Dolarda gözler Merkez Bankası'nın kararına kilitlendi. Kritik öneme sahip dolar kuru bu kararla beraber bambaşka bir seyir içerisinde olacak. MB'nin kararının dolar kurunu ne düzeyde etkileyip etkilemeyeceğini piyasalar merakla bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın A Haber canlı yayınındaki faiz ve enflasyon açıklamalarıyla yeniden yükseliş kaydeden dolar kuru, Merkez Bankası’nın 12 Ağustos’taki Para Politikaları Kurulu toplantısında verilecek faiz kararına kilitlendi. Piyasalar, MB’nin Erdoğan’ın açıklamalarının ardından nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu olurken dolar kurunu nasıl etkileyeceği de merakla bekleniyor. Ekonomist Remzi Özdemir, katıldığı Youtube kanalında, PPK toplantısından çıkacak faiz kararıyla dolar fiyatının ne olacağını yorumladı.

DOLAR KURU NASIL ETKİLENECEK?

Remzi Özdemir, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) alacağı faiz kararında üç olasılığın olduğunu belirtti. Özdemir, “Birincisi faiz indirirse dövizde çok ciddi anlamda sert bir yükseliş bekleniyor. İkinci olasılık, pas geçmesi. Evet. Merkez Bankası bu toplantıda da pas geçebilir. Çünkü neden pas geçebilir? Enflasyon rakamları çok yüksek geldi. Türkiye'de halen daha negatif faize geçmedi. 0,95 olması nedeniyle Merkez Bankası Ağustos enflasyonu da göreyim diyerek Eylül toplantısına kadar kararlı erteleyebilir. Bu ikinci bir olasılık. Burada dolar düşmez ancak çok ciddi bir yükselişte kaydetmez. Üçüncü olasılık da Merkez Bankası tıpkı Naci Ağbal'ın son dönemde yaptığı gibi önden yüklemeli enflasyon beklentisini satın alarak faiz artırabilir yani ister 0,25 olsun ister 0,50 baz puanlık olsun bir faiz artırımı gerçekten doların ciddi anlamda gerilemesine neden olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

MERKEZ BANKASI KARARI SONRASI DOLAR NE OLUR?

Remzi Özdemir’in açıklaması şöyle:

“Şimdi öncelikle ritmik b,r toplantı, 12 ağustos'taki toplantı gerçekten çok kritik. Bu toplantıyı kritik yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta bir televizyon konuşmasıydı. Erdoğan bu konuşmasında Merkez Bankası'nın faiz indirdiğini göreceksiniz, inmek zorunda dedi. Yani bütün dünya faiz artırırken ilk turda Rusya’da ayından bu yana aktör aynı. Parasal genişlemenin son bulacağı ve darmadağın edeceği bir gelişme. Bütün piyasalar buna hazırlanırken, Türkiye tam tersi enflasyonu, kasası boş. Tam tersi faiz indirimi konuşuyor. İşte bu düşen doların yeniden yükselmesine neden oldu. 8.300’ün dahi altını görmüştü, Erdoğan'ın konuşmasından sonra doların tekrar hızla 8,50’nin üzerine çıktığını görüyoruz. 8,60 hatta 8,65’te diyebiliriz. Bu para kurulu toplantısında ne çıkarsa ne olur önce ona bakmak lazım. Üç olasılık var zaten. Birincisi faiz indirirse dövizde çok ciddi anlamda sert bir yükseliş bekleniyor. Şu anda gösterge faizi 19. Enflasyon 18,95 yani 0.5’lik bir faiz var ki aslında bu bile kurtarmaya, sıkıntıları olan bir böyle 25 değil yani bir TL faiz indirimi dahi Türkiye’yi burada paranın yönünün tekrar dövize yönelmesi bekleniyor. Bu birinci olasılık. Olasılıkların hangisi daha mantıklı onu ayrıca anlatacağım. İkinci olasılık, pas geçmesi. Evet. Merkez Bankası bu toplantıda da pas geçebilir. Çünkü neden pas geçebilir? Enflasyon rakamları çok yüksek geldi. Türkiye'de halen daha negatif faize geçmedi. 0,95 olması nedeniyle Merkez Bankası Ağustos enflasyonu da göreyim diyerek Eylül toplantısına kadar kararlı erteleyebilir. Bu ikinci bir olasılık. Burada dolar düşmez ancak çok ciddi bir yükselişte kaydetmez. Üçüncü olasılık da Merkez Bankası tıpkı Naci Ağbal'ın son dönemde yaptığı gibi önden yüklemeli enflasyon beklentisini satın alarak faiz artırabilir yani ister 0,25 olsun ister 0,50 baz puanlık olsun bir faiz artırımı gerçekten doların ciddi anlamda gerilemesine neden olabilir.

Gelelim hangi olasılık? Merkez Bankası’nın mevcut şartlar altında ben cumhurbaşkanı'nın tüm baskısına rağmen iyi bir baskı var gözüküyor. Faiz indirme olasılığını sıfır görüyorum. Yani Merkez Bankası faiz indiremez, indirmesi halinde gerçekten ortada çok ciddi bir enkaza dönen bir ekonomi olur. Peki Cumhurbaşkanı neden böyle yapıyor? Cumhurbaşkanının daha önce de yaptığı şeyler bunlar yani böyle bir algı yaratıyor. Evet Cumhurbaşkanı faizlerin inmesini istiyor ama Merkez Bankası indirmiyor. Özerk bir kurum. Hem tabanına evet bak Cumhurbaşkanı faiz indirmek istemiyor ama merkezde indirmiyorum görüntüsü verecek. Bir de yurtdışı piyasalara Cumhurbaşkanı merkez bankasına talimat verdi. Merkez bankası dinlemedi. Neden? Çünkü merkez bankası özerk, Erdoğan'ı bile dinlemiyor diyerek bir itibar desteği yapabilir burada. Bu nedenle pas geçme olasılığı merkez bankasının çok çok çok çok büyük bir olasılık ama bunun yanı sıra. Biraz önce saydığım 3 olasılıktan hafif yüzde 25’lik olsa 0,25 lik baz puan da olsa faiz artırması söz olabilir. Çünkü negatif faizin Türkiye için iyi olmayacağını bilen orada kurul üyeleri var. Çünkü mesela herkes burada Merkez Bankası'na top atıyor ve başkan faizi indirin dedi. İnecek çıkarttı dedik artıyor. Yok öyle bir şey. Orada bir para kurulu var. Para kurulu oylamaya gidiyor ve buradan konuşmalarla başkanın da bir oy hakkı var. Para kurulundaki her üyenin bir oy hakkı var işte buradan çıkacak ona göre bir karar verecek. Ben 0,25’te zayıf bir olasılık da olsa tam tersi piyasaları dış darbelere korumak için merkez bankasının bir faiz artırımını bir şekilde yapabileceğimi düşünüyorum. Tam tersi bu aynı zamanda AK Parti için de iyi olacaktır. Çünkü bak işte biz böyle dedik ama merkez bankası tam kerte faiz artırabiliyor diyecek. Bu Ak Parti’nin işine gelecektir. Tabana bir mesaj verecek. Erdoğan iyi ama çevresi kötü ya da bürokratları kötü gibi bir algı yaratacaktır.

Altınla ilgili zaten bir süredir çok iyimser bir bakış açısına sahip değilim. Çünkü burada altının en baştan bazı merkez bankalarının satışı, pandeminin belirli bir noktaya gelişi, Amerika'da parasal genişlemenin artık son bulacağına yönelik beklentilerin güçlenmesi… Bunu defalarca söyledik. O zaman 2000 dolarlar kaydetti. Şu anda 1750 ile 1800 $ ons olarak bakıyorum arasında gidip geliyor ama ben altının yeniden 1600 dolara kadar geç gevşeyebileceğini düşünüyorum. Yani 100 150 dolarlık bir daha olabileceğini düşünüyorum. Altında şöyle bir şey var. Altın bir hisse senedi gibi değil ya da dövizdeki hareketler gibi düşünülmemesi lazım. Altın yatırımcısının alıp onu çok uzun vadede tutması gerekiyor. 5 yıl bekleyecek 6 yıl bekleyecek. Bu arada kazanır. Altın kaybettirmez ama alıp da böyle ritim canlı borsa gibi izleyen insanlar bence hiç yatırım yapmasın.”

Muhabir: Haber Merkezi