Dün ülkemizde de uygulanan milâdi takvimin 1 Ocak 2016
günüydü. Bir Müslüman olarak benim için o günün diğer günlerden hiçbir farkı
yoktu. Benim için her günün başlangıcı ve ahiri muhasebem için birer fırsattır.
Böyle bir fırsatı değerlendirmem en büyük kazancım olur.
1 Ocak gününün gecesinde şeytanın düğünü vardı. O
düğüne hiçbir şekilde katılmadım. Televizyonu bile açmadım. Mutat vazifelerimi
yapıp istirahate çekildim. Resmi tatilin benim için önemi yok. Çünkü her
zamanki programım bozulmadan devam eder. Şöyle bir zihnimi kurcalıyorum Türkiye
bugünlere nasıl gelmiş diye. Şunları hatırlıyorum.
1 Ocak 1936 da saat alaturkadan alafrangaya çevrilmiş.
Rumi ve Hicri takvim yerine de Gregoryen takvime geçilmiş.
1926 yılında ilk kez yeni yıl kutlamaları batılılaşmış
çevrelerde ev toplantılarıyla kutlanmaya başlanmış.
İlk kez bu yılın başında bütün ülkede gece saat 12.00 ye
girerken elektrikler bir dakika süre ile kesilerek yeni yıla giriş sinyali
verilmiş.
1930 lara gelince piyango çekilişleri başlatılmış.
Giderek yeni yıl baloları örgütlenmeye başlanmış.
İlk kez 1 Ocak 1936 da 1 Ocak tarihi resmi tatil
yapılmış. Yılbaşı kutlamaları da resmen bu tatil ile beraber başlatılmış.
Artık 1 Ocak günlerinde:
Devletin yıllık resmi verileri açıklanıyor.
Devletin yeni yıl hedefleri açıklanıyor.
Geçmiş yıla ait değerlendirmeler yapılıyor.
Sosyal hayatta;
Siyasal hayatta;
Ekonomik hayatta yeni yıl için bir kavşak noktası
oluşturuyor.
Yılın adamı, sanatkârı, eserleri gibi seçimler
yapılıyor. Ne var ki bu seçimlerde her grup ve zümre kendi yandaşlarını ön
plana çıkarma yarışına giriyor.
Günümüzde batılılara taş çıkartacak manzaralar bugünün
gecesinde icra ediliyor.
Türkiye de ve İslâm dünyasında yılbaşı kutlayanlar, Hıristiyanlığı
taklit olarak değil, sâdece yeni bir yılı kutlamak amacıyla bunu yapıyoruz
diyenler var. Yanılıyorlar. Çünkü bugün yılbaşılarında yapılanları, Hıristiyan
dünyası yapıyor. Hıristiyan dünyasından önce de putperest dünyası yapıyordu.
Müslümanlar için bu yılbaşı ne ifade etmektedir Rasulü
Kibriya nın gözbebeği Hz. Hüseyin Kerbela da zâlimler tarafından susuzluktan
şehid edildi. Türkiye de ve İslâm âleminde İslâm dan gıdalanan kültür ve
medeniyetten kopanlar da kendi Kerbela sını hazırlıyorlar; lakin, bunun
farkında değiller. İslâm ın hakaret gördüğü, Müslümanlardan inancını yaşamaya
çalışanların tepelendiği, Müslüman görüntünün yasaklandığı bir zamanda küfür
ile canciğer olan Müslüman lardan vicdansız kim olabilir Bize bunu
unutturamazlar
Her gelen gün giden günü aratıyor.
Dünya bozula bozula menzile gidiyor.
Kaza okları gergin kader yaylarından fırlatılacakları
günü ve saati bekliyorlar.
Bir kıyamete doğru yaklaşıyoruz. Bu belki de Kıyamet in
kendisi olacaktır.
Yaratılışı ve ölümü, Cennet ve Cehennemi Allah (c.c.)
ile yapılan ahd-u misâkı, Rasul ile yapılan bey atı, Müslümanlık sorumluluğunu
unutup da şeytanlarla cümbüşün peşinde olanlar, bir gün çok acı sürprizlerle
karşılacaklar.
Ülkemizin geneli geçim sıkıntısı çekiyorken,
Ekonomik sıkıntı had safhaya varmışken; yılbaşı israfı
bize çok şey kaybettiriyor.
Felaketin asıl sebebi kendimizi inkâr ile başlamıştır.
Dinini yaşayanlara sakıncalı , İslâmiyet e ise irtica maskesi takarak ülkenin
bir numaralı tehlikesi gösterenler bu ülkenin hainleridirler.
Ey Müslümanlar! Gelin bugünler bizim uyanma günlerimiz
olsun