BU sözler Saadet Partisi Genel Başkanı ve biri hukuk

olmak üzere iki profösürlük ünvanlı isim Prof. Dr. Mustafa Kamalak a ait.

1998 yılı Kırkpınar ağalarından Mustafa Şahin ile

birlikte Saadet Partisi Genel Merkezi ne giriş yapıyoruz. Önce namazlarımızı

Erbakan hocanın kıldığı camide kılıyoruz. Arkasından parti kapısından içeri

giriyoruz. Mustafa Yılmaz ı soruyoruz. Sizi bekliyor diyorlar ve Yılmaz ın

yanına bizi alıyorlar. Tabi Genel Başkanı beklerken benim kafam taa Rahmetli

Erbakan hocamın Başbakanlığına gidiyor. Zaman Gazetesi nde görevliyim, yılın

sporcu anketi düzenliyoruz. 

Önce oy kullanmak için Başbakanlığa bizi çağırdılar,

arkasından yok sayın başbakanımız partiye geçecek dediler oraya gelin denildi

gittik. İşte şu anda bulunduğumuz ve saatlerce beklediğimiz mekan ad

değiştirmiş ve Saadet olmuştu. Her tarafta rahmetli Erbakan hoca kokuyordu.

Orda da saatlerce bekledik ama Başbakan oy atmak istemediği için geçe saatler 00:00 ı  gösterirken ayrılmak zorunda kaldık.

Şimdi ise Mustafa Kamalak o kadar güzel ağırladı ki, üç

Mustafa nın arasında kalan kişi benim. Mustafa Kamalak, Mustafa Şahin ve

Mustafa Yılmaz Neyse boş durmadık dileğimizi tuttuk .

Soruları sorduk. Mustafa Kamalak ın bu kadar spora ilgili

olduğunu açıkçası hiç düşünmüyordum; o kadar güzel yorumlar getirdi ve recete

yazdı ki, şikenin de dopingin de önlenmesini istiyorsak, imanlı gençlik yetiştirmemiz gerekli. Doping ve

şike ancak imanla yani Allah korkusuyla aşılabilir dedi.

Fazlısıyla katılıyor ve alkışlıyorum.

Sadece günü kurtarma adına gençleri başarıya zorlarsanız,

galip gelelim nasıl gelirsek gelelim mantığını işletirseniz ne ahlak kalır ne

de şike ve doping. Bizim milletimiz aç kalır, susuz kalır, hırsızlığa tenezzül

etmediği gibi o kişinin aç olduğunda bilmezlerdi.

Şimdi oralardan buralara gelen yönetici ve sporcular,

imanı Allah sevgisi ve korkusunu içinde az his edince her şeyi mübah görüyor.

Bu toplumun bireyleri de şikeye, dopinge bulaşmış hiçbir

başarıyı istemiyor.

Saadet Partisi nin gençler ve sporcular üzerinde

uygulayacağı manevi dersler, Türk sporunun ve yeni nesillerin geleceği

açısından büyük faydalar sağlayacaktır.

Bu karede bir kere daha görüldü ki Saadet Partisi ve onun Gençlik kollarına, imanlı gençlerine

ne kadar ihtiyaç var.

Burası bir parti değil, herkesin saadetle yaşayacağı

ülkemizin bayrağını dalgalandıracağı, istiklal marşını okutacağı, milli formayı

giydiği zaman heyecandan kalbi duracak hale gelen ve bu tür insanları

yetiştiren bir okuldur, okul.