İnanılır gibi değil. Önce başlığın ikinci faslından başlayalım. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki yönetici, futbolcu ve de basındaki amigoların yazı ve söz düellosu bütün şiddeti ve hızı ile devam ediyor. Hal böyle olunca da sokaklarda insanlar katlediliyor, tribünler yakılıyor, koltuklar sahaya atılıyor. Ve de benim federasyonum, benim meslek kuruluşlarım sanki büyük bir keyifle olup biteni izlemeye devam ediyor. Devam edin, edin ki kan gölü giderek genişlesin ve derinleşsin. Bir de şu var: özellikle kulüplerde kendini gerçekten yönetici sananlar, sabıkalısı, hileli askerlik kaçakları bile fütursuzca konuşuyorlar. Sanki bu ülkede hakim, savcı, yani hukuk yokmuş gibi... Allah sonumuzu hayır etsin!

Gelelim yazının ilk bölümüne. Fenerbahçe ile Trabzonspor kupa finali için karşı karşıya geliyorlar. Benim ilk temennim maçın kardeşçe, sadece saha mücadelesi halinde geçmesidir. Umarım taraftarlar da sadece bu pencereden bakarlar maça... Geçmişteki mesele maç içinde maça yansıtılmaz umarım. Yoksa ne Ankara’nın emniyet gücü, ne de bir başka önleyici faktör vız gelir. Neyse işi bu hale getirenler utansın,

Fenerbahçe rakibine oranla daha kontrollü pas yapabilen, kapanırken daha organize olan taraf... Buna karşılık Trabzonspor kontraya çıkarken rakibinden daha hızlı, ancak ne var ki oyunu kontrolde eksikleri var. Fenerbahçe’nin savunmadaki oyuncu zaafı için rakibin yapabileceği en etkili iş kanatlardan çabuk adamlarıyla derinliğe inmektir. Buna karşılık Fenerbahçe orta alanda karşılamada daha aktif ve ilerdeki yabancılarıyla son vuruşta daha mahir görünmektedir.

Tolunay Kafkas, sanırım son maçlardaki Serkan, Celutska, Giray (Mustafa), Cech- Zokora- Soner, Adrian- Volkan, Halil, Olcan kadrosuyla çıkacaktır. Çünkü bu on biri oturtmak adına ciddi hamleler yaptı. Burada orta alanda kapılacak veya teslim edilecek topların özellikle kenarlardaki çabuk ve adam geçebilen oyunculara aktarılması birinci hedef olacaktır. Fenerbahçe’de ise etkili pas trafiği ile rakibin blokları arasına sızmak ve savunmayı dengesiz yakalayarak vurucu timini devreye sokmak ilk plan olarak beklenebilir. Volkan ve Meireles’in olmayışları, Emre’nin henüz tam iyileşememesi Fenerbahçe için handikap olurken, Trabzonspor’da da kaleci nöbetleşmesinin dezavantaj olduğunu sanıyorum.

O zaman futbolu zengin, centilmenliği dorukta bir final temenni edelim.