Azgınlar mangasının dönüşünden bahsedebiliriz. Dünyadaki gelişmeler azgınlar mangasını delirtiyor. Bunların başında Walker Bush’un finosu Tony Blair geliyor. Kafadarı Walker Bush’un saldırılarının yenilenmesini istiyor. Bozacının şahidi şıracı’ misali devreye giren Dick Cheney de aynı nakaratı ve dili paylaşıyor ve henüz savaşın sona ermediğini ve ABD’nin dünyadan asker çekmesinin Amerikan güvenliğinin tehlikeye attığını düşünüyor. Sesli olarak bunları paylaşıyor da. Obama’nın artılarının ve doğrularının nadir kırıklarının ise hesapsız olduğunu söylüyor. Obama’nın pasif politikaları sonucu gerçekten de dünya daha tehlikeli bir noktaya geldi ve her yerde pusuda olan şerir güçler birer ikişer harekete geçiyor. Bu gidiş devam ederse önümüzdeki dönem Hillary veya Demokratlar, Cumhuriyetçiler karşısında havlu atabilir ve Bush ailesinden Jeb Bush’u yeni Amerikan başkanı olarak görebiliriz. Wall Street Journal gazetesinde kızı Liz Chpeney ile birlikte ortak bir makale kaleme alan eski şahin Dick Cheney hâlâ kuyruğu dik tutmaya çalışıyor ve Blair gibi İslamcıların pıtrak gibi çoğaldıklarını (İtalyan yazar Fallaci farelerin çoğalmasına benzetiyordu) ve modern tarihte görülmediği şekilde yeni mevziler kazandıklarını ve kaynaklar ele geçirdiklerini ileri sürüyor. Bu alarmcı adam görev başında iken iki de bir hilafetten bahseder ve kötülüklerini saymakla bitiremezdi. Cakarta’dan Kazablanka’ya kadar İslam dünyasının Batı’nın hayat alanının üzerine çörekleneceğini söylerdi. Sanki Eski Ahit de bu toprakları Amerikalılara vermiş gibi. 

*

Kızı feminist ve lezbiyen Liz ile birlikte yazdığı ortak makalede, Obama golf oynarken İslamcıların yeni zeminler fethettiğini ileri sürüyor. Boris Johnson’ın Blair ile ilgili dediği, Cheney ve kızı için de geçerli. Deli danalar gibi böğürüyorlar. Tımarhanelik oldukları kesin. Boris Johnson da nitekim Blair’in psikolojik terapiye ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Tedaviye cevap verebilirler mi Umutsuz vaka. Baba kız Cheney’ler Obama’nın gerçeklerden kaçtığını ve bunun sonucu Kaide’nin ABD için elle tutulur bir tehdit haline geldiğini yazıyor. Halbuki, Kaide hakkında ilk delil üreten kendisidir. Irak’ta Kaide yokken Kaide’yi Irak’a getiren de Cheney ve ekibi olmuştur. Hatta Saddam’ın Prag’daki elçisi Ahmet Halil İbrahim Semir el Ani’nin Kaide elemanlarıyla ve 11 Eylül’ün failleriyle görüştüğünü ileri sürmüştür. Tabii ki fos çıkmıştır. Johnson’ın ifadesiyle, Saddam 11 Eylül saldırısından beridir. Kitle imha silahlarından da beri idi. Kaide ile bağlantısı da yoktu. Lakin bunları bahane göstererek Irak üzerine çullandılar. Amaçları Saddam’dan intikam almak ve Irak petrolleri üzerine çöreklenmekti. Ama direniş sayesinde emelleri kursaklarında kalmıştır. Şimdi warmonger’lar yani savaş kışkırtıcıları Suriye ve Irak’taki gelişmelerle birlikte yeniden başlarını siperden çıkartarak yine savaş tamtamı çalıyorlar. Blair emelleri kursağında kaldı. Yine Johnson’ın tabiriyle, Churchill veya Thatcher olamadı. Ona yanıyor. Cheney ve kızı ABD’nin dünyadan çekilmesini felaket olarak nitelendiriyor. Güçlü Amerika İçin İttifak’ isimli bir milli güvenlik grubu kuruyor. Bununla savaşa taraftar kamuoyu hazırlamak istiyor. Yani merkeziyle birlikte faşizm kuluçkası olmayı tasarlıyor.

*

Senato Çoğunluk Lideri Harry Reid, Cheney’in tarihin yanlış yerinde durduğunu ve dolayısıyla konumlarını tarihin doğru yeri olarak sabitleyebileceklerini ifade ediyor. Demek istiyor ki, Cheney’i dinle ama tersini yap! II. Abdulhamit Han’dan menkul bir söz vardır. ‘Rus elçisini dinler ve tersini yaparım’ der. İnönü ise darbeden sonraki başbakanlık döneminde İsrail elçilik müsteşarını dinler ve dediğini yaparmış. Cheney gibiler için söylenecek söz çok. Ama en doğrusu galiba şu: Eceli gelen köpek cami duvarına işer!