Al Misruyyun gazetesinde yazan Mısırlı yazar Mustafa

Kemşiş, merhum Mısırlı Muhammed Gazali yi Zerka el Yemame ye benzetmiş. Zerka,

Yemame den keskin ve geleceği okuyan nazara sahip bir kadındır. Bu yönüyle

uyarıcı vasfıyla Araplar asında darb-ı mesel haline gelmiştir. Bütün

peygamberler beşir ve nezirdirler. Müjdeci ve uyarıcıdırlar. İnsanları zararlı

olan şeylere karşı uyarır ve lehlerine olan şeylere karşı da teşvik eder ve

müjdelerler. Peygamberimiz bu anlamda kendisini nezir el üryan/çıplak uyarıcı

olarak ifade etmiştir. İçimizde birileri (Yaşar Nuri gibi) bu makama bile

sulanmışlar ve kendilerini çıplak uyarıcı yerine koymuşlardır. Çıplak

uyarıcının görevi her ne pahasına olursa olsun yaklaşan bir felaketi can

havliyle duyurmaktır. Her kavmin maddi ve manevi uyarıcıları vardır. Bunlardan

birisi de Yemameli kadın Hüzami dir. Lakin tarihe mavi gözlerinden dolayı Zerka

olarak geçmiştir. Özelliği gözlerinin keskin olması ve toz dumana katmış düşman

güçlerini ve birliklerini çok önceden kestirmesi ve sezmesidir. Hem gözleri hem

de önsezileri (el hissi kable l vuku) keskindir. Birkaç gün evvelden olacakları

veya düşman kuvvetlerini sezebiliyormuş. Bu özelliği nedeniyle darb-ı mesel

olmuştur. Mustafa Kemşiş 9 Mart 1996 tarihinde vefat eden Muhammed Gazali yi

keskin öngörüleri nedeniyle Yemameli Zerka ya benzetiyor. Önsezilerinin sonucu

ön uyarılarını yapmış ama kavmine dinletememiştir. Uyarıları dikkate almayan

kavmi belaya müstehak olmuş ve maruz kalmıştır. Muhammed Gazali nin ölümü de

ibretlerle doludur. Mesnevi den günümüze iz düşen hikmetlerle bezelidir. Adeta

günümüzden bir Mesnevi hikayesidir.

*

Ölüm meleği Azrail bir faninin ruhunu Hindistan da

kabzetmekle emir alıyor. Lakin Hazreti Süleyman ın otağına uğradığında adamı

orada görüyor. Ona ölümcül bir bakış fırlatıyor. Azrail i tanımayan ama onun

bakışlarından rahatsız olan adam Hazreti Süleyman a yalvarıyor ve kendisini

rüzgara birlikte Hindistan a savurmasını istirham ediyor. Hazreti Süleyman bu

isteği kıramıyor ve adamı rüzgarla birlikte Hindistan a savuruyor.

Sonra da Azrail e soruyor: Neden adama öyle dik baktın

Azrail Aleyhisselam şöyle dile geliyor: O zatın ruhunu Hindistan da kabzetmekle

emir almıştım lakin sizin dizinizin dibinde görünce adeta afalladım ve gayri

ihtiyari böyle bir bakış fırlattım. Adam da rüzgarla Hindistan a gönderilmesini

isteyince emrin sırrı ortaya çıktı. Muhammed Gazali de fani hayatını Cennetü l

Baki veya Bakii Gargad da tamamlamayı arzu etmektedir. Haşre ve neşre dek orada

berzahta beklemeyi dilemektedir. Neden olmasın Allah dilemeyi vermeseydi

vermeyi dilemezdi. Orada Peygamber huzurunda defnedilmeyi arzu ve murat eder.

Öğrencileri ve ailesi bu duasına bir anlam veremezler. Mart 1996 yılında

Riyad da bir konferans için davet alır. Lakin doktorları infial ve

heyecanlanmasının hayati tehlike arz ettiğini söyleyerek kendisini bu seferden

menetmek isterler. Fakat davet ve ecel kendisini Riyad a çekmektedir. Riyad da

konferansa katılır lakin konuşması sırasında birileri Sünnet anlayışı konusunda

kendisine sataşırlar ve tarizde bulunurlar. Vefatından evvel en son yazdığı

kitaplardan birisi olan Essünnetü n Nebeviyye Beyne Ehli l Fıkhi ve l Hadis

(Fıkıhçılar ile hadisçiler arasında Peygamber sünneti)i adlı eseri ehli ilim

arasında yoğun tartışmalara neden olmuştur.

*

Muhammed Gazali sataşmalar üzerine infiale kapılır ve

cevap vermek üzere kürsüye gelir ve yeryüzünde i layı kelimetüllahı tahkik

edeceğiz derken ecel erişir. Abdulaziz Bin Baz ın tavsiyesi üzerine Veliaht

Prens (şimdi kral) Abdullah, naşının Medine-i Münevvere ye defnedilmesini

emreder. Böylece matlup hasıl olmuştur. Dilek yerini bulmuştur. Huzur-u

Cennetpenahide cennet bahçesine defnedilmiştir. Mezarcı defnedilecek yumuşak

bir yer ararken İmam Nafii ile İmam Malik in kabirleri arasında yumuşak bir yer

bulur ve orasını kazanarak yerini hazırlar. Dünyanın her yerinden gelen

kalabalık bir uğurlayıcılar eşliğinde sol yolculuğuna çıkar. O arzu etmiş

dilemiş ve gök icabet etmiştir. Allah kuluna lebbeyk diyerekten icabet etmiş ve

kutlu beldede ve kabristanda kutlu sahabeler arasına katılmıştır.