Ekranlarda sıkça görmeye alıştığımız görüntülerden bahsedeceğim. Mesela enkaz altından çıkmış çocuklardan, annesi babası gözleri önünde katledilmiş çocuklardan, tecavüze uğrayan veya arkadaşı katledilen çocuklardan… Sonra anne-baba veya anne-babanın sevgilileri tarafından darp edilen çocuklardan. Korkularından altlarına kaçıran bebek yaştaki şiddet gören çocuklardan. Dahası yanı başımızdaki topraklarda başka bir mezhepten olduğu için, o çocukların gözü önünde infaz edilen insanları izleyen çocuklardan. Aileleriyle beraber göç etmek üzere iken botun batması sonucu bir kış günü buz gibi suya düşüp birileri tarafından yaka-paça kurtarılıp geride kalan çocuklardan… Trafik ışıklarında mendil satarken, insan görünümünde bir hayvanın diğer bir hayvanla kovalaşması sonucu ezilen üç kardeşten sağ kalan iki kardeş olan o çocuklardan… Annenin babayla veya babanın anneyle tartıştığını, bağrıştığını görünce gözlerini kocaman açarak korkularını ancak böyle ifade eden çocuklardan. Çarşı pazarda, çocuğunun istediği oyuncağa parası yetmeyen annenin, iki buçuk yaşındaki çocuğunun dudağını kanatırcasına, avuç içiyle vurduğu o çocuktan. Bunlardan bahsedeceğim ama hiç bakmadığımız yanıyla.
Klasik bir sorusu vardır psikiyatri doktorlarının “çocukluğa inmek…” bazen esprisini de yapar güleriz hatta. Ha işte tam oradan girmek istiyorum konuya. Bu kadar çeşit zulüm ve şiddet gören çocukların beş, on hatta on beş yıl sonraki hallerini bir hayal edelim. Ne bekliyoruz? Bir akademisyen, bir doktor, bir toplum uzmanı veya bir politikacı falan mı? Hiç bunları beklemeyin boşu boşuna, çünkü ellerimizle bu şekle dönüştürdüğümüz bu çocuklar yarın bu toplumdan intikamını çok şiddetli bir şekilde alacaklar. Anne babasını Suriye’de kaybetmiş, kendisi de enkaz altından çıkmış, bomba seslerinin verdiği korkudan dolayı etrafa boş boş bakmış bir çocuktan kimse ama hiç kimse suça karışmamasını istemesin. Ellerinden tutulmayan, ölüme, yokluğa, soğuğa, açlığa terk edilmiş olan bu çocuklar belki de yarın bizi bekleyen en büyük tehlikedir. Kamplardan sonraki hayatlarını hangimiz net bir şekilde biliyoruz ve bu çocuklar kimler tarafından yönlendirilecek bir malumatı olan varsa söylesin. Yarın için en büyük tehlike derken tam da bunu izah etmeye çalışıyorum. Bakınız henüz küçücük yaşta tecavüze uğrayan bir çocuğun, eğer o cani tarafından katledilmediyse, yarın toplum içerisindeki halini sadece bu satırı okurken üç dakika düşünün. Ergenliğini, gençliğini, hayallerini ve en önemlisi kuracağı aileyi… Mideniz bulandı değil mi, dağınık traşlı, sarhoş bakışlı, çürük dişli, ter kokan, uzun tırnaklı, yarım yarım konuşan bir insandan bozma hayvanın küçücük yaşta bir kız çocuğuna tecavüzünü bir düşünün. Evet, kimin tecavüz edeceği belli olmuyor, yani bunun önüne nasıl geçilmeli ki? Ancak tecavüz edenin, özellikle çocuk tecavüzcülerinin başlarına neler geleceğini biz belirleyebiliriz. Onlara öyle bir cezadan öte linç lazım gelir ki onu da yasalarla sabitlemek lazım. Parayı, şehveti, açlığı ve bu iğrenç olayı yapan, planlayan bir şahıs, linçin, ölümün veya ölümden beter bir cezanın olduğunu hayli hayli öğrenebilir veya iyi bilir. Şimdi yarını tasarlarken, geride bıraktığımız bütün bu şiddet çocuklarının nasıl bir birey olmasını beklemeyi varın siz düşünün. Henüz bunlara haram lokmayla beslenen iyi aile çocuklarını dâhil etmedim. Şimdiki önceliğimiz psikolojik buhranda bıraktığımız bu milletin ve ümmetin çocukları.
Yarın ne olacak ağabeyler bir fikri olan varsa buyursun. Dün Irak’ta enkaz altından çıkan çocuk nerede? Tam on iki yıl oldu Irak’ta bombaların patladığı günden bu yana… Bebek çocuk, çocuk genç, genç adam oldu… Nerede bu Irak’taki çocuklar? İnsani yardım vakıf ve derneklerinin oranlarına bakılınca milyonlarca şiddet, tecavüz gören ve bu rakamlara eş değer oranda yetim çocuk bulunuyor. Bu çocuklarda şu an intikam duyguları depreşmiyor emin olun. Yarın da ne için yaşayacaklarını kendileri seçecekler. Ancak çocukların intikamı hiçbir şeye benzemeyecek. En kötüsü de nedir bilir misiniz? Hesap soramayacaksınız! “Neden böyle yapıyorsun” diyemeyeceksiniz…
Korkmayın şimdi değil çocukların intikamı, büyüdükleri zaman yaşatacaklar bize, ellerimizle yetiştirdiğimiz caniliğin hesabını…!
Selam ve daim muhabbetle