Son dönemde yaşadıklarımızı görünce insan şaşırıyor. Ne garip, ne ilginç durumlar yaşıyoruz. Gözlerimizde büyüttüğümüz kocaman adamların ve büyük şahsiyetlerin içine düştüğü içler acısı durum üzüntümüzü artırıyor, İslam adına içimizi karartıyor.
Görünüşte her şey kulağa hoş geliyor. Ancak duygular istismar ediliyor, birileri milleti uyutmak, narkozlamak adına yeni bir yol bulmuş. Kolay yoldan milletin gazı alınıyor.
Toplumumuzda meşhur olduğu üzere, içinde iman ateşi bulunan saf insanları dev salonlarda toplayıp, tekbir getirip slogan atıp dağılıyorlar. Bu da kendilerini tatmin etmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Ümmet kimlerin eline düşmüş, vay halimize!
Aslında bu salonlarda toplanan binler, dirilişin değil, olsa olsa toplu yok oluşun fotoğrafıdır. Bunların her ortaya çıkışında ümmetin sinir uçları alınıyor ve “görevimizi yaptık, işimiz bitti” diyerek insanlar dünyada ve ülkede yaşananlara karşı etkisiz, ruhsuz, duyarsız ve ilgisiz hale getiriliyor.
***
Bunların “dünyada dönen dolapları” anlamalarını beklemiyoruz. Ancak bu kadar da gözleri kapalı, teslim olmuş, gerçeklerden uzak ve hayal âleminde gezinen hallerini görünce de şaşmamak elde değil.
Bu da herhalde yeni tip avutma yolu olsa gerek. Parayla doyana para, lafla doyana laf, ihale isteyene ihale, makam isteyene makam, derneğine yer isteyene yer verdikleri gibi konuşarak tatmin olmak isteyenlere de buyurun konuşun böyle tatmin olun fırsatı veriliyor! Oh ne ala, konuştuk millet alkışladı, ümmet kurtuldu. Slogan attık, kafirler ürktü!
Yapılan işin, insanların duygusunu istismar etmekten ve insanların zihinlerini tahriş etmekten başka bir işe yaramadığını görmek lazım.
Beyefendiler, kopyalanıp yapıştırılan, sosyal medyada dolaşan, sanal kahramanların âleminde paylaşılan sloganik bir cümle söyledi ne âlâ! Fotoğraflı mesajı da tıklandı ya artık ne gam ne keder. Her şey tamam oldu, her şey felaha erdi.
Ömürde bir gün falancaların şehre geldiğini duyan halkın ilgisini görünce, dizilerde oyuncuların takviye edildiği gibi, bunlara da ekip takviye ediliyor. Acaba yönetmen mi karar veriyor
Eyvallah, büyüksünüz de neden şu yaşanan vakaları bir kelimeyle de olsa eleştirip ikaz etme, uyarma ihtiyacı duymuyorsunuz Hak olduğunuz ancak “en büyük cihad olan, zalim sultana karşı hakkı söylediğinizde” ortaya çıkar. Korkuyor musunuz Yoksa birilerinin menfaati mi zedelenecek
***
“Diriliş” filmleri de ayrıca ilginç bir durum; ne zaman diriliş dizisi yayınlanıyorsa tüm caddeler boşalıyor, millet tek yürek olmuş filmin sonunu bekliyor.
Zannediyorlar ki dizi finale erdiğinde hilafet ilan edilecek, büyük Osmanlı yeniden kurulacak, insanlık kurtulacak. Sanki Irak’taki, Suriye’deki, Gazze’deki günahlarımızdan temizleneceğiz. Libya’daki tarafgirliğimizin, Yemen’deki fitne ateşine ortak oluşumuzun sorumluluğu silinecek. Ergenekon’daki, Çözüm Sürecindeki, İsrail’le pazarlıklardaki suçlarımızdan arınacağız.
Her şeyin durulması, sahil-i selamete ermesi için önümüzde tek bir şey kaldı; o da diriliş filminin finale ulaşması (!)
***
Artık 2023 lafı da para etmez oldu. Bu yalan fazla karın doyurmadığı için 2053, 2071 vizyonları ortaya çıkarmaya başladılar.
Beyefendiler öyle hayal âlemindeler ki sanki hiç ölmeyecekler, dünya kendilerine kalacakmış gibi laflar ediyorlar. Yakında “Hedef 2123” derlerse şaşırmayın.
“Uyanın” dediğimizde umalım ki çok geç olmaz ve dövecek dizlerimiz kalmış olur.