Dünya Kupası dediğimiz zaman aklımıza gezegenin en büyük spor şöleni gelir. Ancak şu an içinden geçtiğimiz, ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde ama daha çok ABD'nin reklamına dönüşen 2026 FIFA Dünya Kupası, daha şimdiden tarihe büyük bir hayal kırıklığı olarak geçti. Neden mi? Gelin, 'daha fazla, her zaman daha iyidir' algısının futbolu nasıl katlettiğine yakından bakalım.

TAKIM SAYISI ARTTI KALİTE DÜŞTÜ
FIFA, bu yıl turnuvadaki takım sayısını 32'den 48'e çıkardı. İlk bakışta birçok takımın Dünya Kupası heyecanı yaşadığını ve o ülkelerin halkalarının mutlu edildiğini düşünsek de aslında bunun sebebi bu kadar masum değil. Ne yazık ki takım sayısının artırılmasının tek motivasyonu yayın ve reklam gelirlerini artırmaktı.
Kâğıt üzerinde bir yüzü çok iyi niyetli duran bu hamle, sahada büyük bir kalite kaybına sebep oldu. Geçtiğimiz turnuvaları takip edenler bilir grup aşamalarındaki her maç bir final havasında geçerdi. Şimdi ise aradaki güç farkının devasa boyutlarda olduğu, antrenman temposunda geçen maçlar izliyoruz. Dünya Kupası'nın kendine has kalite kokan dokusu kayboldu.
Turnuvadaki en farklı skorlar:
- Almanya 7 - 1 Curaçao
- Kanada 6 - 0 Katar
- İsveç 5 - 1 Tunus
- Hollanda 5 - 1 İsveç
- İspanya 4-0 Suudi Arabistan
- Japonya 4-0 Tunus
GECE YARISI FUTBOLU: UYKUSUZLUK VE İLGİ KAYBI
Kalite düşüşünü bir şekilde sineye çektik diyelim, peki ya maçları nasıl izleyeceğiz? Amerika kıtasıyla aramızdaki saat farkı, Türkiye başta olmak üzere Avrupa ve Asya'daki milyonlarca futbolseveri denklemin dışına itti. Sabaha karşı saat 03:00'te, 04:00'te oynanan ve hiçbir futbol vadetmeyen maçlar için kim uykusunu feda eder? Futbol; kalabalıklarla, sokaklarda, dost meclislerinde izlendiğinde güzeldir. Şimdi ise sabah kalktığımızda skorları sadece internetten kontrol ettiğimiz, ruhsuz bir turnuva deneyimi yaşıyoruz. Küresel olması gereken bu karnaval, maalesef yerel bir Amerikan şovuna dönüşmüş durumda.

SAATLERCE SÜREN SORGULAR
Turnuvada boy gösterecek futbolcu ve hakemlerin havalimanında uzun saatler süren sorgulamaya tabi tutulması ve Omar Artan'da olduğu gibi ülkeye alınmaması ise futbol tutkusuna gölge düşürdü.
Geçtiğimiz yıl Afrika'nın en iyi hakemi seçilmiş ve Dünya Kupası'nda düdük çalmaya hak kazanmış 34 yaşındaki Somalili hakem Omar Artan, Miami Uluslararası Havalimanı'nda tam 11 saat boyunca sorgulandı. Bunun sonucunda Artan'ın ülkeye girişi reddedildi ve İstanbul aktarmalı bir uçuşla Somali'ye geri gönderildi.
FIFA her ne kadar Artan'ın turnuva maaşını ödeyerek durumu toparlamaya çalışsa da, böyle bir hayalin bedeli parayla ödenemez.
BEKLENTİLERİN ÇOK ALTINDA KALAN BİR TURNUVA
Özetle; ABD'nin sınır krizleri ve diplomatik kibri ile FIFA'nın bitmek tükenmek bilmeyen ticari hırsları arasında sıkışıp kalan 2026 Dünya Kupası, sporun ruhundan çok uzaklaştı. 48 takımlı fikstür, izlenmesi imkânsız maç saatleri ve ev sahibi ülkenin katılımcılara yaşattığı bürokratik engellerle bu turnuva, futbol tarihinin en tatsız organizasyonlarından biri olarak hatırlanacak.