İttihatçı ruh bütün cepheleriyle gemiyi azıya aldı. Bir milletin, bir medeniyetin, bir toplumun değerlerini yok sayan ve sadece bağlı bulunduğu geleneğin dayatmalarıyla var olmaya çalışıyor. Bu azınlık ruh, ittihatçı Masonik yapı giderek saldırganlaştı. Dört bir yandan milleti kuşatma altına aldı.
İttihatçı ruhun önemli kolları bulunuyor. İttihatçılar iktidara geldiklerinde bu yöntemi oluşturdular, muhalefeti ve karşıt olanları sindirdiler. Bunda başarılı da oldular. O döneme ilişkin muhalefete ait hatırat çok azdır. Dolayısıyla dönem fludur. Tek taraflı bir bakışla dönemi anlamakta zorlanıyoruz.
Silâhlı çete grupları: Bu, 28 Şubat öncesi ve sonrasında Susurluk olayı ile patladı. Devlet in içinde nüvelenmiş olan bu yapı geçmişte de bazı sıfatlarla anıldı. Buna gladyo dendi vs. güçlerinden biri silâhtır. Bu millet silâhlı kuvvetleri, asker ocağını Peygamber ocağı olarak bellediğinden bağlılığında hiç kusur etmemiştir. Ne yazık ki, bu yapının etkisi bu değerli kurumu da etkilemiş, zarar vermiş ve hatta kimi zaman da yönlendirmiştir.
Masonik siyasal yapı: İttihat ve Terakki Partisi ile birlikte Masonik yapının oluşumu Türk siyasal yapısı belli bir eksen üzerine kuruldu. İttihat Terakki Partisinin iflası, Osmanlı Devleti nin parçalanması onları gözden düşürdü. Fakat, bu oluş amacına ulaştı. Osmanlı Devleti parçalandı, Anadolu ya sıkışıldı. Ulusalcılık, yani kavmiyetçilik oluşu Devleti Aliyeyi paramparça etti. Koca devletten küçük küçük devletler kuruldu. Zaten amaç da buydu. Bugün Anadolu Türkiye sini rahat bırakmayan, parçalamak isteyen ruh aynıdır. Türkçülük, Kürtçülük, Çerkezcilik, Lazcılık, Abazacılık.. her ne ise aynı ruhtan besleniyorlar. Bu siyasal yapı, Cumhuriyet Halk Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi içinde de nüvelendi. Mustafa Kemal in Mason localarını kapatışı önemli bir olaydır. Fakat sonrasında gelişenler üzerinde durulmuyor. Çünkü, Mason localarının faaliyet bulması İttihatçı ruh ile yeniden gerçekleşti. İktidarlar değişse de aynı ruh hep iktidardaydı. Nasıl mı, Celal Bayar ın Demokrat partisi, Süleyman Demirel in Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi, Mesut Yılmaz ın Anavatan Partisi aynı izlektedirler. Elbette bu oluşlar stepne partileri vardır ve hatta stepne isimleri vardır. Ayrıca kullanılanları da bilmede yarar var. Özal lar şunlar bunlar o yapıya hizmet eden yan unsurlardır.
İttihatçı Cehepe siyasal yaşamı boyunca, bu milletin değerleriyle bir savaşta olduğu için, millet onu bir türlü kabullenemiyor. Kabullenilmediğinden sağcı, ehvenişerci, çok yüzlücü politikacılarla yönetmeyi denedi.
Ecevit in daha ılımlı, daha yaklaşımcı üslubu, onu halk ile buluşturma fırsatı verdi. Ne yazık ki, Merve Kavakçı olayında cebinden çıkardığı yazılı metin ile hırçınlaşması, onun millet nezdindeki sempatisini azalttı. Tabiî ki kulaklarımızda yer eden o yırtıcı ses unutulamaz. Bir kadına "had bildirme" tavrı onu gözden düşürdü. Fakat hakkını teslim etmek gerekir ki "İsrail in soykırım işlediğini" söylemesi, bunun da hayatının sonunun gelmesine neden oluşu, rahmetle anılmayı hak ediyor.
Sayın Deniz Baykal partisi, yani Cehepe si, AKP yi hedef alarak saldırganlaşması asıl ruhunu ortaya çıkarması bakımından dikkate değer. Bu durum, son zamanlarda giderek işi çete anlayışındaki bir tarza ve tavra dönüştürdü.
Şöyle bir şey de aklımıza gelmiyor değil. İsrail Suriye görüşmelerinin yapıldığı İstanbul da, derin bir sessizlik içinde yürütülürken, fark edilmemesi için midir, nedir, Cehepe bilinç altındakileri dışa vurunca asıl yüzünü ortaya koydu. Dünya Müslümanlarının bütünü hedef alan bu çıkış, Semitik ve Masonik ruhu yansıtmıyor mu dersiniz Müslümanlık karşıtlığı Cehepe ruhunda şekillenmişse bu, nedensiz değildir. Sayın Baykal ın torununu alıp camiye gitmesinin üstünü örtmüyor.
Bu tavırla, Cehepe kendi Müslüman tabanından bile oy alamayacak ve bir azınlık partisine dönüşmeye aday. Kendi seçmeninin hac ibadetiyle alay eden, bundan üç yıl önce Rahmeti Rahmana kavuşmuş olan Nermin hanıma saldırması, ancak Cehepe nin İttihatçı ruhuyla izah olunabilir. Burada, şahıslar önemli değildir, önemli olan bir yapıdan sadır olanlar. Bu yapının genel tavrı.