Ey %49… Ey milli irade diye kendini meydanlara salanlar… Bu zafer sarhoşluğu da nedir Neyi kutluyorsunuz Allah’ın ayetleriyle makara geçenlerin zaferini mi “Peygamber bile Mekke’yi fethettiğinde kibirlendi ama biz kaç yıldır iktidardayız hiç kibirlenmedik” diye dilinizden salavatı düşürmediğiniz, adı anılınca elinizi kalbinize götürdüğünüz En Sevgilinize iftara atan zihniyetin yeniden kazanmasını mı Her seçim öncesi oturdukları koltukları kaybetmeme sevdasından ülkeyi bir ateş çemberinin içinde bırakan, türlü oyunlarla görülmedik kargaşalar çıkaranların makamlarında bir dönem daha kalmalarını mı Yoksa çıkan seçim sonuçlarından gördüğünüz ülkenin Doğu ve Güneydoğusunun tamamen farklı bir renk olmasını mı

Sahi neyi kutluyorsun ey bu ülkenin aziz evladı Gayrimüslimlerin Meclis’te milletvekili olarak seni temsil edecek olmasını mı Kur’an’da haram denen domuza senin ödediğin vergilerle çıkarılan teşvik kredisinin devam edecek olmasını mı Hakları koruma altına alınan eşcinsellerin hayatını herkesin gözleri önünde yaşamaya olanak sağlamasını mı Yaşanan rezillikler artmış, zina artık sokaklara dökülmüşken zinanın suç kapsamına alınmamasını mı Yoksa faizin helali hoş olmasını mı

Ey kardeşlikte tüm dünyaya ders verebilecek büyük millet! Bu vatan hiç böylesine bölünmüş müydü Yüzyıllardır kardeşçe yaşayan farklı ırktan insanlar hiç böylesi birbirine düşman olmuş muydu Ana evlattan, karı kocadan fikri olarak bu kadar birbirinden ayrılmış mıydı Oynanan oyunu görmüyor musun Sevr’de imzalatılamayan bölünmenin şimdi senin elinle üstelik senin demokrasi sandığın bir şekilde imzalatıldığının ve senin 13 yıldır aldatılmışlığının sonucu olarak parçalandığımızın farkında değil misin Gelen şehit kanları üzerinden oy hesabı yapıldığını nasıl olur da göremezsin Uyanmak için daha neyi bekliyorsun Yıllardır üzerindeki narkozdan kurtulmak için daha ne görmen lazım Sana bir “Demokratur” oyununun oynatıldığının ve bu kez figüranlarının daha da arttığının ne zaman farkına varacaksın Ne zaman silkinip uyanacaksın

Ey âlimler, hocalar, başında sarığıyla insanları ıslah için çalışan ulema! Hadi herkes kandı bu oyuna sen nasıl göremezsin gerçekleri Nasıl alet olursun bu yanlışlara Nasıl konuşursun ölçüp tartmadan Senin sosyal hesabında paylaştığın bir tek cümlene, kameraların karşısında yaptığın bir açıklamana göre kaç kişi kararını verecek ya da kaç insan kararından cayıp senin izinden gelecek bilmez misin Seni sevenler, saygı duyanlar senin sözünden çıkmayacak düşünmez misin İlmine, hocalığına, insanlığı ıslah için yaptığın çalışmalarına bir şey demeye cüret etmeyiz hiçbir zaman. Ama sen kıyamette önderlerinin peşinden gidenlerin onlardan şikâyetçi olacağını okuyup tefsir etmez misin

Ey başı örtülü, okuluna artık daha rahat giren hanım kardeşim! Sen nasıl gönül rahatlığıyla “Başörtüsü serbest” dersin Görmez misin başörtüsüne yapılan zulmü Görmez misin her gün milyonlarca kadının Nur Suresini nasıl ayaklar altına aldığını Sen bir fakülte bitir diye Rahman’ın büyük bir emrine bunca eziyet edilsin, reva mı

Ey bu koskoca ülkenin yarısı! Her seçimde sandığa gittiğinde yüzünü neden Irak’tan çevirirsin Neden Suriye’ye bakmazsın Neden Mısır’ı duymazsın Neden yüreğini Filistin’le yan yana koymazsın Yoksa Amerikan askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua edenleri duymaktan mı korkarsın Yoksa İncirlik’ten havalanan sortiler sonucu ölen milyonların çığlıklarından mı korkarsın “Cesur” olarak gösterilen Conilerin tecavüz ettiği kadınların bakışlarından mı kaçarsın Ona rağmen İsrail’le dostluğun ve anlaşmaların sürdüğü Mescid-i Aksa’nın haşmetinden mi korkarsın Darağacına gönderilen Müslüman Kardeşlerimizin ipinin boynuna dolanması mı ürkütür seni Tüm Müslüman ülkelerde yapılan zulmün son 15 yılda arttığını ve memleketlerinin yerle bir edildiğini birileri yüzüne çarpar diye mi kaçırırsın bakışlarını

Senin rahmet sandığın, zafer diye kutladığın bu büyük yanılgının bir benzeri için Hud Peygamber de kavmini uyarmıştı hatırlamaz mısın Azap getiren bulutları yağmur indirecek sanıp da altına gitmek için toplandıklarında “Sakın onu rahmet sanmayın, onlar azap getirecek” diye uyarmıştı insanları. Fakat sayılı birkaç insan dışında kimse inanmamıştı ona. Peki sen Sen kardeşim, Rabbin “Sana bir uyarıcın gelmemiş miydi” diye sorduğunda ne diyeceksin

Anla artık, %1 diye burun kıvırdığın alay ettiğin insanların senin oyunda, senin desteğinde gözü olmadığını. Mesele seçim kazanma kaybetme meselesi değil. Mesele dinimizi kaybetme meselesi. Vatanımızı kaybetme, topraklarımızı kaybetme,  kardeşliğimizi yitirme meselesi. Birileri kazanmış birileri kaybetmiş dert mi Bir kere iktidar olamamışız, on beş yıldır iktidarı kaptırmamışız önemli mi

“O halde bekleyedurun, şüphesiz biz de sizinle birlikte bekleyenlerdeniz” (9\52)