BAŞLIK ne anlamı mı geliyor Şuna; Ersun Yanal, sahaya sürdüğü ilk on birle Fenerbahçe’nin ve belki de kendisinin idam ipini uzattı. Neden mi Gazetelere baktım bu büyük yanlıştan tek satır yok. Ekranlarda zaten yağlanma görevi olduğundan ses yok.

Hemen açalım o zaman. Fenerbahçe, sezon başından bu yana üç hazırlık maçı oynadı. İlki PTT Birinci takımlarından Boluspor idi. İkincisi Azeri futbolundan bir temsilci ve üçüncüsü de Hollanda’dan PSV... Bunların hepsinde Fenerbahçe 4-1-4-1 gibi 4-3-3 oynamaya çalıştı. Emre tek ön libero gibi görev yaparken, önünde genelde iki ön orta saha ve ileride de üçlü bir hücum gücü şekillendi. Ama bütün bunlar olurken de orta alanda bir sıkıntı yaşandığı ve yaşanacağının açık ve net görüntüleri vardı.

İşte bu yüzden de Fenerbahçe, Salzburg maçına müthiş bir yanlış kurgu ile başladı. Geri dörtlünün önünde bir dörtlü vardı. Alper, Topal, Emre ve Meireles... Önde de ve de hayretle Kuyt solda, Webo ise değişken. Şimdi sormak lazım değil mi, madem 4-4-2 kafanızda vardı da, hazırlık maçlarında bunun üzerinde neden ciddi şekilde durmadınız Ve de üç liralık Salzburg takımını kalenize hem hızlı ve hem de hayatında belki de bir daha göremeyecek biçimde organize davet ettiniz. Bunu anlamış değilim. Acaba, “Emre’siz olmaz, başkanın adamı. Alper’e çok para gitti, bütün medya onu övdü, ayrıca benim eski talebem. Topal zaten bir numaralı ön libero. Meireles’in büyük tecrübesi var” gibi bir gece terlemesi yaşadı Yanal Sormaya devam edelim. Webo, dolaşarak oynayabilecek güce sahip mi Hiç böyle ağır bir mesai yaşamış mı Kuyt’ı hem sakız çiğnemek, hem de merdiven çıkmak gibi bir işe sürmek ne kadar akılcı acaba Diyelim ki Alper’e sağ koridoru açmak için yaptınız.  Eskişehirspor’un bütün maçlarını izleyin bakalım Alper acaba hangi kanatta daha çok öne top taşımış

Yani Fenerbahçe az kalsın kuşa kurda yem edilecekti Neyse ki Ersun Yanal, maç sonrası oyunun son yarım saatinde iyi oynadıklarını söyledi. Bu aslında bir yanlışın itirafı idi. Peki, nasıl oldu bu Öyle oldu çünkü yanılmıyorsam 58. dakikada Emre çıktı Christian girdi, sonra da Alper, Sow’la değişti. Yani Fenerbahçe geçen sezondan alışık olduğu düzene döndü. Bu arada kaleci Volkan’a da dua etmeli Yanal... Büyük hatasının bir facia ile sonlanmasına kaleci Volkan müthiş kurtarışları ile engel oldu, bu biiiirr.... İkincisi de, rakibin 1-0 öne geçtikten sonra derinliğe gidebilecek alanları bulup pas yanlışları ile bunların hepsinin Fenerbahçe atağına çevrilmesidir. Üçüncüsü ise, Salzburg teknik direktörünün golü atan Brezilyalı ile sahanın en iyisi Senegalli siyası oyuncusunu oyundan almasıdır. Buradan bakınca üç kuruşluk böyle bir takım karşısında Fenerbahçe farktan kurtuluyor Ayıp be hocam! Biz sana Aykut hoca gibi sakız çiğne demiyoruz ama iki sene önce yapılmış yapıyı da hemen tadilata sokma! Hele hele resmi bir Avrupa maçında...

Bu arada önemli bir yere daha geleyim. Fenerbahçe savunması spor medyası tarafından topun ağzına konmuş gene. Yahu etmeyin, eylemeyin. Artık bu işi öğrenin. Sorun bakalım koca Alves’e size ne anlatacak. Hatta Cadlec’e bile. En deneyimli, en uluslararası oldukları için olanları seçtim. Önlerinde böyle uygunsuz ve uyumsuz bir orta saha ve ileride böyle tuhaf ikili olursa bunun sıkıntısını kim çeker Futbolu öğrenin artık. Bu oyunun 105x68 ölçülerinde oynandığını ve bu büyük alanda birbirine geçip çıkan toplulukların topuna birden bakın. Hatta size bir tavsiyem var; Faruk bey de yararlansın, hep topun olduğu yere bakmayın. Bakın bakalım, top en uç adamda iken kaleci nerede, geri dörtlü nereye çıkmış, orta alan hangi pozisyonlara girip çıkıyor. Tam tersi, top kalecide iken bakım bakalım, kanatlar falan hangi role bürünüyorlar. Geçenlerde de yazdım. Fatih Terim bu çift santrfor dümeninde kalırsa, halini de merak ederim diye... İşte Ersun Yanal da bu maçın ilk 58 dakikasındaki saçmalıktan hemen ayrılsın!

Tur mi Eeee, fazla detayı olmayan ama içinde alışkanlıkların bulunacağı bir Fenerbahçe bu takımı elemezse, Young Boys’u bile unutturur. Yani tur yüzde 99 Fenerbahçe’nindir. O geri kalan bir de... Aman sakın ha!