Çocukları uyutmak için büyüklerin kurtarıcısıdır

masallar. Ya da böyle öğretildiği için masaldan sonra uyunur. Uyanıklıktan,

ayık olmaktan uyuma evresinde, masallar iyi iş görür. Masal kahramanları icat

edilerek çocuklara hayaller satılır. En nihayetinde masal uyutur.

Ama zannedildiği gibi masal, çocuklarda değil, büyüklerde

işe yarar. Masalı anlatanlar zannedildiği gibi büyükler değil, bir takım

zihniyetlerdir. Bu zihniyetin temsilcileri insanlık tarihi boyunca var

olmuşlardır. Bu kişilerin vazifeleri, anlattıkları masallarla, bütün toplumları

ayakta uyutmaktır.  Her büyük kişi bu

masaldan payına düşeni oynar. Kısaca; masallar büyüklere anlatılır. Çocuklardan

daha fazla büyükler tesir altına alınır.

Yüzyılımızın vazgeçilmez masallarının başında demokrasi

ve insan hakları masalı gelir. Halkın kul olmaktan çıktığı, bir birey ve

vatandaş olduğu, halkın kendi kendini yönettiği; ekonomide, siyasette,

eğitimde, sağlıkta, sosyal kurumlarda vatandaşın dediğinin olduğu gibi öğeler

masalın en güçlü argümanlarıdır. Masalın inanınırlığını arttırmak için çeşitli

mizansenlerle de kuvvetlendirilen bir anlatım içinde demokrasi ve insan hakları

müsameresi, dünya listeleri olan her şeyin başında gelir. Masalın

başlangıcı;  demokrasinin batıda

geliştiği, batı toplumlarının çok demokratik olduğu, tarihlerinin ve

kültürlerinin bunu beslediği, bu sebeple hızla geliştiği, ilerlediği, dünyaya

hâkim olduğu; böylece hegemonyalarını kurduğu masalıdır.

Masalın vazgeçilmez diğer ayağı ise Ortadoğu nun,

Asya nın, Afrika nın daha batının geçmiş olduğu bu aydınlanma(!)  sürecinden geçmediğidir. Buna sebep olanın

özellikle İslam coğrafyasında var olan inanç ve değerlerinin olduğu,

demokrasiye geçmek için batının yaşadığı Rönesans ve reform süreçlerinin

yaşanması gerektiği anlatılır.

Garip olan şudur ki; demokrasi ve insan hakları masalına

üniversitedeki pozitivist düşünebilen profesöründen, dağdaki kulaktan dolma

bilgisiyle sıradan çobanına kadar herkes inanır. (buradaki profesör-çoban

örneği, kullanılan metafor olduğu içindir.) Bu demokrasi için ne canlar

yanmıştır. Fransız Devrimi nden, sanayi devrimine; Afrika ve Asya daki

bağımsızlık hareketlerinden, Irak ın işgaline Ama olsun demokrasi için her şey

feda edilir.

Demokrasi ve insan hakları masalının yanında çeşni olsun

diye birçok çeşidi vardır. Mesela; çağdaş olmak, ilerlemiş olmak, aydınlanmış

olmak, çağ atlamak, modern olmak ve bunun gibi

Özellikle batının dışındaki tüm dünyada, masallarla

insanlığa tavsiye edilen, batılı gibi yaşarsan, onun değerlerini kabul edersen;

sen de ilerlersin, sen de çağ atlarsın. Belki bir gün sen de onu gibi dünyaya

hâkim olursun. Yani; sen de batı gibi dünyayı sömürmenin bir yolunu bulmalısın!

Sen de kölelerin kanları, canları üzerinde Babil Kuleleri, piramitleri inşa

etmelisin! Sen de bu masalda kahraman olmalısın! Yani; kısaca, senin de elin

batının gibi kanlı olsun.

Medyanın pazarladığı gibi büyüklerin masalı mutlu son la

bitmiyor. Çünkü bu masallarda Hak anlayışı yok. Doğru bir hak anlayışı

olmadıktan sonra da, bütün masallar insanları sömürmeye yönelik uyutma

çalışmaları oluyor. Ve büyüklere son masalımız başkanlık sistemi ! Ayakta, iyi

uykular büyüklerimiz