Dava kadının ilk ve en büyük görevi kulluktur; O, daima
Allah ına kul olamayan davasına er olamaz bilinciyle hareket eder. Onun
evinin en değerli köşesi mutfağı, misafir odası değil, seccadesinin bulunduğu
ev mescididir. Onun evine gelenler mobilyalarına, dantellerine, işlemelerine
değil, mescid edindiği köşeye, elinden düşürmediği tesbihe, eskittiği Kur an a
hayran kalırlar.
Dava kadını annedir; En büyük davası cennetlik bir çocuk
yetiştirmektir. O, çocuğunu yetiştirirken Allah Rasûlü nün (s.a.s) Yesribi
Medineye çeviren sahabe kadrosunu yetiştirdiği gibi ilmek ilmek dokuyarak,
sabırla yoğurarak, tahammül ederek, hedef ve ideal bilinci vererek yetiştirir.
O, kucağındaki evladının gözlerinde Kudüs ü görür. Onu parklarda oynatmak,
dershanelerde tüketmek, sınavlarda ezmek için değil, Kudüs ün, Bağdat ın,
Şam ın, Endülüs ün derdiyle dertlenmesi için yetiştirir.
Dava kadını tepeden tırnağa iffettir; İslami çalışmalar,
sosyal medya paylaşımları dahil hiçbir şey ona haremlik selamlık ve mahremiyet
kurallarını ihlal ettiremez. Onun en büyük cihadı bu iffetsizlik çağında
iffetini müdafaa etmektir.
Dava kadını teşvik edicidir; Eşini ve çocuklarını hem
İslami çalışmalar hem de ibadetler konusunda sürekli teşvik eder. Ailesini
sabah namazlarına o kaldırır. Haftanın belli bir günü eşinden evde ders
yapmasını, kendisine ve çocuklarına nasihat etmesini ister. Eşi İslami
çalışmalar konusunda gevşeklik gösterirse uygun bir dille ona nasihat eder.
Evde tembel tembel oturmasına, dizikolik olmasına, internet müptelası olmasına
asla müsaade etmez. Erkeğinin dizinin dibinde oturmasını değil, İslami
çalışmalarda, konferanslarda, mitinglerde koşuşturmasını, en aktif düzeyde
görevler almasını ister. Çünkü o bilir ki atıl olanı batıl istila eder. Batılın
istila ettiği bir erkekte önce kadının başına bela olur.
Dava kadını Allah dostudur; Farz ibadetlerini büyük bir
titizlikle yerine getirdiği gibi, nafileleri de ihmal etmez. Zikir ehlidir.
Evrad ve ezkar sahibidir. Her gün muhakkak Kur an dan bir bölüm okumaya dikkat
eder. Vakit ve uygun zemin buldukça nafile oruçlar ve gece namazlarına devam
eder. Dua ehlidir. Dilinden ailesi,
davası ve ümmeti için dua eksik olmaz.
Dava kadını yoğundur; Ev, cihad, ilim ve ibadet hayatının
yoğunluğundan kaynana, kayın baba kavgalarına, akrabalar arası küslüklere,
komşularla didişmeye, avm lerde gezmeye, tüketim çılgınlığına kapılmaya fırsat
bile bulamaz. Onun derdi davasıdır.
Dava kadını dengelidir; Ne eşini ve çocuklarını, nede
davasını ihmal eder. Ailesi ve davası arasında sıkışıp kalmaz. Planlı ve
programlıdır. İkisine de mutedil bir çizgide, istikrarlı bir şekilde vakit
ayırabilir.
Dava kadını ilim ehlidir; Kadınlar için gerekli fıkhi
bilgilere, evlilik ve mahremiyetleri konusunda yeterli bilgiye sahiptir. Hayat
kitabı Kur an ı anlayabilecek düzeyde Arapça öğrenmeye gayret eder. Muhakkak
takip ettiği ve ders yaptığı bir tefsir ve birde hadis kitabı vardır. İlmi ders
halkaları onun hayatının vazgeçilmezidir.
Dava kadını infak ehlidir; Yetimleri, yoksulları, ihtiyaç
sahiplerini gözetir. Ev harcamalarından arttırdıklarıyla azda olsa sürekli
infakta bulunur. Evde bir sadaka kutusu bulundurup, çocuklarının da infak
etmeyi öğrenmesini sağlar. İnfakı sadece eşinden beklemez. Kendi eliyle de
infak etmeye özellikle dikkat gösterir. Davasına aidat vererek, gazete ve
dergisine abone olarak destek olur.