BİR mücadele, tutku ya da talep olmaktan çıkarılıp

sorumluluk hassasiyeti kazandığında asildir. İnsana yeni bir düşünce, yeni bir

beceri ve yeni bir araç donanımı sağlayan bu asalet ancak başarıyı

anlamlandırabilir, onu ödülden bir yolculuğa dönüştürebilir. Bu dönüşümü

başlatamayan mücadele ise, sadece güç ve iktidar mücadelesidir. Dönüşüm

yaşatmak ise, öncelikle neyiz, kimiz, ne yapıyoruz, niçin yapıyoruz ve nasıl

yapmalıyız sorularının karşılık bulmasına bağlıdır. Bugüne kadar bu ülkede taş

üstüne taş konduysa, bu soruların karşılık bulmasıyla olmuştur.

İslam ın iktidarı ele geçirmek değil, iktidarı

sınırlandırmak gibi bir mesajının olduğunu ve bunu hak kavramı üzerine bina

ettiğini anlamadan, Erbakan Hoca nın mücadelesiyle milletimize nasıl rehberlik

ettiğini anlayamayız! Bu noktada, sorunları milletinin dünya görüşünü esas

alarak çözmek en büyük mücadele, millete yol göstermek de hoca lıktır! Çünkü

önemli olan, milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmenin cumhurbaşkanı,

başbakan ya da bakan olarak Türkiye ye hizmet etmenin değil, yapılan

hizmetlerin içeriği ve kime yaradığı hususudur. İstişare ile demokrasinin

birbirinden ne kadar da farklı olduğunu bu mücadele ile ilk kez gördük. Fikir

gücünün ne kadar önemli olduğunu da

Her milletin kendi düşünce ve görüşüne göre ülkesini

yönetmesi ve sorunlarını çözmesi doğaldır ve gereklidir. Bu açıdan ilim

evrenseldir ancak çözümler yerel ve milli olmalıdır. Bu mücadele istiklal ve

istikbal mücadelesi olup bu ülkede ikisi de gerçekleşmiştir.  Diğer milletlere ve İslam ülkelerine de

örneklik teşkil eden bu mücadele, bir insanın saadetinin bütün insanlığın

saadetinde yattığını yeniden keşfetmemizi sağlamıştır. Bu yüzden de Erbakan

Hoca dan sonra hiçbir şey, Hoca dan öncesi gibi olmadı. Çünkü zor bir yolda

nasıl yürüneceğini göstermekle görevliydi. Bunu gösterdi ve aslında yolun zor

olmadığını herkes anladı.

Şimdi fikir gücünün farkında olanlar sadece disiplinli

olmak şartıyla aynı sonuca ulaşabilirler. Elbette bu disiplini anlamlı kılan

soruyu kendilerine sorarak: Eyyüb el Ensari İstanbul da ne arıyor Erbakanca

mücadele, niçin sorumlu olduğunu ve ne yapması gerektiğini idrak edenlerin,

yapılması gerekenleri nasıl icra edecekleri konusunda istişare ederek yol

almasıyla sürecektir. Yeter ki, Erbakan Hoca nın örnekliği ve metodu bu açıdan

izlensin ve ciddiyetle takip edilsin! O, şerefle bitirmesi gereken bir hayatın

içinde olanlar için bir rehberdir. O, attığı adımıyla engele takılmadan bir

sonraki çözümü gözüne kestirenler için bir modeldir. O rehberin anlaşılması, o

modelin yerelleştirilmesi ile insanlık, gücünü haktan alan bir liderlikle

yeniden buluşacaktır.

Bilinmelidir ki, Erbakanca Mücadele de atılan her adım,

yapılan her iş hayırlı, konuşulan her söz hikmetli ve gösterilen her tavır

ideal bir nitelik kazanır. Bu kazanımlar, insanın ruhunda, güzelliklerden çok

fazla zevk alabilmesini sağlayan bir derinlik oluşturur. Hem yol gösteren hem

de yolda tutan misyonuyla, kardeşlerini uyarmaya devam eder. Bu hassas dönemde

bir ahlaki vazife olarak bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Çünkü memleket

meseleleri kan dökerek değil; dil dökerek, ter dökerek çözülebilir!