Bizim ülkemizde muhalefet hep yıkıcı olmuştur.

Yapıcı muhalefetin geleneği oluşturulmamış ne yazık ki bu topraklarda.

Muhalif olmak her şeye muteriz olmaktır adeta.

Bir türlü olumluya dönüşen bir hoşnutsuzluk çıkaramayız bu karşı duruşlardan.

Kim iktidar olsa kudret helvası yemiş gibi kendine en ufak laf söyletmez.

‘Gözünün üstünde kaşın var’ demek bile şerhe muhtaçtır.

Muhalefet olmadığı için iktidarlar yanlışlarını kutsayıp doğrularından şüpheye düşüyorlar.

İktidar da muhalefetin muhalifidir bu memlekette.

“Doğru” ya da “yanlış” yoktur; “benim doğrum” “senin yanlışın” vardır.

Sözün özüne inilmediği için akıl ve mantık değil, sık sık yumruklar konuşur.

Muhalefet siyasi erke gününü değil göremediğini gösterir.

Gözün kendini görebilmesi için bir başka göze ihtiyaç vardır.

Aynada insanın bakışı çatallanabilir, suda aksinizi yitirebilirisiniz. Fakat karşıdan bakan tam gözbebeğinizden yakalar sizi, yüreğinizden kavrar.

Ülkemizdeki siyasi partiler şayet iktidar olamamışlarsa iktidar oluncaya kadar o takıntıyla yaşarlar.

Muhalefetin de başardığı nokta, ulaştığı seviye nispetince bir kudreti olabileceğini hiç hesaba katmazlar.

Raydan çıkmış bir iktidarı yola sokmak bile başlı başına bir kudrettir.

İyi bir muhalefet kafası karışan bir iktidara kılavuzluk edebilir.

Ortak nokta milletin mutluluğu ve memleketin bekası ise iktidar ve muhalefetin güçleri birleştirmesinden başka bir yol yoktur.

4. kez işbaşına gelse de yinelenen bir yeni olması hasebiyle iktidara karşı muhalefetin de dikkat ve sorumluluklarını gözden geçirmesi şarttır. Şöyle ki:

Bir: Muhalefet muhalif olmanın tersine davranmak olmadığını bilmeli ve iktidara zarar vermek adına gerçekliği incitmemelidir.

İki: Madem maksat memleketin huzur ve refahıdır, öyleyse bunu sağlayan hangi parti olursa olsun bunu kendi amacına hizmet kabul etmelidir.

Üç; Hırs ve ihtiras insanın samimiyet yalanını yüzüne vuran en büyük ruhsal sivilcelerdir. Bu sivilcelerle oynanırsa çıbana dönüşür.

Dört: Egosunu yenen ve ben, sen değil biz ve hepimiz diyen muhalefet muhalefette de olsa iktidarda sayılır.

Beş: Muhalefet farklılıkları birleştiren, zıtları kaynaştıran; dünyanın gerçek fotoğrafının tek renk olmadığını lisanı hâl ile dile getirendir.

Altı: İktidar olmak nasıl mutlak değilse, muhalif ve karşıt olanı taşıyan kafa da ilelebet aynı yükü taşımaya devam etmez. İnsan ağırlıklarını atmaya mütemayil bir varlıktır. Göz göze gelmek de ağırlıktır burun buruna gelmek de.

Yedi: Entelektüel birikim en çok muhalif olana nerede duracağını öğretir. Şayet bu birikim yoksa sözün de fiilin de sabitesi yok demektir.

Sekiz: Halka tepeden bakarak iktidara muhalefet etmek iddiayı baştan kaybetmektir. Halk varsa, halkta yankısı işitiliyorsa bu yankıya tercüman olmak gerekir.

Dokuz: Eskimiş, yıpranmış klişe muhalefet dili derhal terk edilip gençlere ve çocuklara örnek olacak, kuşakları etkileyecek yapıcı bir eleştiri dili getirilmelidir.