Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın arkasındaki en büyük etken nedir?

El cevap; Tarladan sofraya uzanan tedarik zincirindeki çok aşamalı aracı çark…

Üreticiden çok düşük fiyatlara alınan ürünler, nihai tüketiciye ulaşana kadar bazen 5 kata kadar değer kazanmakta ve bu durum hem çiftçiyi hem de vatandaşı mağdur etmekte…

Peki, nasıl oluyor da böyle oluyor?

Anlatalım;

Aracıların fiyatları yükseltme yöntemleri ve tedarik zincirindeki mekanizma şu şekilde;

Ürün tarladan çıktıktan sonra doğrudan markete veya pazara gitmiyor. Yol boyunca şu aşamalardan geçiyor:

* Toplayıcı / Tüccar: Ürünü tarlada çiftçiden doğrudan satın alır.

* Komisyoncu (Hal Esnafı): Ürünün hallerde tüketicilere veya diğer tüccarlara satılmasına aracılık eder ve kendi komisyonunu ekler.

* Nakliyeci / Dağıtıcı: Ürünün lojistiğini üstlenir.

* Büyük Dağıtım Zincirleri / Marketler: Ürünü rafa koymadan önce kendi işletme giderlerini ve kâr payını ekler.

Bu zincirdeki her aktör kendi kâr marjını, fire (çürüme/bozulma) riskini ve işletme maliyetini fiyata eklediği için her adımda fiyat katlanarak artar.

Yaş meyve ve sebzenin taşınması, muhafaza edilmesi ve ambalajlanması gibi pazarlama fonksiyonları çoğunlukla aracılar tarafından yürütülüyor.

Özellikle kış aylarında veya uzak mesafeli taşımacılıkta yüksek nakliye/akaryakıt ücretleri, aracılar tarafından doğrudan ürün fiyatına yansıtılıyor.

Sistemdeki bazı büyük dağıtıcılar ve aracılar, piyasadaki arz-talep dengesini suistimal edebilmekte...

Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin denetimlerinde ve açılan fahiş fiyat soruşturmalarında tespit edildiği üzere; bazı aracıların ürünü çiftçiden örneğin 8 TL'ye alıp sisteme 24 TL faturayla giriş yaptığı veya suni darlık yaratarak fiyatları yukarı yönlü manipüle ettiği görülmekte…

Küçük üreticilerin birçoğu; gübre, ilaç, mazot gibi üretim maliyetlerini karşılayabilmek için hasat öncesinde aracılardan (tüccar veya komisyonculardan) avans/borç alır. Bu bağımlılık, çiftçinin hasat zamanı ürününü aracıların belirlediği düşük fiyattan satmak zorunda kalmasına neden oluyor.

ÖRNEK BİR FİYAT YOLCULUĞU

Aşama Örnek Fiyat (TL) Yapılan İşlem / Eklenen Maliyet

Üretici (Tarla) 10 TL Ürünün çiftçiden çıkış fiyatı.

Tüccar / Nakliye 15 TL Toplama, ambalaj, kasa ve nakliye maliyeti + kâr.

Hal (Komisyoncu) 20 TL Hal rüsumu, komisyoncu kârı ve stopaj.

Pazar Esnafı 25 TL Tezgâh kirası, nakliye ve işçilik giderleri + kâr.

Market Rafı 30 TL - 35 TL Mağaza kirası, personel, enerji, fire oranı + kâr payı.

ÇÖZÜM YOLLARI NELERDİR?

Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için şu adımların atılması gerektiğini vurgulamakta:

* Üretici Kooperatifleri: Çiftçilerin kooperatifleşerek ürünlerini aracısız, doğrudan büyük şehirlere ve marketlere satabilmesi.

* Dijital Takip Sistemleri: Ürün Künyesi uygulamaları ile tüketicinin ürünün tarladan kaç liraya çıktığını şeffaf bir şekilde görebilmesi.

* Sıkı Denetimler: Tedarik zincirindeki aracıların kâr marjlarının ve fatura hareketlerinin fahiş fiyat operasyonları ile sürekli kontrol altında tutulması

ÇİFTÇİYİ VE TÜKETİCİYİ İLGİLENDİREN HAL YASASI MECLİS’E GELİYOR

Ticaret, Tarım, Hazine ve Çalışma bakanlıklarının ortak çalışmasıyla hazırlanan kapsamlı Hal Yasası taslağı Meclis'e sunuldu. Düzenleme, tarladan sofraya uzanan zincirdeki aracı sayısını azaltmayı, kooperatifleri artırmayı ve marketlerde yerli ürünleri teşvik etmeyi hedefliyor.

Çiftçiler, mazot ve gübre fiyatlarındaki artış, büyük üreticiyle rekabet etmekte zorlanma gibi nedenlerde aracılar ve üretim maliyetleri arasında sıkışmış durumda. Çiftçilerin sıkışmışlığı tüketiciye de aracıların fazla olması nedeniyle etki ediyor ve fiyatları arttırıyor.

Çiftçinin de tüketicinin de artan fiyatlar karşısında boynu bükülmüş durumdayken Ticaret, Tarım, Hazine ve Çalışma bakanlıklarının koordinasyonuyla şekillendirilen Hal Yasası taslağı nihai metin haline getirilerek Meclis'e ulaştırıldı.

İlgili metnin, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler aracılığıyla kısa sürede TBMM'ye sunularak resmî kanun teklifi statüsü kazanması bekleniyor.

KOOPERATİFLERİN SAYISININ İKİ KATINA ÇIKMASI HEDEFLENİYOR

Meclis onayının ardından Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi öngörülen düzenleme, üreticinin maruz kaldığı aracı baskısını kırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda yerel üreticilerin kooperatifleşme yoluyla ürünlerini doğrudan son tüketiciye ulaştırması teşvik edilecek. Hali hazırda ülke genelinde faaliyet gösteren 8 bin 933 tarımsal amaçlı kooperatif sayısının, yasanın sunduğu imkanlarla kısa vadede iki katına çıkarılması hedefleniyor.

MARKETLERDE YERLİ ÜRETİM KOTASI DÖNEMİ BAŞLAYACAK

Tarım ürünleri ticaretindeki dışa bağımlılığı ve dönemsel dalgalanmaları dengelemek adına market zincirlerine yönelik yeni tedbirler devreye sokuluyor. Muz, sarımsak ve limon gibi ithalatın yoğunlaştığı kalemlerde kota mekanizması işletilecek. Raflarda yerli ürün oranının artırılmasına yönelik zorunluluklar getirilirken, yerli üretimi önceleyen perakendeciler için vergisel muafiyetler ve avantajlar sağlanacak.

TARIMDA KAYIT DIŞILIĞI BİTİRME HEDEFİ

Hazine ve Maliye ile Çalışma bakanlıkları, tarım sektöründeki kayıt dışılığı ve vergi kayıplarını sonlandırmak üzere operasyonel tedbirleri artırıyor. Toptancı hallerinin altyapısı modernize edilerek dijital takip ağları güçlendirilecek. Hal yöneticileri ve idari personellerin; veri aktarımı, stok izlenebilirliği, kalite standardizasyonu ve gıda güvenliği kontrollerindeki yasal sorumlulukları belirgin biçimde artırılacak.

BAKAN ÖMER BOLAT "HAL KAYIT SİSTEMİNİN" ÖNEMİNİ ANLATTI

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, reform niteliğindeki yasanın temel omurgasını üretici birliklerinin güçlendirilmesi, tedarik zincirindeki aracı halkasının daraltılması ve tüm ticari hareketliliğin kayıt altına alınmasının oluşturduğunu vurguladı. Hal kayıt sisteminin tavizsiz işletileceğini belirten Bolat, maliyetlerin ve fiyatların tarladan itibaren şeffaf bir zemine oturtulmasının haksız fiyat artışlarının önüne geçmede belirleyici olacağını ifade etti.

Kaynak: Milli Gazete