.

Fon krizinin kamuoyundaki yansımaları sürerken, soruşturmanın sonuçları, yatırımcıların zararlarının giderilmesine yönelik çalışmalar ve iddialara ilişkin atılacak hukuki adımlar yakından takip ediliyor.

Muhabir: Abdulkadir Çeribaş