Lala Mustafa Paşa Camisi önünde toplanan aralarında doktorlar ile tıp fakültesi öğrencilerinin de yer aldığı kalabalık, ellerinde Türk, Filistin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi bayraklarıyla Yakutiye Medresesi'ne kadar yürüdü. Soğuk havaya rağmen adımlarından taviz vermeyen sağlıkçılar, taşıdıkları dövizlerle Gazze'deki insanlık dramına dikkat çekti.

Yorulan kalpleri uyandırmak için sahalardayız

Grup adına basın açıklamasını okuyan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Hakan Sümbül, haftalardır süren sarsılmaz bir kararlılıkla meydanlarda olduklarını vurguladı. Zamanın ve mekanın rehavetine kapılmadıklarını belirten Sümbül, "Bugün burada sadece sesimizi duyurmak için değil; yorulan kalpleri uyandırmak, uyuşan zihinleri diriltmek ve herkesi derinden sarsması gereken acı gerçeklerle bir kez daha yüzleşmek için toplandık" dedi.

Sıradanlaşan günlük hayatın konforuna dikkat çeken Sümbül, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizler her yeni güne güven içinde uyanarak işimize, okulumuza gidiyoruz. Arkadaşlarımızla özgürce buluşuyor, çocuklarımızın başını huzurla okşuyor, eş ve dostlarımızı korkusuzca ziyaret edebiliyoruz. Bizim için son derece sıradan olan bu anlar, ne yazık ki yanı başımızdaki bir coğrafyada ulaşılamaz bir hayale dönüştü."

Katil yapıyı evlatlarımıza anlatmalıyız

Gazze'deki direnişin nesillere aktarılması gerektiğinin altını çizen Sümbül, katil İsrail'in insanlık bünyesine musallat olmuş en azılı zehir olduğunu ifade etti. Sadece ekran başında üzülmenin yetmeyeceğini dile getiren Sümbül, boykot çağrısını şu sözlerle yineledi:

"Boykot kardeşimizi katleden kurşuna, o bombaya, o uçağa bir kuruş dahi finansör olmamaktır. Dünyevi heveslerimizden vazgeçmek, maddi ve manevi boykottan zerre taviz vermemektir. Boykotumuzu sarsılmaz bir kararlılıkla sürdüreceğiz."

Kaynak: Haber Merkezi