Son günlerin en önemli sorusu şu olsa gerek:

Ana muhalefet partisi CHP, büyük bir hızla nereye gidiyor?

Kuşkusuz bölünmeye doğru gidiyor!

Peki, kendilerini anadan doğma CHP’li olarak tanımlayan isimler ne yapıyorlar?

Bir an evvel bölünmek için ne gerekiyorsa onu yapıyorlar.

Bugün yaşanan olayların temelinde ne yatıyor?

Hiç şüphesiz CHP’liler arasındaki anlaşmazlık konuları yatıyor!

Sen ben kavgası yatıyor!

Ana muhalefet partisi CHP, bu hale nasıl düştü?

Bir kısım CHP’liler diğer CHP’lileri mahkemeye verdikleri için bu hallere düştüler!

CHP’lilerin birbirleri ile mahkemelik olmaları kuşkusuz en çok CHP karşıtlarının ekmeğine yağ sürüyor!

CHP karşıtları kendilerine verilen bu pası iyi değerlendiriyor.

Mahkemelik olan CHP’lileri daha da birbirine düşürecek adımları vakit geçirmeksizin atıyorlar.

Bir kısım CHP’liler, diğer CHP’lilerin üzerine sanki kayyum gibi tayin edildiler!

Mahkemece CHP’de işleri yoluna koymak üzere tayin edilenler her ne kadar “biz kayyum değiliz” deseler de hiç kimse buna inanmıyor.

Ana muhalefet partisi CHP’de bu gelişmelerin önüne geçebilmek için çareyi İstanbul il merkezini kapatmakta bulanlar var!

Bu formül gerçek bir çare olabilir mi?

Sanmıyoruz!

Yarın benzer olaylar Ankara’da yani genel merkezde yaşanınca ne yapılacak?

Bu defa parti genel merkezi mi kapatılacak?

Evet, bütün bu gelişmeler bize CHP’nin hızla bölünmeye doğru gittiğini gösteriyor.

Bunca hakaret, bunca suçlama, bunca tepkiden sonra tarafların aynı çatı altında siyaset yapmalarına imkân var mı?

Yakın bir zamanda CHP çatısı altından bir hatta birkaç tane partinin çıkması adeta kaçınılmaz gibi görünüyor.