Siyonizm Müslüman halkların siyasi ve kültürel bilincini körelterek,
hayallerine kısa yoldan ulaşmayı hedefliyor. Müslümanları birbirlerine bağlayan
kardeşlik halkasını çıkardığı kaos ve tefrika ile zayıflatıyor. İnsanlarımızın
beşeri eğilimlerini kışkırtıyor, özünden uzaklaşmış sığ fertlerin ortaya
çıkmasına neden oluyor. Aile kurumunu bölüp parçalıyor. Adalet, hürriyet,
merhamet gibi değerleri melun hedeflerine kurban ediyor.
Yazılı ve görsel medya aracılığıyla müstehcenlik
sıradanlaşıyor. Ekranlarda boy gösterip gençleri özendirmeye çalışan sözde
sanatçılar, İslam la bağdaşmayacak bir yaşam tarzını bizim çocuklarımıza
sunuyorlar. Hırs, kavga, çatışma ve rekabet duygusunu tetikleyen yarışma
programları çocuklarımızın zihinlerine kuvvetle işleniyor. İslam ı karşısına
alan Siyonistler ve yandaşları iyilik telkini ile büyüttüğümüz çocuklarımızı
bizden koparıp, özlerine yabancılaştırıyorlar.
Otuz sene önce Müslüman kadınlar, alış veriş yaparken
israfa kaçmamaya özen gösterir, evde bir kışlık bir de yazlık pardösüm var,
üçüncüyü alamam diye düşünürlerdi. Artık dindar hanımlar da modanın tuzağına
düşmüş durumdalar. Modanın yakinen takipçisi olan bu hanımlar, şık olmayı,
görünür olmayı, çekiciliği her şeyin önünde tutuyorlar. Gündemlerini moda
trendine göre belirleyen hanımlar, İslamın öngördüğü hayat tarzını küçümseyip,
özlerinden uzaklaşıyorlar.
Siyonizm ve yandaşlarının en büyük korkusu Müslümanların
kardeşlik ekseninde birleşmeleri ve güçlenmeleridir. O yüzden Şii Sünni, Kürt
Türk söylemleri ile kitleleri kışkırtarak kardeşlik ahdimizi zayıflatıyorlar.
Birbirlerine bir elin parmakları kadar yakın olan müminler artık küçük bir
meselede dahi fırtınalar koparıyor ve birbirlerine düşman kesiliyorlar.
Siyonist eşkıyaların hedeflerinden biri de İslam
toplumlarında ekonomik istikrarsızlığa neden olabilecek kaos ve kargaşa çıkarmaktır.
Ortaya çıkan kaos, eşitlik, özgürlük, demokrasi kavramları ile kamufle edilerek
gündeme geliyor. İslam coğrafyalarında ekonomik, kültürel ve sosyal
çatışmaların ardı hiç kesilmiyor, failler ise yazdıkları senaryoyu hep arkadan
seyrediyorlar.
Büyük İsrail i kurup dünyayı maiyetleri altına almayı
hedefleyen Siyonistler, İslam coğrafyalarını parçalara bölerek, kendi kokuşmuş
ideallerine kısa yoldan ulaşmaya çalışıyorlar. İslam toplumları ise imani,
sosyal, kültürel, bilimsel ve iktisadi olarak güçlenip, ayağa kalkmanın
yollarını aramak yerine teslim olmayı tercih ediyorlar. Oysa Allah bizden hakkı
hâkim kılmamızı ve haklıdan yana tavır almamızı istiyor.