Tarihimizdeki en büyük depremi Gaziantep’te yaşadım. 1999’daki depremi de yaşamıştım. Bu deprem onlardan çok daha şiddetliydi. Onlarca artçı sarsıntılar vardı ve bazıları 7 ve üzerinde idi.

Bu hadise üzerine bizi arayan bütün dostlara teşekkür ederim. İnsanlarımızın ne kadar diğerkâm ve fedakâr olduğunu bir kere daha gördük. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi herkes fedakârlık yarışına girmişti. Devletin bütün elemanları ve kuruluşları canla başla çalışmaktaydı. Askerlerimiz, polislerimiz, sağlıkçılar, karayolları teşkilatı, AFAD, Kızılay, belediyelerin, işyerleri sahipleri, Diyanet teşkilatı ve bütün halk... İnsanlarımız göz yaşartıcı bir fedakârlık içerisinde. Bir ablamız, bir tencere çorba yapmış, fırına ekmek almaya gelenlere ikram ediyor, bazı fırınlar ekmeği ücretsiz veriyor. Fabrika sahipleri fabrikanın kapılarını depremzedelere açıyor, barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılıyor. Camiler, taziye evleri, spor salonları açık, semt sakinleri buralarda barınıyor.

Hayır sahipleri deprem bölgelerine TIR’larla yardım malzemesi gönderiyor. Bir otobüs firması deprem olan yerlere 10 liraya yolcu taşıyor. Yardım getiren uçakların, Ankara ve İstanbul’a gidecekleri ücretsiz taşıyacaklarını açıklıyor. Halk enkaz kaldırma çalışmalarına iştirak ediyor, canla, başla çalışıyor.
Bu fedakârlık yarışında ufak gibi gözüken “insanlık” büyük değer taşıyor. Bizim arabanın benzini bitmişti. Yolun ortasında kalakalmıştık. Delikanlı iki adet 5 litrelik pet şişe ile benzin almaya gitti. Tam sıra kendisine gelmiş, pompa görevlisi vermiyorum, sadece mazot veririm, demiş. O sırada bir görevli gelip polis kimliğini göstermiş, “Bu delikanlıya benzin verin, araba trafiği tıkamasın” demiş. Delikanlı dönerken bir kişi diğer boş şişeyi istemiş. O da yolda kalan arabasına benzin alacakmış, ancak kap yok. Böyle durumda bir pet şişenin kıymetini başına gelenler bilir. Bizim delikanlı, “buyurun abi” demiş. O kişi telefonunu vermiş, trafik polisi olduğunu söylemiş. “Bu iyiliğinizi unutmam” demiş. Basit gibi gözüken bir hareket ve vatandaşımızın nezaketi...

Deprem bölgesindekiler büyük zorluk yaşıyorlar. Doğal gaz kesik, su yok, hava çok soğuk, gıda malzemeleri temin etmek güç. Arabası olanların arabada barınmaları da sıkıntı. İnsan böyle durumda daha önce kıymetini bilemediği nimetleri hasretle hatırlıyor.

Bütün halkımıza, bilhassa deprem bölgesindekilere geçmiş olsun. Rabbim vatanımızı o şehit ve gazi dedelerimizin hürmetine bize bağışlasın, bizi devletsiz koymasın. Bu sıkıntılı zamanda depremzedelerin yardımına koşan herkesten Allah razı olsun.

Bizi soranlara da binlerce selam olsun. Var olun.