Türkiye’nin rotası yine Batı’ya döndü. Bu defa, taraftarlar fena tosladılar.
“Ey Amerika” diye başlayan cümleler kurmuştu ya hani. İşte, o zaman bazılarının adeta yüreği ağzına gelmişti. N’oluyoruz diye. Çünkü zahiren Türkiye, ABD İle savaşın eşiğinde bulunuyordu. Hatta Suriye’de TSK’nın yapmakta olduğu bazı operasyonları gerekçe göstererek, ABD ile savaşın fiilen başlamış olduğunu belirtenler oldu. Türkiye’nin rotası Batı’dan Doğu’ya kaydı eleştirileri de vardı. Takdirler de gecikmedi. Hepsi peş peşe gelmeye başladı. Ta ki bu süreç, McKinsey şirketiyle anlaşmaya evrilinceye kadar, böyle devam etti. Arkasından, Almanya ziyaretiyle gerilen ilişkiler onarıldı.
Hem ABD ile, Hem de AB ile ilişkilerde başa dönülmüş oldu. Yani, “az gittiler uz gittiler, dere tepe düz gittiler”. Fakat bir arpa boyu yol alamadılar. Mademki, böyle olacaktı, o zaman bunca patırtı niye diye sormalar başladı. Tabi biz, yine de; inşallah sonu hayrolur diyelim ve inandığımız istikamette yürümeye devam edelim.
Şunu da ifade etmekte fayda var:
Son yapılan manevralar yeni değil ki, bu adamlar yola çıktıkları günden beri, benzer şeyleri tekrar edip durdular. Bu çelişkilerin hangi birini anlatalım. Zina yasasının çıkarılmasında da benzer bir tavır sergilenmedi mi?
Hatırlanacağı üzere, Sn. Cumhurbaşkanı, o zamanlar başbakandı. Yasa taslağı Meclis’te görüşülürken kürsüye çıktı ve “biz müstemleke ülkesi değiliz” dedi. Önlerine her konulan maddeyi yasalaştırmayacaklarını söyledi. Bazılarının, tabir yerindeyse içinin yağı eridi.
Ya sonra?
Sonrası malum. Birkaç gün içinde Brüksel’e gitti ve orada açıklama yaptı:
“AB uyum yasaları çerçevesinde verilen sözler tutulacaktır” dedi ve ekledi. Sayın Meclis Başkanı’nı aradığını ve Salı günü yapılacak ilk toplantıda meseleyi görüşüp yasalaştıracaklarını söyledi. Belki, bazı kimseler, olup bitenleri normal karşılayabilirler. Fakat biz, böyle olmak istemeyiz. Bu duruşumuza saygı gösterilmesini bekleriz.
Bu ruh hali başka bir şey. Rahip Brunson’un önümüzdeki günlerde serbest bırakılacağı söyleniyor. İdamı geri getireceğini söyleyenler, af çıkarıyor. Bunlardan daha ne beklenir ki. Tabi, yandaş olanlara acımaktan başka, elden bir şey gelmiyor. Allah, kimseyi bu duruma düşürmesin diye kendi kendimize dua ediyoruz.
Evet, dedik ya; Erdoğan yanıltmadı diye. İşte ondan. Sayın Erdoğan aynı Erdoğan.