Son günlerin aktüel tartışmalarında yeni bir tarza tanık oluyoruz!

Bu tarz dememiş gibi yaparak diyeceği her şeyi demek!

Kişi önce hasmına diyeceği her şeyi sayıp döküyor!

Sonra oldukça kıvrak bir manevrayla “Böyle denebilir ama dememek lazım” diye bir de nasihat veriliyor!

Alçak adam da deniliyor!

Akrep de deniliyor!

Firavun da deniliyor!

İblis de deniliyor!

Münafık da deniliyor!

Evet, hepsi deniliyor ama hemen ardından “Böyle denebilir ama dememek lazım” denilerek sözümona denilmemiş olunuyor!

Yerseniz!

Yerseniz hasmına ağzına gelen her şeyi söyleyen adam hiçbir şey dememiş gibi bir de üstüne üstlük insanlara “doğru yolu” tavsiye eden kişi oluyor!  

Nasihat eden kişi oluyor!

Ertesi gün yandaşları “Bakın nasıl nasihatleri ile insanlığı irşat etti” diye övünüp geziyorlar! 

Yemezseniz “Hangi nasihat yahu!” diye isyanları oynuyorsunuz!

“Böyle nasihat olur mu ” diye önünüze gelene soruyorsunuz!

Kişi hasmına ağzına geleni sayıp dökmeden de böyle güzel nasihatlerde bulunamaz mı

Yani “Böyle denebilir ama” demeden direkt “Sizi karalayanlara aynı şekilde karalama ile cevap vermeyin” denilse daha güzel, daha şık olmaz mı

Böyle yapılsa o nasihatler daha çok etkili olmaz mı

Ne yazık ki bu yol tercih edilmiyor! Önce içinde ne kadar kin, öfke, gayz birikmişse hepsi ortaya dökülüyor!

Sonra da “Böyle yapılabilir ama yapmamak lazım” denilerek müthiş bir U dönüşü sergileniyor!

Yani nefislere esir olunuyor!

Yani tüm ruhları esir alan benlik davasının elinde oyuncak haline geliniyor! Ve kavga alıp başını gidiyor!

Bu tür açıklamalar yangını söndürmeye “körükle gitmekten” farksız oluyor!

Sonra da hasım taraftan gelen suçlamalara üzülüp ağlamaktan gözler şiştiği açıklanıyor! İnsanlar dillerine bir sahip olsa gözler ağlamaktan hiç şişmeyecek ama bir türlü bu başarılamıyor!