Seçim sistemine getirilen yenilikleri tasvip ediyoruz.

Yalnız paketin içinde laikliğe aykırı partilerin kapatılması maddesinin

değiştirilmemiş olmasını cidden çok yadırgadık.

Tüzel kişiliği olan hangi kurumun anayasaya aykırı

maddesi varsa, o madde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebilir, parti

veya tüzel kişiliği kapatılamaz. Şirketlerin yasaya aykırı maddeleri iptal

edilir ama şirket kapatılamaz. Şirkette yetkili olanların işlediği suçlar

şirketle ilgili değilse ceza kanunları ile cezalandırılır. Şirket sözleşmesine

karşı işlenmiş fiiller ise ancak tazminat ile cezalandırılabilir. Şirket davacı

olur, adil yargı gerekli tedbirleri alır.

1-Seçim sisteminde baraj kaldırılmalıdır. Oylar kişilere

verilmelidir. Partilerin aday gösterdiği kimselerin oy toplamı partilerin

topladığı oy olmalıdır. Kendileri aday koymuşsa aldıkları oyu başkasına

kullandırabilmelidir, parti aday göstermemişse kendisinin kullanmadığı oyu

diğer partiler kullanmalıdır. Böylece mecliste herkes temsil edilmelidir.

Hükümeti kurmada baraj konabilir. Hükümet ekseriyet sistemi ile değil, yargılama

sistemi ile düşürülmelidir. Grubu olanların dava açma hakları olmalıdır.

2-Adaylara aldıkları oy nisbetinde seçim desteği

verilmelidir. Seçilen milletvekili borçlu olmamalıdır. Seçimden sonrasında

mecliste temsilcisi olsun olmasın, partilere aldıkları oy nisbetinde kamu

desteği verilmelidir. Böylece gelecek seçimlerde daha aktif olarak faaliyet

göstermiş olurlar.

3-Eş genel başkanlığın anlamı yoktur. Yönetimde sıralama

yapılmalıdır. Biri olmadığı zaman alt sıradaki de onun kadar yetkilidir. Herkes

parti adına beyanat verebilir. Üst sırada olan alt sıradakinin beyanatını parti

adına olmaktan çıkarabilir.

4-Herkes her propagandayı her dilde yapabilir. Seçimde

propaganda da serbesttir.

9) Yazı serbestliği 10) Okullarda serbest dil 11) Köy

isimlerinin değiştirilmesi 13) Yardım toplama 14) Başörtüsü...

Bunlar için ayrı ayrı kanun çıkarmaya gerek yoktur.

Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, liberal bir hukuk devletidir. Hukuk

devletine aykırı tüm kanunlar, tüzükler, yönetmelikler, genelgeler ortadan kaldırılmıştır.

Onlara dayanarak işlenmiş fiiller suçsa suç olmaktan çıkmaz, suç değilse suç

sayılmaz. Aksine hareket edenler adil yargıda yargılanırlar.

15) And... Önce şunu belirtelim. Türk bir ırkın adı

değildir, hiçbir zaman olmamıştır; imparatorlukları kuranların benimsediği isim

ve dildir. Türkiye Devleti dört temele dayanır. a) Anadolu da yerleşmiş

vatandaş olmak. Irkı veya dini ne olursa olsun, Türkiye de yerleşmişse,

dışarıdan misafireten bulunmuyorsa, o Türk tür. Bunu Türkiye vatandaşı olma şeklinde

ifade ederiz. Çifte vatandaşlığı meşru görmeyiz. b) Türkçeyi bilmek. Türkçeyi

bilme başka dil bilmeme anlamına gelmez. Ama devletimizin dili Türkçedir. İki

dilli devlet olmaz. Yerel yönetimlerin resmi dilleri farklı olabilir, orada o

dil konuşulur. c) Türk üm demek. Devletleri milletler kurar. Kur an bunlara

kavimler demektedir. Her kavmin kendisine özgü adı vardır. Milletimizin adı

Türk tür. Türk milleti bir ırka dayanmaz. Ama bundan sonra Türkiye

çocuklarımızın olacaktır yani Türklerin olacaktır. d) Müslüman olmak. Bu şart

İslâmî değildir ama Türkiye buna göre kuruldu. Lozan da azınlık hakları tanındı

ve yalnız Yahudi, Rum, Ermeni ve diğer Hıristiyanlar azınlık sayıldı. Kürtler

ve Aleviler de Türk sayıldı. Bu devlet bunların katılmasıyla kurulmuştur. Hattâ

karşı çıkan ve isyan edenler olmuş ama sonra hepsi affedilmiş, asla farklı

muamele görmemiştir.

İlim dünyasında kabul edilen bir şey vardır. İsmi olmayan

varlık yoktur. Türkiye deki halkların ortak adları yoksa ortak devletleri de

yoktur. Adımızı değiştirme bizim yetkimizin dışındadır. Türk üm, doğruyum,

çalışkanım demeyeceğim de; Gürcü yüm, sahtekârım, tembelim, ülküm geri

gitmek mi diyeceğim ! Andımızın şeklini değiştirebiliriz ama çocuklarımızın

bir andı olmalıdır. Bunu azınlıklara söyletmek yanlış olabilir. Türkiye de Türk

olmayanların da elbette yaşama hakları vardır ama onların yönetme hakları

olmamalıdır. İnsan olarak herkes Türkiye de eşit haklar içinde yaşar. Kimse

zorla askere götürülemez. Kimseye sen Türk sün diye dayatılamaz. Türk üm demek

de yasaklanamaz. Ve s-selâm