İki gün önce Batılı devletlerin Suriye halkı için yardım

naraları atmaları ve birçok ülkenin önemli miktarda yardımı diline dolaması

bizleri şaşırtmıştı. Bu kadar zaman sonra ülke insanına yardım ulaştırmak yeni

mi akıllarına geldi diye düşünürken, bu çıkışların ne anlama geldiği medyaya

sürülen insanlık dışı fotoğraflar sonrası daha net bir şekilde ortaya çıktı.

Esed in üstü çizilmişti ve rejimle ilgili büyük bir operasyon başlatılmıştı.

Benzer fotoğraflar daha önce de birçok defa medyada yer bulmuştu ama hiçbiri

kınama dışında herhangi bir çıkışa neden olamamıştı. Batı nın keyfi herhalde

yeni yerine geldi ki bu sefer Batılı medyanın da desteğiyle küresel etki

yaşatan büyük bir kampanya başlatıldı.

Suriye de uluslararası suç kategorisine girebilecek bir

insanlık suçu ile ilk defa karşılaşmadığımızdan olayın trajik boyutunu bir

kenara bırakıyorum. Önemli olan bundan sonra nelerin olabileceği Bir kere şunu

söylemek lazım ki Esed karşıtı olarak kendisini konumlandıran tüm aktörler,

ortaya çıkan fotoğraflar ve oluşturulan algıyla ahlaki üstünlüğü ele geçirmiş

durumdalar. Uluslararası toplumun savaş suçlusu olarak gördüğü birini bugüne

kadar kimse savunamadı ve tarih bu tarz liderlerin mezarlarıyla dolu. Burada

Batı nın elinde bulunan adalet kılıcının hakkaniyetli bir sonuca imza atması

gibi en ufak bir beklentimiz yok ancak Batı nın bunca zaman sonra neyi

amaçladığını saptamak önümüzdeki günlerin en önemli konusunu teşkil edecektir.

Cenevre Sürecine Yansımalar

Batı yı bugüne kadar insani müdahale kılıfıyla kendinden

olmayan coğrafyalara düzenlediği saldırılarla eleştirdik. Ancak Batı bu sefer

Suriye de çatışma ortamını hazırlayıp bir kenara çekilince, ülkeyi bir anlamda

müdahalesizlikle de bitirebileceğini gösterdi. Suriye Krizi öyle bir duruma

sürüklendi ki, başta Ankara olmak üzere uluslararası toplumun kimin

liderliğinde olursa olsun ülkede yaşananlara bir son verme amacıyla müdahale

etmesi gerektiği savunuldu. Şimdi ise Batı kendi önceliklerini Cenevre görüşmelerinde

dayatmak adına, bugünlerde kendisinin bölgede aşırılık yanlılarına karşı

mücadele ettiği konusunda söylemi yavaş yavaş ele geçiren rejim taraftarlarına

karşı elini güçlendirmiş oldu. Bundan sonra başta Türkiye de insanlık suçunun

aksi yönünde düşünmek bile linç edilme sebebi olacaktır. Ama bu insanlık suçunu

teşvik edenlerin, yani ülkeye sürekli çatışmayı körükleyici destekler gönderen

ABD ve Rusya gibi ülkelerin yargılaması tarihin vicdanına bırakılacaktır.

Çatışmalar Artabilir

Türkiye de şimdiye kadar yapılan yorumlar zulmün

kişiselleştirilmesi üzerinden artık Esed in hiç şansının kalmadığı üzerine.

Ancak meselenin bu kadar kolay üstünün örtülebileceği çok da mümkün görünmüyor.

Rusya durumdan hiç de memnun değilken, İran ise eğitim amacıyla bile olsa

Atlantik e doğru şimdiden sembolik bir savaş gemisi gönderdi bile.

Fotoğrafların bölgede uzun zamandır Batı ya karşı direniş cephesinin

liderliğini yaptığını söyleyen İran ın nükleer donanımlarının bir kısmının

sökülerek karizmayı çizdirdiği gün ortaya çıkması bir hayli manidar. Rusya da

destek verirse İran ın Suriye konusunda da nükleer meselede olduğu gibi geri

adım atması ülke içerisinde de son zamanlarda yükselen muhafazakâr tepkinin

daha da artmasına yol açabilir. Ayrıca İran ve Suriyeli muhaliflerin en büyük

grubunun olmadığı bir Cenevre görüşmelerinde arzu edilen barışın ortaya çıkması

hiç de kolay görünmüyor. Dolayısıyla fotoğraflar bir taraftan rejimin gerçek

yüzünü gün yüzüne çıkartıyorken, diğer taraftan Suriye Krizi nde çözüm

sürecinin önüne çıkarılmış bir engel de olabilir. Suriye de çözümsüzlüğü

istemeyen o kadar güç var ki

Brüksel Ne Anlama Geliyor

Ankara bir süredir Ortadoğu da düzen kurucu ülke

söylemiyle dış politikasına yön veriyordu. Ancak Başbakan Erdoğan Japonya da

Türkiye nin böyle bir iddiasının olmadığına dair açıklamalar yapmıştı. Tam da

bu geri çekiliş ortamında Erdoğan ın Brüksel ziyareti Ankara nın yeni dönem

siyaseti açısından büyük önem taşıyordu. Ortadoğu çıkmazında bunalan ve büyük

oranda da yalnız bırakılan Ankara, yüzünü yeniden AB ye dönecek ve sitemkâr bir

şekilde Ortadoğu da biraz da Türkiyesiz yola devam edilmesini ima edecekti.

Ancak ortaya çıkarılan işkence fotoğrafları hem Türkiye yi yeniden Suriye

meselesine kanalize etti hem de bir anlamda elini güçlendirdi. Şuan Suriye

Krizi tüm dünyanın gündemine yeniden dâhil edildi. Umarız daima bir yerlerde

askıda bekleyen gerçek adaletin gerçekleştiği gelişmeler bizleri bekliyordur.