15 Temmuz gecesi vatandaş, canını dişine takarak darbecilere meydan okudu. Bu açılardan her türlü takdire ve yardıma layık olduğunu gösterdi. Hatta vatandaşın bu çıkışı bugünkü iktidar sahiplerinin ve belediye başkanlarının koltuklarını da korumalarını sağladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bizzat kendisi darbecilerin öldürülecekler listesinde olduğunu belirtti.
Buraya kadar her şey güzel! Bu durumda devlet erkânlarının vatandaşlarının işini kolaylaştırıcı tedbirler alması gerektiğini düşünmekteyiz. Fakat nerede?
Varan 1
Örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olan ASKİ’nin politikası tüm Ankaralıları bezmiş durumda. Su faturasını zamanında ödeyemeyenlerin saatleri sökülüyor. Suyunuzu tekrar açmanız için 75 lira gibi fahiş bir ceza ödemek zorunda kalıyorsunuz. Bu mu halka vefa borcunu ödemek?
Hatta bu İslami ve insani bile değil. Borcunu ödemede zorlanan bir insanın bu aciz durumundan yararlanıp üstüne üstelik daha fazla borçlandırmak tamamen gayri insani bir durum! Halbuki bu idareciler referanslarını İslam’dan aldıklarını iddia ediyorlar. İslam ise borcunu ödeyemeyenlere kolaylık gösterilmesini savunmaktadır.
Özellikle Ankara’da yaşayanların bu açma-kapatma soygununa karşı çok tepkili ve mağdur durumdadırlar. Eğer bir ceza verilecekse bu faturadan daha yüksek olan 75 lira değil 5-10 lira gibi bir rakam olması gerekirken maalesef belediye bu durumu bir rant kapısına çevirmiş durumdadır.
Melih Gökçek’in Ankaralılara vefa borcunu ödemek adına acilen bu soyguna dur demesinin vakti geldi.
Varan 2: Elektrik ve Doğal Gaz Zulmü
Tıpkı Ankara Belediyesi’nin ASKİ zulmü gibi, Elektrik ve Doğalgaz firmaları da borcunu ödeyemeyenlerin saatlerini kapatmakta ve ardından açma/kapatma bedeli altında yüksek rakamlara varan cezalar kesmektedir.
Varan 3: Trafik Cezaları
Şehir içlerine kurulan elektronik hız ölçme olayı da başlı başına bir soyguna dönüşmektedir. Gerçi bakan bunu kaldırdıklarını beyan etse de sistem bunu farklı şekilde tekrar gündeme getirebilir. Bu soygun parasının bir kısmı belediyelere verildiğinden belediyeler de ranttan pay almak için sıraya girmektedirler.
Varan 4: Köprü ve ücretli Yollar
Geniş yollar ve köprüler hayatımızı kolaylaştırma amacına hizmet etse de buralardan alınan fahiş paralar bizlere devlet hizmet amaçlı mı bir şeyler yapıyor, yoksa bir tüccar mantığı ile tamamen kar amaçlı mı çalışıyor? Eğer kâr amaçlı çalışıyorsa hizmet yarışı nerede?
Nihayet
Hatta bu durum başlı başına bir sektöre dönüşmüş durumdadır. Açma – kapatma işi ihale ile firmalara verilmekte ve durumdan ciddi rant sağlanmaktadır. Bu nasıl bir soygun düzeni Allah’ım! Şeytan bile düşünse böyle bir soygunu akledemez…
Eğer her şeyin faturası vatandaşa çıkartılıyorsa buradaki yöneticilerin ve şirketlerin denetimi de vatandaşlara açılsın. Vatandaş kendisine iyi hizmet sunmayan şirketleri cezalandırsın. Ya da hizmet alacağı alternatif şirketler oluşturulsun ve en iyi hizmet sunandan yararlansın…
Devletimizin ve ilgili belediye başkanların daha halka dönük çalışması, vatandaşın zor durumundan yararlanan kapitalist tüccar olma yerine “Halkın efendisi ona hizmet edendir” düsturunu kendilerine ilke edinmeleri gerekir. Soyan değil, kimsesizlerin kimsesi olmaları gerekir.
Biz kardeşane uyarımızı yapalım. Bu tür cezalar ufak ve küçük olabilir ama tüm vatandaşların bir şekilde muhatap olduğu sorunlardır. Bir kardeşimiz, bayram nedeniyle memleketteydim. Birkaç gün geç eve geldim. Elektrik, su ve doğalgazımın kesildiğini gördüm. Bu ne acele ve bu ne çalışkanlık böyle, gözlerim yaşardı diyor… Onların hemen kesmelerinin nedeni cezayı almaktı. Ama Allah da onlara cezalarını hazırlamıştır farkında değillerdir.
Biz yine suya yazı yazacağız ve bu yazdığımız eleştiriler muhataplarımızın yüreğinde yankılanmayacak. Zulüm yükseldiğinde zeval yakın olur… Siz Allah’ın size merhamet etmesini isterseniz, yeryüzündeki mahlûklara merhamet edin… Yoksa bela ve musibetler yağmur gibi iner üzerinize…
Sonuç olarak sayın belediye başkanları bu halka zulmetmeyin ki onlar da göğüslerini sizin için tanklara siper etsinler. Sularını üç kuruş daha fazla para kazanmak yani cezalandırmak için kesmeyin. Elektrik firmalarının bu zulmünü ilgili bakanlık durdursun. Doğalgaz zaten bu insanlara yüksek fiyatla satılmaktadır, neden hâlâ üç kuruş daha fazla para kazanmak için en ufak bir gecikmede sırf ceza yazmak için kesilmektedir. Bu üç temel ürünün kesilmesi zaten başlı başına bir ceza değil mi? Üstelik bu üç ürünün kesilmesi için neden hep Cuma günü seçilir. Ertesi günün tatil olduğu ve vatandaşın istese de ücreti veremeyeceği düşünülmez mi? Amaç vatandaşı hafta sonunda hizmetsiz mi bırakmak?
Zalim olmayın… Allah zalimleri sevmez…