Mısır’da Müslüman Kardeşlere yakın el Vasat partisinin liderleri darbeye karşı çıktıkları için içeriye alındılar. Ebu’l Ula el Mazi ve Yardımcısı İsam Sultan darbe kırıcı rollerinden dolayı Müslüman Kardeşler liderlerinden daha tehlikeli görüldüler ve darbenin doğrudan muhatabı veya hedefi olmasalar da kodese tıkıldılar. Zira İsam Sultan açıklamalarıyla askeri erkanı ve darbecileri sallıyor ve sarsıyordu. İsam Sultan’ın açıklamaları ve tweetleri Mısır’ı sallıyordu. Dolayısıyla askerlerin boğazına kılçık gibi battı ve ondan dolayı da dışarıda bulunmasını sakıncalı görerek hapse attılar. Böylece ağzını mühürlediler. Mısır’da sansür dolu dizgin devam ediyor. Vail Kandil ve Ahmet Mansur gibi yazarların yazıları sansüre tabi tutuluyor. Onun dışında Mısır haricinde olsa bile İslammemo (müfekkiretü’l İslam) gibi blogların yayınları ve faaliyetleri durduruldu. Mısır’da sadece İslami kanallar değil aynı zamanda yazılı basın ve internet siteleri de sansürden paylarını ve nasiplerini aldılar. Hapse girmeden evvel İsam Sultan darbeye destek veren kesimleri ve grupları tasnif etti ve üçe ayırdı. Facir, kindar ve münafık. Bu tasnif bize Hazreti Ali’nin muhalifleriyle alakalı kullandığı bir tasnifi ve tanımı hatırlatıyor: Marikun, nakisun ve kasitun. Darbe mimarlığını yapan bu üç sınıftan birincisi facir ve bu sınıfı Sisi ve askeri istihbaratı temsil ediyor. Facirlerin sağ ve sol kolu ise Ezher Şeyhi Ahmet Tayyip ile Kıpti Patriği Tovadros. Bu facir sınıfının ayaklarını ise Muhammed Baradey ve Muhammed Haseneyn Heykel oluşturuyor.

***

Bu darbeci veya darbeye destek veren üç sınıftan ikincisini ise kindar ve kıskanç sınıf temsil ediyor. Bu sınıfı temsilde ilk akla gelen isim ise Abdulmünim Ebu’l Futuh. Abdulmanim Ebu’l Futuh, Müslüman Kardeşler cumhurbaşkanlığı için aday göstermeyeceklerini ilan ettiklerinde bu kararlarını çiğneyen ve bu yüzden cemaatin hesaplarını karıştıran ve onun ötesinde bu yüzden cemaatle ilişkisi kesilen bir isim. Şimdi tutarsız ve oynak çizgisinde yalpalayarak devam ediyor. Darbe karşıtlarını desteklemek için Adeviyye Meydanına gitmediğini zira Müslüman Kardeşlerle bir ilişkisinin kalmadığını söyledi. Sanki Adeviyedekiler veya darbe karşıtlarının hepsi İhvan mensubuymuş gibi. Türkiye’den Endonezya’ya kadar darbeyi telin eden kitleler kimi temsil ediyorlar

***

Üçüncü darbe tiplemesi ise darbeden nemalanan bahşişçi veya münafık sınıfı. İsam Sultan bununla ilgili olarak da Selefi alimlerinden birisi olan Yasir Burhami’yi misal olarak veriyor. Veya ismini veriyor. Burhami darbeyi meşrulaştırıcı açıklamalarda bulundu. Selefi Nur hareketi bile gelişmelere göre kendisini yeniden ayarladı ve tutumunu gözden geçirdi. Halbuki Yasir Burhami darbeye sadakatini sürdürmektedir. Müslüman Kardeşlere karşı darbecilerin yanında yer almasının temel nedeni meşrep taassubudur. Daha önce banka kredileriyle alakalı olarak Müslüman Kardeşlerin kendisini kandırdıklarını ileri sürmüştü. Bir başka konuşmasında ise Müslüman Kardeşlerin iktidarda kalmaları ve kökleşmeleri halinde Selefi davetin canına okuyacaklarını söylemiştir. Selefi hareketi ortadan kaldıracaklarını ve kökleyeceklerini ileri sürmüştür. Bu bahaneyle birlikte ‘Neoconların sünnetine’ sarılarak darbecilerle birlikte İhvan’a önleyici darbeyi indirmiş oluyor. Selefilerin geleceğini askerlerin yol haritasına bağlamış bulunuyor. Bundan dolayı da İsam Sultan onu darbeciler arasında nifak sınıfına yerleştirmiştir. Darbecilerin skalası adeta Dante’nin cehennemlikleri gibidir. Bununla birlikte Muhammed Hassan gibi diğer Selefi alimleri askeri çevrelerin arabuluculuk yapmaları isteği karşısında dokuz şart ileri sürmüştür. Hakkı nisabına koymuştur. Muhammed Hassan’ın tutumu Muhammed Selim Avva’nın tutumundan farklı olmamıştır. Muhammed Hassan ve Muhammed Selim Avva türbülanstan ve buhrandan çıkış için taraflara uzlaşma şartnamesini veya yol haritası hazırlamış ama bu darbecilerin hoşuna gitmemiştir. Üç darbeci tiplemesini teşkil eden sınıflar bahanelerle birlikte vicdanlarını susturmaya ve tutumlarını haklı kılmaya çalışıyorlar. Allah da biliyor ki, darbeciler bütün sınıflarıyla yalancıların kendisidirler.