Geçtiğimiz hafta sonunu Kayseri de geçirdik. Kayseri

Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Kayseri Şubesi nin

ortaklaşa düzenlediği Erciyes Yazarlar Zirvesi nin katılımcısı idik. Bizimle

birlikte D. Mehmet Doğan, İbrahim Ulvi Yavuz, Ahmet Fidan gibi TYB nin merkez

yönetimi öncülerinin yanı sıra Ankara, İstanbul, Bursa, Konya, Eskişehir,

Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kayseri TYB şubelerinden yazar arkadaşlar

zirve nin katılımcıları oldular.

30 Mart Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Meclis

Salonu nda TYB Kayseri Şube Başkanı Ahmet İlhan ın açılış konuşmasıyla başlayan

Erciyes Yazarlar Zirvesi nde TYB Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz ve Şeref

Başkanı D. Mehmet Doğan da birer konuşma yaparak Kayseri BŞB Başkanı Mehmet

Özhaseki ye teşekkür ettiler. Bu konuşmalardan sonra zirve birbiriyle

bağlantılı iki ayrı panel şeklinde icra edildi. Oturum başkanlığını yaptığımız

Anadolu da Edebiyat başlıklı birinci oturumda Oktay Durukan, Metin Zirek, M.

Ali Köseoğlu ve Mahmut Bıyıklı tebliğleriyle yer aldılar.

Oturumun ilk konuşmacısı olan Oktay Durukan, başkanlığını

yaptığı Kültür ve Sosyal İşler Dairesi nin faaliyetleri çerçevesinde bir sunum

gerçekleştirdi. Kültür ve sanatın başkenti ifadesinin günümüzde sadece İstanbul

için kullanılmaması gerektiğini söyleyen Durukan, iletişim imkânlarının

artması, fakat özellikle yerel yönetimlerin katılımı ile kültür sanat

faaliyetlerinin farklı merkezlere yayıldığını belirtti. Buna bağlı olarak da

merkez taşra çatışmasının artık önemini yitirdiğini ileri süren Durukan, bir

örnek olarak Kayseri BŞB nin kültür ve sanat faaliyetleri bakımından oldukça

başarılı olduğunu vurguladı. Aynı oturumun ikinci konuşmacısı Gaziantep TYB

Şube Başkanı Metin Zirek Anadolu da gelişen tasavvuf edebiyatının başlangıcına

dair tespitlerde bulunduktan sonra bu alandaki ekolleri açıkladı. Bunlar

Mağrip, İran ve Horosan mektepleriydi. Bu ekollerin Anadolu daki izlerini takip

eden Zirek, Mevlana, Yunus Emre, Sinan Paşa, Hacı Bektaş-ı Veli, Erzurumlu

İbrahim Hakkı, İsmail Hakkı Bursevi gibi isimler üzerine yoğunlaştı. Metin

Zirek, tasavvufun Türk diline olan katkısı üzerinde de durdu.

Konya TYB Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu Anadolu Âşık Edebiyatı

ile ilgili tespitlerde bulundu. Konusunu yer yer güncelleştirerek sunan

Köseoğlu, gerçek âkil insanların Anadolu daki âşıklar olduğunu söyledi.

Konusunu Kayserili âşıklarla bağdaştırarak anlatan Köseoğlu, Dadaloğlu,

Seyranî, Âşık Hakan, Âşık Ali Çatak, Habib Karaaslan gibi ustalar üzerinde

durdu. Birinci oturumun son konuşmacısı olan Mahmut Bıyıklı Anadolu

Dergiciliği ni anlatırken ilginç aforizmalar söyledi: Dergiler kapanmak için

çıkarlar diyen Bıyıklı, Anadolu dergilerinin kaderi aynen Anadolu yazarlarının

kaderi gibidir. Kendi beldelerinde dahi tanınmazlar tespitini yaptı.

Edebiyatımızda Anadolu başlıklı ikinci paneli Ahmet

Fidan yönetti. Bu oturumda Muhsin İlyas Subaşı, Anadolu şair ve yazarlarının

karşılaştıkları güçlükleri anlattı. Anadolu daki yazarın sıkıntısı yazdığını

basamamak, bastığını dağıtamamak diyen Subaşı, bu konuda yerel yönetimlerin ve

sivil toplum kuruluşlarının üzerine büyük işler düştüğünü söyledi.

Hikâyelerimizde ve Romanlarımızda Anadolu başlığını taşıyan bir konuşma yapan

Duran Çetin, günümüzün kentleşen Anadolu şehirlerinin edebiyata nasıl yansıdığını

açıkladı.

TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu Şiirimizde

Anadolu başlıklı tebliğinde Cumhuriyetin ilk yıllarında kullanılan Anadolu

algısının özürlü oluşuna dair hükümler verdi. Bunda, dönemin şair ve

yazarlarının devlet tarafından maddi olarak desteklenmesinin önemli bir etken

olduğunu vurgulayan Kurtoğlu, Kemalettin Kamu, Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz,

Orhan Şaik Gökyay, Ömer Bedrettin Uşaklıgil gibi örnek şairler üzerinde

durduktan sonra Yavuz Bülent Bakiler, Ahmed Arif ve Erdem Beyazıt tan birer

örnek şiir takdim etti.

Programın son konuşmacısı Mustafa Özçelik ti. Anadolu da

Yazar Olmak konusunu işleyen Özçelik, Yazar nerede yaşarsa yaşasın, fincancı

katırlarını ürküten insandır diyen Özçelik sözünü, Çünkü o yazdıklarıyla

insanlara aydınlık bir pencere açar cümlesiyle tamamladı. Yazarların yıllardır

susturulmaya çalışıldığını, psikolojik müdahalelere maruz bırakıldığını

söyleyen Özçelik, bu sıkıntıların bertaraf edilmesi hususunda da görüşler

sundu.

Erciyes Yazarlar Zirvesi bu iki oturumun yanı sıra şehir

gezileriyle renkli ortamlara sahne oldu. Şehir gezisinin ilk gününde Kadir Has

Stadyumu nun yer alması katılımcılar arasında ciddi esprilere konu oldu. Fakat

ikinci gün gezilen Gevher Nesibe Darüşşifası ve Erciyes Dağı ise katılımcıları

hayli memnun etti.

Erciyes in zirvesinde okunan Sonuç Bildirisi ise

Erciyes Yazarlar Zirvesi nin adına yakışır bir bildiri olarak kaydedildi. TYB

İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı nın okuduğu bildiri şu cümlelerle

tamamlanıyordu: Biz, Erciyes in zirvesinde buluşan İstanbul, Ankara, Konya,

Bursa, Eskişehir, Kahramanmaraş, Kayseri, Gaziantepli yazarlar soruyoruz:

İsimleri birbirinin aynı olan evlatlarımızı kara toprağa vermekten, anaların ak

yaşmaklarına sildikleri gözyaşlarından, toprak damlı evlere kardeş kavgasından

şehit evlatlar taşıyıp, al bayraklar asmaktan bıkmadık mı Dağlarında özgürce

keklik avlamak, ırmaklarında çimmek, yaylalarında türkü söylemek istediğimiz bu

güzelim vatanımızı, silahların ve korkuların kıskacından ne zaman çıkaracağız

Kayseri de keyifli üç gün geçirdik. Keyfimizin büyük bir

kısmı başta Kayserili olmak üzere Anadolu nun farklı şehirlerini temsilen orada

bulunan şair ve yazar arkadaşlarla olan muhabbetimizden kaynaklanıyordu. Burada

özellikle Kayserili şair, yazar ve kültür insanlarını anmak ve ilgi ve

alakalarından ötürü teşekkür etmek istiyorum: Muhsin İlyas Subaşı, Bekir

Oğuzbaşaran, Oktay Durukan, Ahmet İlhan, Vedat Ali Tok, Vedat Sağlam, Selim

Tunçbilek, Ali Özkanlı, Ali Dursun, A. Kadir Karaman, Âşık Çölkuşu ve diğerleri...

Hepinize sonsuz teşekkürler...