Baştan beri CHP Lideri Deniz Baykal ı hiç tasvip etmem. Bunun sebebi tavır, davranış, söz ve fiilleriyle İslâm a ve dolayısıyla Müslümanlara tamamen peşin fikirlerle karşı olmasındandır. İslâm a ve Müslümanlara karşı bir tavrı oldum olası sürdüren Baykal ı aklı başında hiçbir mü minin tasvip etmesi mümkün değildir.

Efendim, Baykal solun lideriymiş. Olsun. Bilinmesi gereken günümüzdeki liderlerin sağcı veya solcu olmaları İslâm a göre mi, Batı anlayışına göre midir Biz bu temsilin Batı kafa yapısına göre değerlendirildiğini biliyoruz. Bu, İslâm anlayışına da benziyor veya benzemiyor olabilir.Konumuz bu olmadığı için buradan çıkıyoruz ve asıl mevzumuza geliyoruz.

Mevcut siyasî partiler içinde güzel tavır sergileyen iki lider görüyorum. Bunlardan biri muhterem insan Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Recai Kutan Beyendi. Diğeri de CHPGenel Başkanı Sayın Deniz Baykal. Her iki lideri de eşlerini siyasetin kördövüşüne katmadıkları için tebrik ediyorum.

Önce şu hususu belirleyelim: Kadın anadır. Kadın için bu makamdan daha yüksek, bu görevden daha kutsal bir görev yoktur. Vardır, diyenler herhangi bir yönden kendi menfaatleri için böyle davranış içinde olanlardır. Böylelerini protesto ediyorum.

Evinde çocuğunu hayata yetiştirmeyen, kocasını vazifelerine hazırlamayan, bir kaşık çorba pişirip yuvasında kendi şefkatli elleriyle hazırladığı yemekleri aile fertlerine sunarken "Haydi afiyet olsun, yedikleriniz şifa olsun, besmeleyle hazırladım, helâlinden temin edilmiş olarak önlerinize koydum.Allah (CC) haramlardan, şeytanlardan ve şeytanlaşmışlardan hepimizi hepinizi korusun..." demiyorsa bu kadın kadınlık vazifesini yapmıyor, analık şefkati ve merhametiyle yaşamıyor demektir. Böylesi, süs bitkisi gibidir.

"Lider lerin eşleri yanlarında olmalıymış. Ne münasebet Öyle şey mi olurmuş Bir kadının bakışından, tavırlarından, elbisesinin özelliklerinden, kendisine elbisesinin yakıştığından, saçlarının yapısından bahsetmek kadar iğrenç ne olabilir Hangi müsbet anlayışlı kadın buna tahammül edebilir. Böylesi anlatımlardan mutlu olabilir Harem-i ismet diye bir anlayış vardır, lütfen kimse kendisini dağıtmasın.

Devlet adamları devleti temsil eder; peki yanlarındaki eşleri kimi temsil ediyor Temsil ettiği şey varsa kim vermiş bu yetkiyi onlara Herkes haddini bilmeli.

Efendim, siyasetçilerin, devlet adamlarının yanlarından ayırmadıkları eşleri bir imajmış. Batı da liderler böyle imaj ile halkının beğenisini kazanıyorlarmış. Batsın böyle beğeni anlayışı. Batılılar böyle olabilirler. Onların kudsiyet anlayışları, hayata bakış tarzları farklı, bu tarzlar bizde farklı.

Eşin zırt pırt her yerde ve her zaman münasebetli-münasebetsiz konu mankeni olması imaj ve itibar kazandırıyormuş.Bu kafalara gülmek mi ağlamak mı lazım

Eşini sürekli yanlarında bulunduranlar mutlu aile görüntüsü veriyorlarmış.Hatta bir erkek bir kız çocuklarının olması, onlara puan kazandırıyormuş.Bu anlayış ne kadar hince bir anlayış. Yazıklar olsun böylelerine demek geliyor insanın içinden.

Bir reklâmcı bu konu ile ilgili beyanda bulunmuş. Demiş ki:

"Demirel ve Ecevit sürekli eşlerini yanlarında bulundurması düzgün aile tablosu oluşturdu. Devlet Bahçeli nin evlenmemiş olması (yanında eş olmaması) hep itici olmuştur. Toplum, Baykal ın nasıl bir aile yapısı olduğunu bilmiyor.Bu, ailesini sürekli yanında taşımamasındandır."

Televizyonlarda ve bir kısım gazetelerde reklâmcıların kadın üzerinden ne dümenler çevirdiklerini bilenler, bir reklâmcının bu ifadelerine pek şaşırmazlar.

"Eşlerini yanlarında zırt pırt tutmayanlar bir akşam yemeğini bile dışarıda yemezler"miş. Dışarıda yemek yemek aman ne "marifet"miş!

Ben meseleyi inancıma göre değerlendiririm. Herkes de inancına göre yaşar. Hiçbir inançta namus anlayışı yok değildir. Herkes de yaşantısında bu anlayışını sergiler.

Daha önce de sordum: Siyasiler ve devlet adamları devleti ve milleti temsil ederler.Peki ya eşleri kimi temsil eder

Bu zaviyeden baktığımız zaman Baykal ın doğru sözüne biz de doğru diyoruz.