İki günü birbirine benzeyen zarardadır nebevi (sav) söz

hep dikkatimi çekmiştir. Günlerin birbirine benzemesi zarar! Yani illaki farklı

olmak. Düşünmek ve üretmek; farklı olmak. Başta Kur an ve Sünnet olmak üzere

diğer tüm İslami kaynaklar; bağlılarına üretken olmayı emreder/tavsiye eder.

Durgunluk kokuşmayı beraberinde getirir. Hatta

temizleyici bir madde olan su, bir kaba konulsa uzun bir süre bekletilse

kokacaktır. Tembellik niza ve kavgaya, hasede ve kıskançlığa neden olur. İşte

tüm bu olumsuzluklardan birey, aile ve toplum olarak uzak kalabilmek için;

değişmek ve değiştirmek zorundayız.  23

yılda Arabistan ı değiştiren ve dönüştüren son nebi (sav) Beni Allah a

yaklaştıran ilmimin artmadığı bir gün yaşayacak olursam. O günü hayırla

geçirilmeyen bir gün sayarım. Buyurmaktadır. İyiye doğu sürekli değişim.

Her millet tarihinin başarılı, iyi karelerini ön plana çıkararak

övünür. Birey ya da toplum olarak güzel geçmişle övünmek gerçekten de hoş.

Karanlık bir maziye sahip olmak velev ki babalarımızda olsa çok çirkin bir

şeydir. Ancak şunu unutmamak lazım; babalarımızın yediğiyle bizim karnımız

doymaz. Cehalete karşı bilgiyle ve yoksulluğa karşı üretimle örgütlü olarak

mücadele etmek zorunluluktur. Bunun ilk adımı ise bilgiyle donanmaktır. Çünkü

biz ilk emri oku olan bir kitabın mensuplarıyız. Yabani güllerin açmaya

korktuğu Arabistan kitapla değişti.

Endülüs, ortaçağ Avrupası ve İstanbul da kitapların

ışığında aydınlandı.

Değişmeyen değiştiremez. Değişenlerin hayatından birkaç

örnek; Endülüslü âlim İbn-i Rüşt ten rivayetle hayatımda kitap okumadan geçen

sadece iki gecem vardır; biri evlendiğim, diğeri de babamın vefat ettiği gece.

Meşhur Cahız içinde şöyle söylenir çok okuyan Cahız,

kitaba verecek para bulamadığı için, kitapçı dükkânlarını geceleyin kiralayıp,

sabaha kadar incelemelerde bulunurdu.

Kırk beş yaşında vefat etmesine rağmen, normal bir ömre

zor sığacak kadar çok eser veren İmam Nevevi, zamanı disiplin altına almakla

konuya ışık tutar. Çünkü eser yazmaya, öğrenme ve öğretmeye, ibadet gibi

meşguliyetlere daha çok zaman ayırabilmek için 24 saatlik bir günde, sadece

seher vakitlerinde bir kere yiyip içmeyi kendisine ilke edinmiştir.

Orta Asya dan Hindistan a kadar, Kafkaslardan Yemene,

Viyana dan Afrika ya ve İspanya yı içine alan bir milletin mensupları olmak

güzel bir şey. Ama onların hayali ile avunmak ise bir o kadarda kötü bir şey.

Tarih bizim için ninni içeren uyku beşiğine

dönüşmemelidir. Onlar bir ümmetti geldi geçti ya onların arkasından gelenler