Kurum ve kuruluşlara, okullara, hastanelere, şirketlere

ve hayatın bilimum bütün alanlarına insan yetiştirebilmek için var gücünüzle

çalışıyorsunuz. Çocuklarınızın okul puanlarını yükseltebilmek için envai çeşit

kurslavra gönderiyor ve hayallerinizin yelpazesini her gün biraz daha

genişletiyorsunuz. Oğullarınızın ve kızlarınızın mevki sahibi biriyle

evlenmesini önceliyor ve bunun için gitmedik türbe, bulaşmadık hurafe

bırakmıyorsunuz.

Arabanızı, evinizi, yaşadığınız mekanı ve kullandığınız

eşyaları sık sık değiştirip insanlar üzerinde baskı kuruyorsunuz.  Mesleğinizde zirve yapabilmek için her türlü

hile ve haksızlığa başvuruyorsunuz. İnsanların hak ve hukukunu ayaklarınızın

altına alıp yaşamınızda adalet ve merhamete hiç yer vermiyorsunuz. Sevginizi,

Yaratıcıya ve O nun razı olacağı işlere çevirmek varken, kör nefsinizin

taleplerine çeviriyor ve bundan hoşnut oluyorsunuz. Farkında mısınız siz kendi

ellerinizle kendi Cehenneminizi hazırlıyor ve çocuklarınızı da kendi

kulvarınıza çekmeye çalışıyorsunuz. Dünyanın kirlerinden uzak bir hayat yaşayan ve Cennete aday olabilmek

için çaba gösteren yoksulları adamdan saymazken, merhametini yitirmiş

despotların peşine takılıyor ve onlardan destek alıyorsunuz. Cehennem insanın

eylemlerinin içindedir bu yüzden eylem söylem birlikteliğimizi hakikate

dayandırmalıyız öyle değil mi

Dünyayı kutsuyor ve dünyalık insan yetiştirme hevesine

kapılık çocuklarınızın ahiretlerine zarar getiriyorsunuz. Çocuklarınızın

dünyalıklarını hesap ederken, onların neden namaz kılmadıklarını, neden erdem

ve faziletlerden uzak kaldıklarını, neden bencilleştiklerini hiç düşünmüyor

bunun bir sorun olduğunu dahi göremiyorsunuz. Sizi terk etmeye hazırlanan

dünyaya insan kazandırmayı her şeyden daha çok istiyorsunuz ama sanırım

Cennetlik insanlık yetiştirme hayallerinizi ikinci planda tutuyorsunuz.

Söyleyin kardeşim siz çocuklarınızın iyiliğini istediğinizden gerçekten emin

misiniz