Piyasalarda nefesler tutuldu, gözler New York'a çevrildi. Dün 105 dolara kadar tırmanan brent petrolün vadeli varil fiyatı günü 103,87 dolardan tamamlarken, bugün saat 17.49 itibarıyla yaklaşık yüzde 4'lük kayıpta 99,75 dolara kadar geriledi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü ham petrolün kasım vadeli varil fiyatı da 92,14 dolardan alıcı buldu. Küresel enerji piyasasındaki bu ani ibre değişiminin arkasında ise Washington ve Tahran hattından gelen diplomatik sinyaller yer alıyor.
BM Zirvesi ve Diplomatik Temas Beklentisi
Fiyatlardaki aşağı yönlü hareketin en büyük sebebi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında yapılacak temasların Orta Doğu'daki tansiyonu düşürebileceği öngörüsü. ABD Başkanı Donald Trump'ın, BM Genel Kurulu'nda İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu ifade etmesi taraflar arasındaki çatışma ihtimalini zayıflattı.
Katar arabuluculuk ekibinin Washington ve Tahran arasında görüşmelerin yeniden başlaması için yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği de piyasalara rahat bir nefes aldırdı. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, taraflar arasında uzlaşı zeminine yönelik farklı fikirler üzerinde çalışıldığını aktardı. Öte yandan Trump'ın Yemen'deki Husilere yönelik olası bir hava saldırısından şimdilik vazgeçtiğini açıklaması da jeopolitik risk algısını törpüleyen bir diğer etken oldu.
Suudi Arabistan'dan Ham Petrol İhracatı Hamlesi
Arz endişelerini hafifleten bir başka gelişme ise Suudi Arabistan cephesinden geldi. Husilerin Suudi Aramco'nun boru hattına yönelik saldırılarının ardından şirketin Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatını artırması tablonun rengini değiştirdi.
Kpler verilerine göre, ağustos ayında 2013'ten bu yana en düşük seviye olan günlük 2,4 milyon varile gerileyen Suudi Arabistan'ın ham petrol ihracatı, eylülde günlük 4 milyon varilin üzerine tırmandı. JPMorgan analistleri de son 10 gündeki toplam petrol akışının günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde seyrettiğine dikkat çekti.
Fed Baskısı Devam Ediyor
Diplomatik yumuşama sinyalleri arz cephesini rahatlatırken, küresel para politikalarındaki sıkılaşma eğilimi de fiyatlar üzerindeki baskıyı koruyor. ABD Merkez Bankasının (Fed) temmuz 2023'ten sonra ilk kez faiz artırımına gitmesinin ardından, yıl sonuna kadar ilave bir faiz artışı yapabileceği beklentisi ağırlık kazandı. Artan enerji maliyetlerinin getirdiği şahin beklentiler ekonomik aktiviteyi yavaşlatma riski doğururken, güçlenen dolar da petrolde aşağı yönlü hareketi destekleyen unsurlar arasında yer aldı.




