Yorgun gemilerin limana sığındığı gibi, yorgun yürekler de imana sığınır; dinlenir, boşalan azmini, cesaretini, ümidini akü doldurur gibi Kitabı olan Kur an dan doldurur ve yine denizlerden daha derin yürekler üzerine sefere çıkar.
Bir çöp bidonunun arkasından babasının gölgesine sığınan, elinde taş bile olmayan bir çocuk üzerine bir bölük asker gönderip kurşunlatan Yahudi nin iç dünyasındaki canavarı görünce insan dehşete kapılır.
"Bu canavarın yapamayacağı cinayet ve hıyanet yok" deyip insanlığın geleceği için ümitsizliğe kapılır ama iman limanında, Kur an dan takviye aldığımızda, iman eden, afveden, halim/ yumuşak huylu, selim/elinden dilinden kimsenin zarar görmediği insanların kalıcı olduğu, yırtıcı, paralayıcı, parçalayıcı kuşların, hayvanların ve toplumların kısa ömürlü olduğu kanaatine varıp yolumuza yürüyoruz.
"Nuh deyip de peygamber demeyen" ve düşmanca tavırların her çeşidini sergileyenlerin yok olup gittiğini ama iman edenlerin hala rahmetle anıldığını, Nuh un neslinin devam ettiğini ve devam edeceğini bildirdikten sonra "Alemler içinde Nuh a selâm olsun" dedikten sonra kendi gibi düşünmeyenleri, kendisinin koyduğu kurallara uymayıp Allah ın sözlerine uyanları ateşe atarak cezalandırma tarafına giden Nemrut a başkaldıran ve ateşte yanmayı, zalimlere boyun eğmeye tercih eden İbrahim Aleyhisselâmın başarısını anlattıktan sonra "İbrahim e selâm olsun" buyuruyor ve kıyamete kadar gelecek insanlar arasında hayırla yad edilecek bir nam bıraktığını haber veriyor.(Bak: Saffat suresi: 72-182)
Firavun gibi, şöhreti cihanı tutmuş, ateş atmadığı ev, işkence etmediği yürek kalmamış olan Firavun, yalnız Kıpti ırkının ayakta kalması için İsrail oğullarının erkek çocuklarını dünyaya geldiği anda doğum doktorlarına öldürtüyordu. Öldürmeyen doktorları da öldürtüyordu. Sonu ne oldu Bütün imansız Kıptilerle birlikte suyun içinde yandı.
İbrahim (S.A.V) ateş içinde hayat bulurken, Firavun, su içinde yandı. Onun karşısına dikilip, "İnsanları yaratan, yönetme hakkına sahiptir" dedi. İşkencelere uğradı sonunda kurtulan Musa ve ona iman edenler oldu.
Rabbimiz, Musa ve Harun (S.A.V) için: "O ikisine de selâm olsun" diyor. Kıyamete kadar gelecek insanlar oranında hayırla yad edileceklerini ve iyi bir isim ve nesil bırakacaklarını haber veriyor.
İshak, İlyas, Yunus peygamberler hatırlatılır ve "Onlara da selâm olsun" onların da namı kalmıştır denir.
İnkarda ve fuhşun en çirkinlerinin birini icadda öncülük yapan kavme karşı doğru yolu gösteren Lut Aleyhisselâm ve başarısı hatırlatıldıkta, Yunus peygamberin mücadelesi ve başarısı anlatıldıktan sonra "Bütün peygamberlere selâm olsun" diyerek ve Allah a hamd ederek "Saffat" suresi sona erer.
Ama biz, onlara selâm ederken, onların yolunda yeni bir aşk, heyecan ve ümitle yürürken, Yahya Kemal diliyle:
"Evvel giden ahbaba selâm olsun erenler" der ve devam ederiz.