Devlet başkanı, kendisine karşı gelen bir yiğidi yok etmeye

karar verir.

Derin devlet harekete geçer ve  bu yok etme işine halkın da katılmasını

sağlar.

Propaganda o kadar güçlü çalışmış ki yiğidin babası da onu

yok edecekler arasına katılır.

Hatta baba-oğul karşılıklı konuşurlarken baba: “Seni

taşlayarak öldüreceğim” der.

Derin dalgalar, denizin yüzünde çer çöp gibi bir oraya bir

buraya savrulan halkı istediği yönde yönlendirir.

Devlet başkanının “Yok Edici” gücü onu yakarak yok etmeye

karar verirler.

Halk, bu yok etme, ateşe atma işine o kadar ısınmışlar ki

evlerindeki odunları da yığmışlar şehrin meydan yerine.

Evlerinde kürdanlık bile kalmamış da yemek yapacak odun

olmadığından eti çiğ yemek durumunda kalmışlar ve “Çiğköfte” ortaya çıkmış.

Ateşler yakılmış, Roma’daki arenada aslanlara atılan

insanları zevkle seyretmeye gelenler gibi, birbirini öldüren Gladyatörleri

seyrederken “Öldür, öldür, öldür” diye bağıran çıldırmış halk kütleleri gibi o

yiğidi de ateşte yanmasını seyretmeye gelmişler.

Bir yaşındaki çocuklarını da bu sahneyi görmesi için getirip

omuzlarına almışlar.

Fotoğraf makinesi olsaydı hatıra fotoğrafı bile

çektirebilirlerdi.

Gerçi melekler onların fotoğraflarını kaydettiler ve o

günden bugüne kadar azaplarını çekmeye devam ediyorlar.

Yiğidimiz, ateşe atılır.

Bu ateşten kurtulma şansı milyonda bir bile değildir.

İşte Kur’an-ı Kerim, bize ümit vermek üzere o yiğit

peygamber Hazreti İbrahim’i ateşin yakmadığını haber verir.

Denizde dalgaların gemiyi batıracağı anda dalgalar gemiye

girmesin diye yolculardan birinin denize atılarak geminin kurtarılmasına karar

verir kaptan.

Kura çekerler içlerinden birine çıkar denize atılma kurası.

Onu denize atarlar ve anında bir balık onu yutar.

Şimdi gemidekiler ve bu yazıyı okuyanların aklına hiç

kurtulma şansı gelir mi

İşte o denizde balığın karnına yem olarak giren er kişi

Yunus aleyhisselamın da Allah tarafından kurtarıldığını haber verir Rabbimiz.

Bunlar geçmişte olmuştu, bize çağımızdan örnek ver” diyenler

Türkiye’de İslam’a karşı verilen savaşın nasıllığını anlatan bugüne kadar yüzün

üzerinde eser yazıldı.

Yalnız Türkiye’dekilerin değil, onlara yardım eden batılı ve

doğulu güçlerin, komünist ve kapitalistlerin çalışmalarını da hesap edin ve

sonunda kazananın kim olduğunu görüverin de Allah’ın gönderdiği kitabın

belirlediği doğruları dünya insanına duyurmak ve adaletin ne olduğunu göstermek

için örnek olarak Sevgili Peygamberimizi alın ve aralıksız olarak yolunuza

devam edin.