Türkiye nin yabancılara olan dış borcu, AKP döneminde 130

milyar dolardan, 400 milyar dolar gibi artık ödenemeyecek bir seviyeye

çıkarılmıştır. AKP, kendisinden önceki 57 hükümetin, 82 yılda oluşturduğu

Türkiye nin dış borcunu, sadece 12 yılda 3 katına çıkarmıştır. AKP nin dış

borçlanma düşkünlüğü sebebiyle, son 12 senede yabancılara 110 milyar dolar faiz

ödenmiştir. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde yabancılara olan borç ve faiz

ödemeleri, AKP döneminde olduğu kadar yüksek olmamıştır.

Batı nın ve Siyonizm in amacı da, Türkiye yi

borçlandırarak, Yunanistan ın durumuna düşürmektedir. AKP nin, Türkiye yi

borçlandırma politikasından, Türkiye kaybederken, Batı Emperyalizmi 3 defa

kazanmaktadır:

1.Batı, kendi firmalarının ürünlerini ithal edebilmesi

için Türkiye ye borç vererek, aslında kendi ekonomilerine destek

vermektedirler. 2.Türkiye ye en yüksek faiz oranını uygulamaları sebebiyle, çok

yüksek faiz gelirleri elde etmektedirler. 3.Türkiye yi, daha borçlu hale getirerek,

günden güne kendilerine daha fazla bağımlı duruma getirmektedirler.

Görülmektedir ki, AKP nin dış borçlanma, faiz ve ithalata

yönelik ekonomik politikaları, Türkiye nin değil Batı nın çıkarlarına hizmet

etmektedir. Osmanlı da borç ve faizle yıkılmıştı. Osmanlı İmparatorluğu ilk

borcunu 1854 te almış, 27 yıl sonra ise borçlarını ödeyemez duruma gelmiş ve

Düyun-u Umumiye kurulmuştu. Düyun-u Umumiye kurulduktan 39 yıl sonra ise

imparatorluk yıkılmıştı. Yine aynı tuzak ve aynı senaryo! 

AKP dönemi; Dış borçlanma ve faiz ödemelerinde rekor

üstüne rekorların kırıldığı, sadece devletin ve şirketlerin değil,

vatandaşların dahi; boğazlarına kadar borca ve faize batırıldığı bir dönem

olmuştur. Bankalar; yurtdışından aldıkları borçları, tüketici kredileri olarak

dağıtarak, vatandaşı da dış borçlanma bataklığına çekmiştir. Türkiye de artık

her 4 aileden 3 ünün bankalara kredi borcu vardır.

Artık ne devlet, ne özel şirketler, ne sıradan vatandaş

borçlarını sıfırlayabilme gücünde değildir; herkes borç ve faizle yaşamaya,

borcunu yeni borçlar alarak döndürmeye zorunlu hale getirilmiştir. Tüm ülkenin

geleceği, borçlanma ve faiz sisteminin devamına bağımlı duruma getirilmiştir.

Daha üzücü olan ise; bu kadar yüksek borçlanma ve faize

rağmen, alınan borçlar ile; sanayi ve teknoloji yatırımlarının değil; ithalat,

AVM ve rezidansların finanse edilmiş olmasıdır.

Böylesine bir dış borçlanma, ekonomik açıdan işgal

edilmişlik demektir. Zaten ithal ederek tüketen, tüm iç pazarı yabancı

şirketler tarafından ele geçirilen Türkiye ekonomisi, artık batının avuçlarının

içindedir! Geri ödenmesi artık mümkün olmayan, böylesi bir DIŞ BORÇ yüküyle,

Türkiye, artık ne ölçüde bağımsız olabilir Bağımsızlığına önem veren nasıl bir

zihniyet, ülkesini ve gelecek nesilleri böylesine bir borç batağına sokabilir.

Bu nasıl bir duruş, nasıl bir milli iradedir. Bu nasıl bir vatanperverliktir!

AKP nin dış borçlanma düşkünlüğü, Türkiye yi hızla

uçuruma sürüklemektedir. Bu ağır dış borçlanma ve faiz yükü sadece şimdiki

kuşakların değil gelecek nesillerin de kaderi olmuştur. Bedelini sadece bizler

değil, gelecek kuşaklar da ödeyecektir.