Parkta bahar güneşinin tadını çıkaralım diye evden çıkmıştık.
Bir grup genç yakınımızdaki yeşilliğe gelip oturdular. Konuşmaları çok net duyuluyordu:
-Kardeşim bu iktidarın ne yaptığını ve niçin yaptığını anlamak çok zor. Gazze’de Müslüman katliamı yaşanırken, katil İsrail’in kulağı olan Kürecik tesislerini kapatmıyor. İngiltere dâhil dünya üzerinde birçok devlet katil İsrail’e çeşitli müeyyideler uygulama kararı alıyorken bunlar oralı bile değil. Azeri petrolünün ülkemizden geçip İsrail’e akıtılmasını önlemek şöyle dursun, gündem bile yapmıyor. Kaçamak yollardan “ticaret” adı altında hayati malzemeleri İsrail’e sevk edenlere mani olmuyor. Limanlarımız ve karayollarımız kontrolsüz bir şekilde İsrail’e silah sevkinde kullanılırken bunları protesto edenlere engel oluyor. İkide bir dünyada İsrail’e destek veren ülkeleri kınıyor ama en büyük destek veren kendi ülkemiz olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nasıl bir İsrail seviciliği, nasıl bir dostluk? İsrail’e bunca destek vermek, onlarla dost olmak neden? Bunu anlamak çok zor.
-Ya ama ta AKP kurulurken ABD’de verilen sözleri unutmuş gözüküyorsunuz. Nasıldı o söz: “İsrail’in yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye asla razı olmayacaktır.” Bundan daha geçerli bir sebep olabilir mi?
-Bakın, Reis o sözleri iktidara gelebilmek için söylemişti. Yani o Siyonistleri kullanmıştı. Bunun için İsrail ile dostluğu devam ettirdiğine inanmak Reis’e iftira olur.
-Benim kanaatime göre Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bu iktidarın İsrail ile ters düşmemesini şart koşmuştur. Malum kırılgan bir ekonomik yapımız var ve düzeltmeye çalışıyor adamcağız. İsrail’in düşmanlığının kazanılması gibi yeni problemler istemiyordur.
-Ben buna da inanmıyorum. Reis Mehmet Şimşek’in oyuncağı değildir. Bunu delikanlılığa sığdıramaz. Ben Amerika’nın böyle istediği için İsrail ile dostluğun devam ettirildiğine inanıyorum. Malum ya, stratejik ortak.
-Bu da sakat bir düşünce. Her şey ilk başlarda olduğu gibi değil ki. Türkiye artık güçlendi. Amerika’nın oldubittilerine boyun eğen Türkiye yok artık. Gerektiğinde Amerika’ya restini çeken bir Reis söz konusu!
-Bana göre de AKP’nin İsrail dostluğunu devam ettirmesinin sebebi Suriye’deki gelişmelerdir. Reis İsrail’e Suriye’den girmek için her şeye sabrediyor. Günü geldiğinde İsrail’i haritadan silecek.
-Bak arkadaş katil İsrail Suriye’yi her gün bombalıyor. Şam’ı bile akşam sabah vuruyor. AKP iktidarı ise sadece “kaliteli kınamalarla” meşgul. Ülkemiz güçleniyor olsa İsrail’in bundan haberdar olmaması mümkün mü? Pervasızca ilerlemesi bu dediğiniz tezi çürütüyor.
-Arkadaşlar Reis’in BOP Eşbaşkanı olduğunu unutuyorsunuz. İsrail’in Gazze’yi ezip, Filistin halkını oradan sürmek, sonra da Büyük İsrail hayalini gerçekleştirmek gibi bir planı var. Buna da çok geç kalmış gibiler. BOP dediğimiz aslında BİP, yani Büyük İsrail Projesi değil mi? Irak’ı Suriye’yi, Libya’yı AKP’nin desteği ile parçalamadı mı? Eşbaşkan’ın bu projeye destek vermek asli görevi değil mi? Bence sebep budur.
-Ya ama Reis kendisi ifade etmişti: “BOP ölü doğmuş bir projedir.” İsrail ile dostluğunun sebebi bu olamaz.
İlk konuşan genç öfke ile yerinden fırladı:
-Yahu hepinizi dinledik. AKP’nin İsrail ile olan dostluğunun sebeplerini kendiniz söylediniz, kendiniz çürüttünüz. Ne yani geriye Reis’in İsrail yandaşlığının bir tek sebebi kalıyor. Onu mu söyleyeceğiz?
-…….!
-…....!
Baktık ki sıra “ihanet” isnadına geldi. Yavaşça ayağa kalktık. Çalılığın arkasından geçip oradan uzaklaştık. Yoksa başımıza adliyelik gaileler almamız işten bile değildi.
HAÇLI DOSTLUĞU
Düşman ile dost olma, derken tarih,
Dosttan da ileri senin defolun!
Bu gidişle ülkemiz batacak, sarih,
Defolunu da al, beraber defolun!
Ekrem Şama