YER; Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Tarih; 27.6.1997

Saat; 11.05

TBMM Kanun ve Kararlar Müdürlüğü’ne bir dilekçe verilir. Dilekçe şöyle;

“TBMM Başkanlığı’na,

Türkiye’de yeni siyasi şekillenmelerin meydana geldiği bu nazik ortamda, Kurucusu, Genel İdare Kurulu Üyesi ve Milletvekili olduğum DYP’den ayrılmayı siyasi prensiplerime ve ülkenin yüce çıkarlarına uygun mütalaa ediyorum.

Bu mülahazalarla DYP’den istifa ediyorum. Gereğini arz ederim. Saygılarımla. İsmail Köse, Erzurum Milletvekili”

***

Tahmin etmişsinizdir. Bu dilekçenin verildiği tarih 28 Şubat darbesinin en civcivli günleriydi.

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Başbakanlığı’ndaki Refah-Yol Hükümeti ayak oyunları ile engellenmek istendi.

Yukarda örneğini verdiğim dilekçenin onlarcası anılan tarihlerde TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

***

Birkaç gündür siyasetin derin kulislerinde konuşulan şu;

“Acaba 20 kadar milletvekili partisinden kopup, seçimden birinci parti olarak çıkan partiye dâhil olur mu Yani AKP’ye…”

Abartmıyorum; bu senaryoya ciddi ciddi inananlar da var…

Benim tahminim mi;

Zor dostum, zor!

***

Son bir husus;

“Refah-Yol”u yıkım ekibi arasında yer alan Erzurum Milletvekili İsmail Köse şimdilerde neler yapıyor, acaba

AHLAKSIZ YAYINLARI KİME ŞİKÂYET EDECEĞİZ

ADI, Sami Yazıcı.

Sami Bey, bir vatandaş olarak “Bilgi Edinme Yasası”nın kendisine verdiği hakkı kullanarak iki önemli kuruma bir soru yöneltti. Soru şu;

“Toplum, aile ve çocukların ahlaki değerlerini korumak kapsamında yazılı ve görsel medyadaki ahlaksız yayınlar ile mücadele konusunda kurum olarak neler yapmaktasınız ”

Sorunun muhataplarını da verelim; Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı. Her iki kurumdan da sorunun cevabını talep etti.

***

Verilen cevaplar mı;

Verilen cevaplar son derece dikkat çekici. Önce Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan gelen cevabı verelim;

“Sayın İlgili

İLGİ a) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

b) Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik

c)  26/06/2015 tarihli e-maliniz

İlgi (c) e-mailinizdeki talebinizle ilgili Başkanlığımızca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi rica ederim.” Diyanet İşleri Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkilerMüşavirliği, Bilgi Edinme Bürosu

***

Soruya, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan verilen cevap ise şöyle:

“Sayın İlgili, bilindiği üzere, 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ 23/05/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Başkanlığımızın Bilgi İhbar Merkezi’ne aşağıda yer verilen alan adı/URL adresi ile ilgili ihbar/ihbarlar tarafınızca gönderilmiştir. Yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda, ihbarınıza konu hususun adli mercilere intikal ettirilmesi takdirinizdedir. Daha fazla bilgi için ‘www.ihbarweb.org.tr’ ve ‘www.tib.gov.tr’ internet adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Bilgilerinize rica ederim. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı…”

***

Sami Yazıcı diyor ki; “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Bu kuruma internet haber sayfalarındaki ahlaksız ve müstehcen fotoğraf ve yazılar içeren haberler hakkında kurumun İHBAR HATTINI kullanarak yaptığımız tüm şikayet ve ihbarlarımıza verilen cevap malum. Buna göre ihbarda bulunan vatandaşlar adli mercilere yönlendirilmekte ve kurum hiçbir işlem yapmamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan gelen cevap da belli…” diyor.

***

Sormak gerekiyor;

“Vatandaş bu ülkedeki müstehcen ve ahlaksız yayınları kime şikâyet edecek Allah aşkına Söyler misiniz ”

GÖZLERİM YAŞARARAK OKUDUM!

Selamünaleyküm. Yazılarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Son yazınızda Zübeyde Kamalak hanımefendi ile yaptığınız konuşmayı almışınız. Muhterem Mustafa Kamalak hocamızın bilmediğimiz yönlerini bize bildirmiş oldunuz.

Mevla sizden razı olsun. Bu münasebetle Allah hem Zübeyde Kamalak hanımefendiden hem de Mustafa Kamalak hocamızdan razı olsun. Duygu dolu, gözlerim yaşararak okudum. Mevla bizleri cennetinde Erbakan hocam ve Resulûllah Efendimizle buluştursun. Bu davaya en büyük zaferler nasip etsin. Selam ve dua ile...

(ETKA BİLGİSAYAR-KEMAL)

PARADOKS!

* ADAMLAR Türkiye partisi olmak istiyorlar, bu kötü mü

* 20 sene önceki tutumlarını devam ettirmek istemiyorlar, fena mı yani

* Farklı kesimlerden isimleri aralarına aldılar, açılıyoruz havası vermeye çalışıyorlar, buna ne demeli

* Barış diyorlar, kan akmasın diyorlar. “Terörden en fazla biz rahatsız oluyoruz…” falan diyorlar. E ama bunlar güzel şeyler…

Ama durun bir saniye;

* Bütün bunlar tamam da, İmralı ve Kandil’le irtibatlar ne olacak

* Bütün bunlar tamam da, yukarıdaki tüm olumlu söylemleri dillendirenler terör örgütü mensuplarına neden “silahları kesinlikle gömün!” demiyorlar

* Bütün bunlar tamam da, bu isimler niçin, “silahlı tüm unsurlar sınır dışına çıksın, Türkiye’yi terk etsin” demiyor.

* Bütün bunlar tamam da, onlarca kişinin ölümüne sebep olan Kobani olayları öncesinde “çıkın sokağa!” çağrısını yapan Selahattin Demirtaş şu dakikaya kadar bir “nedamet” işareti vermedi. Neden

***

Bir soru da size ey sevgili okur;

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, seçim propaganda çalışmaları sırasında şehir şehir Kürt kıyafetiyle dolaşsaydı acaba yüzde kaç oy alırdı.

Cevaplarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim.

GENELLİKLE NASIL OLUYOR

ŞÖYLE oluyor; koalisyon dönemlerinde TBMM Başkanı hangi partiden seçiliyorsa koalisyonun küçük kanadı da o parti oluyor.

Hatırlayınız lütfen; 1999 seçimlerinden sonra DSP birinci, MHP ikinci parti geldi.

Yine hatırlayınız; MHP’li Ömer İzgi o seçimlerde TBMM Başkanlığı’na seçildi. Başbakan da Bülent Ecevit oldu, protokol gereği. Koalisyon partileri arasında böyle zımnî bir anlaşma oluyor.

***

Şunu söylemek istiyorum;

Şayet AKP-CHP bir koalisyonda anlaştıysa TBMM Başkanı büyük ihtimalle Deniz Baykal olacak…

AKP-MHP anlaştıysa bu defa da muhtemelen Ekmeleddin İhsanoğlu…

Yanılıyor muyum yoksa!..

NOT: Bugün, 1 Temmuz 2015 Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!