Dünkü Milli Gazete’de gördüğüm, “Çalınmış 15 yıl” isimli haber, bir milletin nasıl dört bir yandan terör saldırıları altında olduğunu çok acı anlatmakta idi.

İçerideki ve dışarıdaki şeytanların işbirliğiyle yıllardır kalleşçe katlettikleri ana kuzularının acıları yüreklerimizi dağlarken. Bir başka koldan saldırıp ekonomik terör olan dövizle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaktalar.

Yetmedi...

Eğitim terörü ile yoksul halk çocuklarının ne emeklerle gece gündüz çalışıp soğuk odalarda karınları yarı aç hazırlandıkları sınavlarda, yarınlarda mutlu olunacağı hayalleri ile neredeyse kendilerini bitirerek sağlıklarından olarak çalışmalarını, emeklerini, alın terlerini vahşice yiyip tüketerek onların geleceklerini de katlettiler. 

Soruları bir yarasa gibi karanlıklara karışıp çalarak yandaşlarını en iyi yerlere getirdiler. Kul hakkı gibi affı mümkün olmayan bir günahın hamallığını yaparak, memleket evlatlarının yoksulluktan kurtulma çabalarını buldozerlerle ezdiler.

Bütün güzel umutlarını infilak ettirip havaya uçurdular.

Ailelerinin son çırasını, son ışığını da söndürerek fakirlikten kurtulma çabalarını vahşice altın kürelerine doldurup içtiler. “Ardımdan ağlama aney, mehendis olacağım” diye yazan gençlerin dileklerini, yüreklerine mahpus edip hayatlarını söndürüp yaşamdan kopardılar.

Dağ köylerindeki genç kızların öğretmen olmak, doktor olmak hayallerini parça parça edip, azgın hırslarının derelerine verdiler. Fakat korkarım ki çalınmış yıllar 15 yılla da sınırlı değil.

25 yılı bulabilecek bir hak çalma, insanların umutlarını yok etme terörü ile karşı karşıyayız. “Çalınmış 15 yıl” haberi, eğitim teröründe ne canlar yakıldığını, nice istikballerin söndürüldüğünü açıkça ortaya koymakta:

“ÖSYM’nin bilgisayarlarını inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün 15 yıl boyunca soruları çaldığını tespit etti. Savcılık, FETÖ üyelerinin soruların yüklendiği bilgisayarlarda ara yüz oluşturarak, taşınabilir bellekler aracılığıyla sızdırdığını tespit ederken, ÖSYM’nin yaptığı sınav sorularının bulunduğu bilgisayarları son 15 yılda kimlerin kullandığını belirlemek üzere inceleyecek.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversiteye giriş, kamuya yerleşme ve kamuda yükselmeye ilişkin toplam 20 sınavla ilgili soruşturma yürütüyor. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu’nda görev yapan 8 cumhuriyet savcısı, sınavlarda soruların FETÖ/ PDY tarafından sızdırılıp sızdırılmadığını ve başka usulsüzlükler yapılıp yapılmadığını araştırıyor.

Başsavcılığın mercek altına aldığı sınavlar şunlar: 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı, 2010 KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür Sınavı, 2012 KPSS, 2012 Adli Yargı Hâkim ve Savcı Seçme Sınavı, 2014 LYS, Komiser Yardımcılığı Sınavları,  2009 Polis Koleji Sınavı, 2012 Polis Akademisi

Sınavı, 2011 Adalet Bakanlığı Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı, 2012 Astsubaylık Sınavı, 2010 SHÇEK Müfettiş Yardımcılığı Sınavı, 2014 Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hâkim Adaylığı Sınavı”.