Dost-düşman karışırsa daha doğrusu karıştırılırsa olacağı budur!
Yılların düşmanını dost diye bağrınıza basar hatta bağrınıza basmakla da yetinmeyip bir de "Stratejik ortak" olarak ilan edebilirsiniz!
Evet, her şey birbirine o kadar çok karıştı ki aslında stratejik düşman olarak ilan edilmesi gerekenler dahi bir anda karşımıza stratejik ortak diye çıkarılmaya başlandı!
Bu neyin alametidir
Bu feraset denilen kıymetli özelliğin yerinde yellerin estiğinin alametidir!
Feraset bir kere kaybedildi mi artık her şey allak bullak olur!
Ve bu allak bullak ortam içinde aklar ile karalar, güzeller ile çirkinler, doğrular ile yanlışlar hepsi birbirine girer!
Her şey alt üst olunca da ortaya garip sonuçlar çıkar!
İnsan o karmaşa içinde stratejik düşmanı olan kimse ile düşüncelerinin örtüştüğünü bile sanabilir!
Düşüncelerimiz örtüşüyor diyebilir, görüşlerimiz örtüşüyor diyebilir, bakış açılarımız örtüşüyor diyebilir!
Aslında örtüşen bir şey yoktur!
Aksine her şey ayrışıyor!
Ama feraset kayboldu mu ayrışma bile örtüşme olarak algılanabilir!
Dost ve düşman tayininde en önemli faktörlerden biri ortak çıkarlarsa bir diğeri de inançlardır!
Herkesin bir inancı var.
Dünyaya bir bakış açısı var!
Hal böyle olunca da dünyaya bakış açıları birbirlerine taban tabana zıt olanların görüşlerinin örtüşmesi hayal bile edilemez!
Peki, farklı dünyaya bakış açıları arasında bir diyalog, bir uzlaşma ortamı sağlanamaz mı
Böyle bir uğraş abesle iştigalden farksızdır!
Ne var ki insanımız son yıllarda bu yönde epey telkine muhatap kılındı!
Bizi içlerine alıp eritmek isteyen çevrelerin de yoğun baskılarıyla sanki güzel ve hayırlı bir iş yaptırılıyormuş gibi insanımıza sürekli akıntıya kürek çektirilip durdu!
Hala da bu gayretler sona ermiş değil!
Doğrusunu söylemek gerekirse bu yolda çalışanlar bir hayli mesafe de aldılar ve insanımızı gerçek değerlerinden bir hayli uzaklaştırmayı başardılar! Çünkü önce insanımızın ferasetini yok ettiler!
Feraset kaybolunca iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, ak ile karayı ayırt edebilme özellikleri de yok oldu!
Kara yı ak sanmaya başladılar!
Ve bu kafa karışıklığı içinde stratejik düşmanlar bile stratejik ortak olarak kabul edilmeye başlandı! Evet, ne acıdır ki gelinen nokta bu!
Dost ve düşmanı bile ayırt etmekte bir hayli zorlanır hale geldiler ve yine düşmanı stratejik ortak belleyerek yola çıkıyorlar! Hiç şüphesiz bu yanlış adımın bedelini yıllar sonra yine hep birlikte ödemek zorunda kalacağız!