Beslenme uzmanları ile gıda mühendisleri tarafından yürütülen kapsamlı tahliller, meyve suları arasındaki rekabette sıralamayı baştan aşağı değiştirdi. Toplum genelinde en çok tüketilen ve faydalı olduğu düşünülen klasik içecekler, hücresel yenilenme kapasitesi bakımından yeni bir rakibin gerisinde kaldı. Yapılan bilimsel karşılaştırmalarda portakal, vişne ve elma suyunu antioksidan seviyesiyle açık ara geride bırakan nar suyu, insan vücuduna sağladığı benzersiz katkılarla en faydalı içecek olarak tescillendi.

HÜCRESEL HASARI ANINDA BASKILIYOR

Nar suyunu standart içeceklerden ayıran en büyük özellik, içeriğindeki zengin bileşenlerde saklı bulunuyor. Punikalagin ve antosiyanin maddelerini yoğun biçimde barındıran bu içecek, diğer meyve sularına oranla en az üç kat daha fazla antioksidan aktivitesi gösteriyor. Ortaya çıkan bu biyolojik güç, damar yollarında birikme eğilimi gösteren serbest radikalleri nötralize ederek tıkanıklık ile sertleşme riskini en alt düzeye çekiyor. Yapılan tahliller, nar suyunun yeşil çaydan bile daha yüksek oranda polifenol içerdiğini, böylece hücre deformasyonuna yol açan biyokimyasal hasarları anında baskıladığını ortaya koyuyor.

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM İÇİN KORUYUCU KALKAN

Doğal bir C ve E vitamini deposu işlevi gören nar suyu, düzenli bir şekilde tüketildiğinde kan basıncını dengeleyerek kalbin çalışma yükünü büyük ölçüde hafifletiyor. Kötü huylu olarak bilinen LDL kolesterolün damar çeperlerine yapışarak oksitlenmesini engelleyen bu kırmızı sıvı, tüm kardiyovasküler sistemi adeta bir koruma kalkanına alıyor. Vücuttaki kronik enflamasyon değerlerini de hızla aşağı çeken söz konusu içecek, kas ve eklem dokularında oluşan hücresel baskının gerilemesine yardımcı oluyor.

ŞEKER İLAVELİ ÜRÜNLERDEN UZAK DURULMALI

Meyvenin sunduğu bu zengin faydalardan tam anlamıyla yararlanabilmek için tüketim şekli büyük önem taşıyor. Market raflarında yer alan, uzun ömürlü olması için koruyucu madde eklenmiş veya şekerle tatlandırılmış konsantre ürünler yerine doğrudan taze sıkılmış nar suyunun tercih edilmesi gerekiyor. Sıkım işleminin ardından bekletilmeden içilmesi tavsiye edilen bu doğal içecek, yüksek asit oranı ile doğal fruktoz barındırıyor. Bu nedenle mide hassasiyeti bulunan ya da kan şekeri dalgalanmaları yaşayan yurttaşların, porsiyon kontrolünü elden bırakmadan dikkatli bir tüketim sağlaması büyük önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi