Mail adresime düşen mesajlara göz atarken bir beyefendinin, “20 yıldan beri evli olduğunu fakat eşinin yaşının üstünde gösterdiğini, yan yana geldiklerinde birbirlerine hiç yakışmadıklarını, dört çocuğunun durumunu dikkate aldığı için da boşanmaya cesaret edemediğini” içeren ifadelerine rastladım… Mesajı okurken buram buram Anadolu kokan o kadının omuzlarına terk edilen yükü ve bitmek bilmeyen çilesini bütün yoğunluğu ile hissettim. Ama bizim toplumumuzda ne yazık ki kadınlar meramlarını anlatamaz, yaşadıkları çileyi ailenin sırrı deyip içlerine atarlar.

Yarım asır önce ev işlerinde ya da dışarıda yeterli performans gösteremediği için terk edilen kadınların hikâyelerini dinler ve yaşanan haksızlığın sümen altı edildiğini dile getirirdik. Bugün kadının evinde ve dışarıda yapacağı işlerin büyük çoğunluğunu teknoloji devraldı fakat onun yazgısı hiç değişmedi. Kadınlar artık yaşlarının üstünde gösterdikleri, bakımlı olmadıkları, bulundukları ortamda etki oluşturmadıkları gerekçesi ile terk ediliyorlar. Kadının şahsiyetini değil cinselliğini öne çıkaran bir anlayışla karşı karşıyayız. Ne yazık ki magazin haberleri adı altında sergilenen programlar, şarkıcı, oyuncu ve fenomenlerin birbirlerini görüntüleri üzerinden vurmaları, idealize edilen Batı tarzı kadın prototipinin sürekli şekilde gündeme gelmesi, yetmişlik ninelerin estetik ameliyatlarla yaşlarından çok daha genç görünmeleri insanların kadına bakışını büyük oranda etkiledi. Kadınlar eğer idealize edilen prototipe uymuyorlarsa ne evlerinde ne de sosyal ortamlarda kendilerine yer bulabiliyorlar. Sadece evlilik hayatında değil iş ortamında, sosyal hayatta, aile ve arkadaş çevresinde de kadınlar görüntüleri ile tanımlanıyor ve ağırlanıyorlar. Fit olmak, çekici olmak kadının eş kimliğinin ya da analık vasfının önüne geçiyor ve aslolan ahlâktır diyen hacı abilerimiz dahi eş seçimini yaparken sadece görünürlüğü dikkate alıyorlar.

Savaşların, ekonomik sorunların, iklimsel değişimin, ahlaki yozlaşmanın, salgın hastalıkların gündemden hiç düşmediği bir dönemde eşinin yaşlandığını gerekçe göstererek onunla yollarını ayırmak isteyen kişiye ne cevap verebilirsiniz?

Be kardeşim yirmi yılda eşinden çok şeyler alıp götüren zaman acaba seni geride mi bıraktı? Sen de yaşlanıyorsun, sen de ölüme adım adım yaklaşıyorsun.

Yirmi yıldır sana yol arkadaşlığı yapan kadının yüzündeki o çizikler onun çilesinin, ezilmişliğinin ve taşıdığı yükün işaretidir. Kadının yüzündeki çizikler dört çocuğa verilen emektir, sabırdır. Sana yoksulluğunda, hastalığında uzatılan elin izleridir o. Yüreği beş para etmeyen bir adamın yükünü tek başına sırtlayan bir kadının içine attığı sırlarının işaretidir o çizikler. Dört çocuğun sevgisi ile hayata tutunan bir ananın yuttuğu öfkedir…

Yirmi yıl boyunca senin ihmalkârlığını, düşüncesizliğini, tembelliğini, vurdumduymazlığını yüzüne vurmayan ve seni incitmekten kaçınan bir ananın asaletidir o çizikler. Var olanla yetinen ve seni zorlamamak için bir ekonomist gibi, eğitimci gibi hareket eden Anadolu kadının alnında taşıdığı onurdur o çizikler.

Her canlı doğar, büyür, gelişir ve ölür. İnsan çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılığın ikliminden geçer ve geride bir iz bırakıp gider. Hepimiz bir yaşlı adayıyız ve dünya ile yolculuğunda bize, emek veren ailemiz ve dostlarımız eşlik eder. O nedenle kadim kültürümüzde aile kurumuna ve buradaki emeğe büyük bir değer atfedilmiştir. Yani evlilik yaşantımızda aslolan emektir.

Zamanın kendisinden alıp götürdüklerini reddedip ergenliğe geçiş yapan kardeşim! Yirmi yıla sığdırılmış hatıralarının içinde hep o kadın var değil mi? İster kabul et ister etme, dört çocukla birlikte büyüttüğünüz sevgide en büyük pay o kadına ait. Sahip olduğunuz her şeyde onun eli var ve sen hiç farkına varamasan da o sevgisini ilmek ilmek örmüş bir kahraman.

Sevgi sadakat ile birlikte büyür. Eğer emeğin ne olduğunu kavrayabilirsen yaşlanmışlık olarak gördüğün izlere saygı gösterir ve birlikte gülüp birlikte ağladığınızın, birlikte yaşlandığınızın farkına varır ve ona hürmet gösterirsin. Unutma! Onunla birlikte sen de yaşlanıyorsun, senin de yüzünde çizikler beliriyor, sen de ölüme adım adım yaklaşıyorsun. Lütfen kendine uzaktan bak ve yaşını reddedip ergenlerin kulvarına geçmeye heveslenme. Unutma! Bunu deneyenler geçmişte de bugün de kaybettiler. Bilmiyorum ne dersin, karar senin!