AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, yaklaşan seçimler nedeniyle aday tespit ederken “kilit kavramın itibar” olduğu kanaatini taşıdığını belirterek, “Halkımızın bu insan, bu kadın, bu adam düzgün adamdır, doğru adamdır, benim derdimi taşıyacak insandır” diyebileceği “itibarlı” yani “muteber” isimler üzerinden adaylarımızı belirleyeceğiz” diyor. Sanki yaşadıklarından ders almaya çalışıyor gibiler, değil mi?

Bu açıklama bize “sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” atasözünü hatırlattı!

AKP bu açıdan gerçekten çok talihsiz bir dönem yaşadı!

Zira aday yaptıkları isimlerin, bakan yaptıkları isimlerin, milletvekili yaptıkları isimlerin, rektör yaptıkları isimlerin arasından öyleleri çıktı ki!

Halkımızın o isimler hakkında AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’un arzuladığı gibi “bu insan, bu kadın, bu adam düzgün adamdır, doğru adamdır, beni derdimi taşıyacak insandır” diye düşünmesi ne mümkün! Her biri başlı başına bir kötü örnek oldu!

Kimi başına getirildiği üniversitenin imkânlarını kullanarak kötü şöhreti yakalamış, kimi atandığı bakanlığın ihtiyacını giderirken kocasının şirketinden başka şirket yokmuş gibi davranmış, kimi de dindar bir kişi izlenimi veren konuşmalar yaparken suiistimaller denizinde yüzmeye başlamış!

AKP yönetimi bu tür kötü örneklere konu olan isimleri hemen görevden alarak kendileriyle arasına bir mesafe koydu ama keşke bir de böyle isimler için yargı sürecini başlatmış olsalar ne güzel olurdu!

Bugün başları bu kadar ağrıyor olmazdı.

Numan Kurtulmuş’un belirlenecek adayların niteliklerini sayarken kullandığı “bu insan, bu kadın, bu adam düzgün adamdır” ifadesindeki “bu kadın” tanımlaması herhalde tesadüfen kullanılmış bir kelime olmasa gerektir!

AKP yönetimi, kendilerine güvenerek önemli görevlere getirdiği kimi hanımlardan öylesine bizar olmuştur ki!

Artık onlardan uzak durmayı tercih eder hale gelinmiştir.

Mitinglerde bile kendilerine yüz verilmemesi bu nedenle olsa gerektir.

Numan Kurtulmuş’un, belirlenecek adayların “itibarlı” yani “muteber” isimler olacağının altını çizmesi de tesadüf olamaz!

Kendilerine güvenilerek birtakım görevlerin emanet edildiği kişiler hal ve hareketleri ile genel merkeze karşı adeta “itibar suikastı” yaparak kendilerini de partilerini de zora sokmuşlardır. Bugün kendilerinden uzak tutmaya çalıştıkları isimleri seçenler de kendileri olduğu için yeni dönemde böyle bir hataya düşüp düşmeyecekleri konusunda şimdiden bir şey söylemek çok zor!